Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-12-02 09:08:37 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Edip Cansever şiirleri » 'PESÜS' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Flash Şiirleryeni
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Destekleyenler


WENDELL PHILIPS derki:

Yenilgi eğitimden başka birşey değildir.



Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild ağlayan kızz 1111.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild sonsuzluk yolu.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


PESÜS

Ben denizin kumları üzerinde durdum
Bir heykel tadında olan ve bunu geçen
Bir şekilde denizin kumları üzerinde durdum
Durdum ki, şehrin son kalıntısı onu unutmak olsa gerek
Diyordum. Ve bütün ayrıntılarından sıyrılmış bir düzlüğün
Ayrı bir nesne gibi, daha sonra da
Hiç görmediğim bir yaratık gibi üstüme gelmeye başladığı
Bir şey olsa gerek
Ben bunu duyuyordum.

Yalnız duymak mı? korktum ve her yerlerimle yalnız oldum
Oldum ki, düzlük dediğim o korkunç varlık
Bitmez tükenmez bir kaynaktan çoğalarak
Üstüme aktıkça benim
Ben kendimi koruyordum
Sanki bir çaresizlikten ödünç aldığım kendimi
Mesela ellerimi bir heykeli bozmayacak şekilde boşluğa uzatarak
Bir anlam vermek istiyor gibiydim düzlüğe
Ve birtakım görüntüleri üst üste yığaraktan
Bir anlam
Sonra alanlarda, ana caddelerde unutulmuş
ırtıcı bir hayvan gibi işte ben
Yapılması akla gelmedik
Daha bir sürü şeyleri de hep yapıyordum ki
Pek denenmemiş bir boğuşma şekli oluyordu bu da
Sonra ben yoruluyordum.
Yalnız yorulmak mı? giderek geri çekiliyordum biraz
Pençesi asfaltlarda gezen, tüyleri camları ikileştiren
Aşılır bir yer sanan o beton duvarları
Mermerleri ve soğuk potrelleri tırmalayan
Ben
Geri çekiliyordum biraz
Güçlenip saldırmak için düzlüğe yeniden
Ama hiç bilmiyordum ki, neresinden vurulurdu bu düzlük
Neresinden bozulur
Bilmiyordum ki
Bildiğim bir şey varsa, bana pek bir zararı dokunuyordu diyemem düzlüğün
Diyemem, çünkü bir yerlerim hiç mi hiç acımıyordu ki
Ne bir baş dönmesi, ne bir göz kararması
Duymuyordum ki
Olsa olsa benim kendime bir şeyler yapmam için zorluyordu beni
Düzlük
Ve gerçekten yaptırıyordu da
Mesela giderek yenilmem gerekiyordu ki kendime, yenildim
Uzanmam gerekiyordu ki yere, uzandım sonunda iyice
Uzandım içimdeki o beyaz düzlüğün taşırdığı
Bembeyaz taneciklerin üstüne
Artık çağanozlar bir su gibi beni yalayarak
Geçiyorlardı tek sesli yaradılışımdan
Ve memeli balıklar ağır ağır doğuruyorlardı içimde
Ben ve kumlar bir pesüs gibi ağırdan yanıyorduk
Biz öyle yanıyorduk ki, dünya ise bu alevden
Bir bağışlanmamış dünyaydı
Artakalan dünyaydı eski bir tevrat plağından
Gittikçe bizim olmayan bir
Dünyaydı
Ve düzlük bir peygamber ölüsü karşısında
Bitmeyen bir düzlüktü ki... işte ben
Gene de tam kendisi oldum diyemem düzlüğün
Diyemem
Çünkü bazı olaylar bunu doğruluyor
Ve bazı düşünceler.

