Altın saçlarını sıkıca tarar, Sonra iki örgü yana bırakır; Ayağında pembe dallı mor şalvar, Taze gelin gibi süzülür Çakır...
Beyaz ellerine kına yaraşır, Mavi gözleriyle bir içim sudur. Efeler onu el üstünde taşır; Köyün bir tanecik orospusudur.
Çakır´sız olamaz hiç bir eğlence Herkesingönlünü kaplar çünkü sis... Bazan mal olsa da iki üç gence, Yine Çakır´ını ister her meclis...
Geniş meydanlarda yakılır çıra, Çakır nazlı nazlı dokunur ´def´e... Süt gibi rakıyı sunar Çakır´a Gür bıyıklı, ateş gözlü bir efe...
gitgide açılır sırma cepkenler; Kıllı göğüslerinden süzülür rakı. Bazan birisinin bağrına girer, Elma soymak için alınan çakı...
Çakır yılan gibi döner, kıvrılır -Sırma saçlarında fildişi tarak- Tabanca çekilir, bıçak sıyrılır, O döner elini şıkırdatarak...
Yalnız bazı kere taze gelinler, ´Bize kocamızı ver! ...diye inler... O zaman Çakır´ın gözü doludur...
O zaman gözünün önüne gelen Cepheden şehitlik alıp yükselen İncecik bıyıklı bir yavukludur...
Sabahattin Ali 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|