Bir hippi, Michael Jordan, Bill Gates ve Dalai Lama aynı uçakta yolculuk ediyorlarmış.
Oldukça yüksek bir irtifada uçarlarken, uçağın motorları birdenbire bozulmuş ve uçak hızla düşmeye başlamış. Pilot büyük bir telaşla yolcuların yanına gelmiş. "Beyler" demiş "biraz sonra yere çakılacağız ve sadece dört tane paraşütümüz var, biri bende!" deyip paraşütü ile uçaktan atlamış.
Michael Jordan hemen ayaga fırlayarak "Beyler" demiş
"Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara ihtiyacı var" ve bir paraşüt kapıp uçaktan atlamış.
Derken, Bill Gates de hemen ayaga fırlamış "Beyler" demiş
"Biliyorsunuz ben de dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın benim gibi zeki insanlara ihtiyacı var" ve o da paraşütlerden birini kapıp
atlamış.
Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmışlar. Dalai Lama "Evlat, ben
oldukça verimli ve bereketli bir hayat yaşadım, gerçek aydınlığı
buldum. Oysa senin önünde uzun ve güzel bir hayat var. Paraşütü al ve atla, kendini kurtar"
Hippi gülmüş:
"Endişelenme dede, kendini dünyanın en zeki adamı sanan, az önce benim sırt çantamla atladı!"....
Kaymış
Temel le Dursun İstanbula yeni gelmişler. Sabah erken uyanıp etrafı gezmek isteyen iki kafadar, herkesin spor yaptığı bir yere gelmişler.Adamın birisi şinav çekiyormuş o sırada.. Temel Dursun a dönüp,
-Ula Dursun, adama bak. Kari altından kaymış hala haberi yok.
Kim içi
Naim hoca bir gün Erzurumsporun maçına gitmek için stada gider ama seyircinin dağıldığını görür ve bir gence sorar
- "Yeğenim maç kaç kaç" Çocuk ta
- "içi içi" der hoca
- "çim içi çim içi" der.
KERİZ
Temel tatil için gittiği sahil kentinde, sabah erkenden kalkar ve plaj kumsalında yürümeye başlar. Bu esnada bir çift de sabah sporu için plaja gelmiştir. Kadın sabah güneşinden yararlanmak için kumsalda güneşlenirken, eşi de hemen yanında şınav çekmektedir.
Temel bu manzarayı görür ve şöyle der:
- "Ula kerize bak, kari altindan kaçmiş haberi yok..!"
YOLDAN GÜZEL GEÇMEK
Bir kral halki için geniş bir yol yaptirmaya karar verdi.
Yapimi tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarisma düzenlemeye karar verdi.
Isteyenin bu yarismaya katilabilecegini ilan ettiren kral, yoldan en güzel geçecek kisiyi belirleyecegini söyledi.
Yarisma günü, insanlar akin ettiler. Bazilari en güzel arabalarini, bazıları en güzel elbiselerini getirmisti. Kadinlardan kimileri saçlarini en güzel biçimde yaptirmisti, kimi de yanlarinda en güzel yiyecekleri getirmisti. Gençlerden bazilari spor kiyafetler içinde yol boyunca kosmaya hazirlaniyordu.
Nihayet, tüm gün insanlar yoldan geçtiler, fakat yolu kat edip tekrar kralin yanina döndüklerine hepsi ayni sikayette bulundu:
- Yolun bir yerinde büyükçe bir tas ve moloz yigini vardi ve bu moloz yigini yolculugu zorlastiriyordu.
Günün sonunda yalniz bir yolcu da bitis çizgisine yorgun argin ulasti. Üstü basi toz toprak içindeydi, ama krala büyük bir saygiyla yönelerek elindeki altin kesesini uzatti:
- "Yolculugum sirasinda, yolu tikayan tas ve moloz yiginini kaldirmak için durmustum. Bu altin kesesini onun altinda buldum. Bu altinlar size ait olmali."
Kral gülümseyerek cevap verdi:
- "O altinlar sana ait delikanli."
- "Hayir, benim degil. Benim hiçbir zaman o kadar çok param olmadi."
- "Evet"
dedi kral.
- "Bu altinlari sen kazandin, zira yarismanin galibi sensin.Yoldan en güzel geçen kisi sensin. Çünkü, yoldan en güzel geçen kisi, ardindan gelenler için yoldaki engelleri kaldiran kisidir ! "