Şöyle ki:
Martılardan bir tanesi yalnız yaşıyormuşçasına boşlukta
Dünyanın en heyecanlı çizgilerini çizdi
Ve bulutlar doldurdu bu kıvrımları yavaştan
Ve benim yarattığım tanrılar ki, geldiler
Bir inip bir çıktılar çocuklar gibi
Çığlık çığlığa
Bu metalsi görünümler arasından
Sonra ben belki de gözlerimi yumdum
Her yerlerimle yalnız oldum ki, düzlük
Etimi ve benim bütün boyutlarımı yemeye başladı
Ve hayallerimi
Yemeye
Demek oluyor ki bir süre kalsam böyle
- Ne kadar mı, bunun pek önemi olduğunu sanmıyorum -
Kimseler tanımayacak beni. Deniz hayvanlarının
Kurumuş iskeletlerine döneceğim
Korktum
Yani hiçbir şey değilim de ben, sadece bir konuyum
Öyle mi
Doğruldum işte yeniden
Bir insan tadında olan ve
Bunu geçen ben
Denizin kumları üzerinde durdum.

Ben denizin kumları üzerinde durdum
Ben, diyorum, demek oluyor ki bir anlamım var benim de
Değişen bir şey olarak ve değiştiren
Bir anlamım var
Peki öyleyse neden hep başkaları tanımladı beni şimdiye kadar
Neden
Gerçi sessiz ve ünü olmayan bir yaratıktım, biliyorum
Ve onlar güçlüydüler, biliyorum
Ne zaman biraz öfkelenmeye kalksam, bu bile
Onların istediği bir öfke oluyordu ki
Sonra ben susuyordum
Ama bir suçluluk da duyuyordum ki, bu da bir başkaca düşmanımdı benim
Ben neydim.


II

Hiçbir şeyin hiçbir şeyliği gibi bir şeydim. Bir ara
Hiç kimselerin tutmadığı oyunlara giderdim
Tiyatrolar ki benim en sevdiğim boşluklarımdır. Maun tabutumda
Her yerleri çok süslenmiş ölüler gibiyimdir
Bir kurdelenin ya da gümüşten bir haçın altında sanki
Geri çekilmiş yüzümle, geri çekilmişliğe dargın yüzümle
Bir çelişki gibi ölümsüz
Yaşamakta olurdum.

İlkyazla birlikte kına çiçeklerinin de açtığı söylenir
Kimi zaman da bir efsane gibi söylenir, kazılardan çıkarılmış kalıntı
şehirleri
Anlatır gibi
Bana kalırsa açtıkları günden yıllarca sonra açar bu çiçekler
İlkel bir coşkunluğu bir hayat kılığına
Yıllarca sonra getirirler ki
Tıpkı fırtınalardan kurtulmuş bir geminin
Şimşekler, gökgürültüleri
Ve yırtıcı deniz hayvanlarından
Ve korkunç gıcırtılardan artakalan bir uğultuyu
Bir sabah denizinde sütliman
Güneşli, durgun bir gökyüzünün altında
Dinlenen gemicilere unutturduğu zaman
Derim ki, tam o zaman yaşanır fırtına
Onca telaş, onca ölüm korkusu o zaman.

Yani tiyatrolar ki benim en sevdiğim boşluklarımdır. Maun tabutumda
Her yerleri çok süslenmiş ölüler gibiyimdir
Bir kurdelenin ya da gümüşten bir haçın altında sanki
Ölümün bir acıyla doldurulduğu yüzümle
Geri çekilmiş yüzümle, geri çekilmişliğe dargın yüzümle
Öyle bir çelişki gibi ölümsüz
Yaşamakta olurum.

