Allı turnam, niye kanat çırparsın
Sevdiğim yâr, niye göz kırparsın
Allı turnam, niye süzülürsün havada
Sevdiğim yâr, niye üzülürsün karada
Allı turnam yoksa; yine güz mü geldi
Yâr söyle, yoksa, askerliğin mi geldi
Yoksa, yine ayrılık zamanımız mı geldi
Zaten ayrılık olacağı, halinden belliydi
Allı turnam, yine nereye gidiyorsun böyle
Bizim ile varırsan, yuvaya selamımı söyle
Kısmetse, elbet bir gün döneceğimi söyle
Eş-dost, ana-babaya çok özlediğimi söyle
Allı turnam, yüksekten uç ki vuramasınlar
Yâr dikkat et, teröristler pusu kurmasınlar
Allı turnam, yağmur yüklü bulutları aşta git
Yâr ne olur ne olmaz benimle helallaş da git
Geçtiğin yerlere, sevgi tohumu saçarak git
Karlı dağı, engin ovaları yel gibi aşarak git
Git ki memleketimiz milletimiz huzur bulsun
Eğer ki şehit olursan da hakkım helal olsun
Dağlar, taşlar, uçan kuşlar, yoldaşın olsun
Rahmet meleği, koruyup kollayanın olsun
İnşaallah gidişin gibi gelişin de neşeli olur
O zaman vuslatımız da çok mu çok iyi olur
Allı turnalar vurulur mu? kanadı kırılır mı
Vatanını, milletini sevenler hiç vurulur mu
Vatanı için şehit olandan hesap sorulur mu
Vatansız, yârsız bu dünyada hiç durulur mu
Yüksekten uçan allı turnam hiç yorulur mu
Yüksekten akan suyun önünde durulur mu
Allı turnam, yağmur yüklü bulutları aş da git
Yâr ne olur ne olmaz benimle helallaş da git
Gidin allı turnam, gidin güneye doğru gidin
Gidin askerler gidin Edirne'den Kars’a gidin
Gitmek kader de varsa; elden, dilden ne gelir
Eğer nasipse, gidenler elbet bir gün geri gelir
B. Tunca/29.11.2001-18.15
Bayram TUNCA 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|