Hiçbir şeyin hiçbir şeyliği gibi bir şeydim. İşte ben
Hiç kimselerin tutmadığı oyunlara giderdim
Bir kedi ayaklarıma sürtünerekten geçerdi - ki benim yaşamımda
Her zaman bir kedi bulunur, onu ben
Bir imza gibi yazılarıma koyarım -
Ve duvarlar yumuşardı, sarkardı
Ellerimle ittiğim olurdu onları bu yüzden
Terlerdim
Sonra bir gazoz içerdim ki, yani ben
Kısaca söylemek gerekirse, bazı şeyleri hep geciktirirdim
Mesela bir mürekkep balığına, bir bahçe kapısının oymalı demir parmaklığına
Saatlerce baktığım olurdu, orkideler satılan bir dükkanın
Önündeki çiçek artıklarına
Bir bira çekme makinesine, ne bileyim
Yazısız bir kağıda günlerce baktığım olurdu
Ve yıllarca bir saplantıya
Giderek bakmanın tam kendisi olurdum. Yani ben
Bakmanın düzlüğü ve hiçliği ve sonrasızlığındaki şey
Olurdum ki, başkalarını hiç mi hiç ilgilendirmeyen
Yapayalnız bir ben kurardım
Yapayalnız bir ben kurardım ve kedi
Salona girerdi birden, başlama saatini
Bir o somutlardı sanki.

(Hiçbir şeyin hiçbir şeyliği gibi bir şeydiler onlar da
Biraz eşyaları vardı
Bir gidip bir geliyorlardı o eşyalar arasında
Biraz da susuyorlardı. Ve ağırca bir konsol
Tüyleri dökülmüş bir halıyla beraber
- Küllükleri, bir gece lambasını, duvardaki bir gravürü saymazsak -
Onların aile resimleri gibiydiler
Ve biraz da üç kişiydiler ki, ben onları buluyordum
Biri bir banka afişinde veznedar
Ben onu buluyordum
Biriyse bir ilaç prospektüsünde acılı
Ve hastalıklı bir kadın
Onu da
Buluyordum ki
Olsa olsa bir heykeldi diyebilirim üçüncüsü de
Gündelikçi bir kadın
Tozunu alıyordu bazen, siliyordu onu iyice
Böylece üç kişiydiler. Ben birdenbire buzdolabını gördüm
Yaşayan bir şey olarak
Diyebilirim ki, değişken bir yüzölçümü vardı yaşamasının
Ve beyaz
Ve mavimsi bir şekilde örtüyordu ki dünyayı
Bir seramik gibi onu dondurarak
Bir mine gibi
Şunu da söylemeliyim ki, hiçbir şey kımıldamıyordu bu yüzden
Bir tanrı yere düşse parçalanacak
Ve pencerelerden upuzun inşaat demirleri giriyordu içeriye
Gökler kalıplı ve kalın
Duruyordu bir buz dağı gibi şehrin üstünde
Ve dolap buzlanıyordu durmadan. Öyle ki
Önce mutfağı donduruyordu bir buzdolabı mantığıyla
Odalara giriyordu, sonra veznedarı
Heykeli, hasta kadını, giderek
Koltuğu, masanın altındaki kediyi - evet kediyi -
Konsolla çatlak bir aynayı da donduruyordu
Bu böyle olunca, yani evin her köşesi donmakta oldu mu
Birden bir örümcek düşüyordu yere, çıt diye bir ses
İncecik gövdesiyle kırılıp bölünüyordu
Örümcek
Ve ayna hep gösteriyordu. Ben solgun
Yüzümle buzlanaraktan içimi gezdiriyordum orada
Ve konsolda bir kadını kaydırıyordum, o kadın ki
İyiliği artık çağımıza uymayan
Bir kadın ki
Cinsiyeti belirsiz bir resim gibi duruyordu
Ellerim arasında
Ve tuhaf yüzler duruyordu, ben bunu görüyordum
Anlamları hiç değişmeyen
Mesela gülmek sonsuzca uzanıyordu. Anılar
Bir buz bitkisi gibi renksiz, yabansı
Acılar ki en kalıcıydı ve nasıl
Yeni bir insan haritasını çiziyorlardı buzların altında
Ve insan nasıl da daha çok benzeyerekten insana
Durmuştu ki, şöyleydi:
Sanırım bir soru vardı öyle sorulacak
Bir soru, evet, hiç olmazsa
Biz tarihin hangi döneminde yaşadık?
Bir insan müzesi gibi...

Kedi
Çıkardı birden salondan. Ve bitiş saatini
Bir o somutlardı sanki.)


III

Sanırım hiçbir şeyin öyle pek tamamlanmadığı
Bir çağda yaşıyordum. Ve bütün eksik kalmaların
Sessiz ve ünü olmayan bir tanığıydım ben
Ben, diyorum, demek oluyor ki bir anlamım vardı benim de
Düşünen bir şey olarak ve düşündüren
Ama korkarak söylüyorum, çok ağır bir yük gibi taşıyordum bunu da
Ve biraz da pek kullanılmayan
Ya da hiç bırakmadıkları kullanılmaya
Çok ağır bir yük gibi
Onu ben taşıyordum, düşündüklerimi
Ve bu durumda ne beni etkileyen
Ne de ben etkilendikçe bir başkasını
Etkileyen ve bizi geçen
Bir ben kurmuş oluyorduk ki, o zamanda diyordum
Yani hiçbir şey değilim de ben, sadece bir konuyum
Öyle mi?

Yeniden, yeniden, yeniden doğruluyordum
Bir insan tadında olan ve
Bunu geçen ben
Bir dram gibi sonsuz
Kumları üzerinde sonsuzluğun.

Edip Cansever


21.07.2006 Saat: 00:00

Edip Cansever - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|

    Sairin (Edip Cansever) diger siirleri:

  1. BELİRSİZLİKLER-4
  2. BİR TAŞ ATARSIN
  3. KÜRK TAMİRCİSİ YORGO VE KÜÇÜK BİR OLAY
  4. ODA
  5. GÜL KOKUYORSUN
  6. YERÇEKİMLİ KARANFİL
  7. KOKMAYI PAYLAŞTIM
  8. BEYAZ ATLAR SULARA
  9. BU GEMİ NE ZAMANDIR BURADA
  10. MENDİLİMDE KAN SESLERİ
  11. DÖNELİM
  12. ŞU BALLANAN BAHÇE
  13. KAKTÜS
  14. ÇAĞRILMAYAN YAKUP
  15. KONYAK
  16. UÇAK ALANI
  17. ÖLÜ BİR DENİZ YILDIZI
  18. CENAZE KALDIRICISI ADEM
  19. BİR AY ALDIM DİYARBAKIRDAN TOKATTA BİRİ OLDU O ZAMAN
  20. GELMİŞ BULUNDUM
  21. ONA BİR KOLYE VERMİŞTİM
  22. ÖYLEDİR
  23. KEKLİK KOKAR
  24. BEN RUHİ BEY NASILIM?
  25. SONRASI KALIR
  26. BİR MEKTUP ATANIN..
  27. GÜL DÖNÜYOR AVCUMDA
  28. BELİRSİZLİKLER-5
  29. KIRDA KARANLIK
  30. ŞU KÜÇÜK ŞEY
  31. CİN
  32. BİR GÜN..
  33. UÇURUM
  34. TANGOLAR KENDİSİYMİŞ
  35. SU ALTINDA KANAT ÇIRPAN ÜVEYİK
  36. MULETA
  37. İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ
  38. DOSTLAR
  39. RUHİ BEY ANLATIYOR:
  40. O YALNIZ
  41. BİR MEYHANE GARSONU
  42. MEDÜZA
  43. BİR GENELEV KADINI VE..
  44. TRAGEDYALAR-3 ( AĞIT )
  45. ÜRPERTİ
  46. AY KIRMIZI AYLAR KIRMIZI
  47. VAR VAR
  48. ÖLÜMÜN KONUMU
  49. PESÜS
  50. ADINI FUNDA OTELİ KOY
  51. DİPSİZ TESTİ
  52. KUŞ SÜRÜLERİNDEN BİR DUVAR
  53. KENDİME
  54. MASA DA MASAYMIŞ HA
  55. AKDENİZ SALGINI
  56. AMERİKAN BİLARDOSUYLA PENGUEN
  57. KAYBOLA
  58. BORAZAN
  59. MESİRE YERLERİ
  60. İŞTE BİR EKLEM YERİ DAHA
  61. BİTTİ O SEVDA..
  62. YÜZÜMÜ SİZE ÇEVİRİYORUM
  63. EYLÜLÜN SESİYLE
  64. EK..
  65. BİR PLAK GİBİ DÖNÜYOR GÖKTE
  66. ŞEKERLİ GERÇEK
  67. CÜCELER
  68. GÖK ANLAM
  69. SEVİŞEN
  70. TRAGEDYALAR -3 (KORO )
  71. ÖLÜ MÜ DENİR
  72. DÖRT GÜNEŞ
  73. ALÜMİNYUM DÜKKAN
  74. PHOEN I X
  75. GÜZEL ATOMLARIN YAPTIĞI AYAK
  76. YAŞ DEĞİŞTİRME TÖRENİNE YETİŞEN ÖYLE BİR ŞİİR
  77. SESLİ HARFLER
  78. GİDEMEYİŞ
  79. AŞKLAR İÇİNDE
  80. BİR OTEL KATİBİ
  81. DÜŞLÜYOR ÖLÜMÜNÜ RUHİ BEY
  82. SU..
  83. ANISINDAYIM
  84. SAPLANTI
  85. BİR OTEL DE SİZİN ADINIZ
  86. ESKİ BİR TAKVİM İÇİN ŞİİRLER
  87. ACABA
  88. KESİN
  89. Aaaaaa !...
  90. YANGIN
  91. BİR SU YILI DENEBİLİRDİ
  92. UMUTSUZLAR PARKI
  93. KİRLİ AĞUSTOS
  94. SENİ GÜNLERE BÖLDÜM
  95. ŞEY ŞEY ŞEY VE ŞEYLERDEN
  96. ÜÇLÜKLER
  97. ÖĞLE SONU
  98. UZAK YAKINLIK
  99. GELİNCİKLER
  100. KAVGA
  101. YENİLİŞ
  102. BAKMALAR DENİZİ
  103. BİR ÇİÇEK SERGİCİSİ DER Kİ
  104. TAHTA KALE
  105. BİLMEZ MİYİM HİÇ
  106. PAŞATIQUE
  107. UZUN..
  108. BİZ BU ŞAFAK VAKTİNİN..
  109. TÜFEK
  110. IHLAMUR BARDAĞINI
  111. NİYE İMALI ÖYLEYSE
  112. ROBESPİERRE
  113. BAŞLANGIÇ
  114. TOTEM YENMEZ
  115. OTEL
  116. İNFİLAK
  117. KISA BİR NOT:
  118. GEÇTİKTİ BİRGÜN HANİ...
  119. KUŞATMA
  120. BUZ GİBİ
  121. BELİRSİZLİKLER -1
  122. SEVDA BİR ATEŞ BULDU SENDE
  123. SALINCAK
  124. BİR OLAY: RUHİ BEY VE..
  125. BİTİŞ
  126. KAÇIŞINA UĞRAYAN ÇİÇEK
  127. BELİRSİZLİKLER-2
  128. YAŞAMAK TELAŞI
  129. HİÇBİR PUL HİÇBİR ZARFA YAKIŞMIYOR
  130. EY !..
  131. YILAN
  132. ARMALAR..
  133. İKİ KENT
  134. ADSIZ BİR ÇİÇEK
  135. RUHİ BEY VE LİMONLUKTAKİ YANGIN
  136. BELİRSİZLİKLER-3
  137. BEN BU KADAR DEĞİLİM
  138. DAĞILGAN
  139. O MAVİLİK DERDİ
  140. GÖZLERİ
  141. UYANINCA ÇOCUK OLMAK
 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
FIRTINA SORGUSU


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies 2009



0.38 sec.