Ey bütün bir evrenin En seçkin yaratığı olan sen! Sen ki; İki gözümden ve canımdan Daha da azizsin. Ey güzel kimse! Candan aziz birşey yoktur. Sen bana; Candan da yüz kere daha azizsin.
*** Ey hoca! Yalnız bir dileğimizi yerine getir. Konuşma. Kes sesini. Allah´la aramıza girme. Biz doğru yoldayız. Yalnız sen, Bu yolu eğri görüyorsun. Git... Gözlerini tedavi ettir. Ya da rahat bırak bizi.
*** Kalk gel! Hatırımız için gel. dileğimizce bir zorumuzu hallet. Bir testi şarap getir. Ki, vücudumuzun toprağından Testi yapılmadan önce Kana kana testiden içelim.
*** Ben öldüğümde; Beni şarap ile yıkayınız. Telkin yerine; Şarap dökünüz mezarıma. Kadehleri ve şarabı öven Şiirler okuyunuz baş ucumda. Eğer, kıyamette Beni bulmak isterseniz; Meyhane kapısının Toprağından koklayınız beni.
*** Şarap içmediğin için, Sarhoşlara sövme. Eğer Allah tövbe verirse, Ben sadece Şarap içmemek için tövbe ederim. Sen; Şarap içmemekle övünüyorsun. Ancak; Öyle ayıp işler ediyorsun ki, Şarap onların yanında Yüz kere zemzemle yıkanmıştır.
*** O kadar çok, O kadar çok şarap içeyim ki; Beni gömdüklerinde Şarap kokusu gelsin mezarımdan Ziyaretime gelen çakırkeyf dostlar, Yıkılasıya içmiş gibi olsunlar.
*** Şarap, şarkılar, çalgıcılar ve ben Bu harap köşede beraberiz Rehin etmişiz canımızı şarap için. Rehin etmişiz gönlümüzü, elbisemizi. Vazgeçmişiz rahmet umudundan, Azap korkusundan... Ve kurtulmuşuz Yel, toprak, ateş, su korkusundan.
*** Bu gün, Benim gençlik nöbetimdir, Aşk şarabı içerim. Zira benim mutluluğum bundandır. Acıdır diye kötülemeyiniz, O, hoştur. Onun acılığı, Benim saflığımdandır.
*** Ey gönül! Madem ki, senin nasibin Daima kanamak ve Her gün başka durumda olmaktır, Ve ey can! Sonuçta bir gün çıkıp gideceksen, Bu bedende Ne diye geldin?
*** Bizim dergahımızda Sahte para geçmez. Süpürge bizim darphanemizi Temiz süpürmüştür. Meyhaneden bir efendi dedi ki; "Şarap içmeye bak. Zira senin dalacağın Sonsuz uyku anında Nice asırlar gelip geçecek."
*** Boyun eğeceksin, Doğa kanunları önünde. İşe yaramaz başka bir şey... İnsanların önünde, Gösteriş ve riyadan başka Bir şey fayda etmez... Kül ettim aklın düşünebildiği her şeyi. Lakin; Doğa´nın emirlerine çaresiz kaldım.
*** Eğer, bir yabancı Sana vefakarlık ederse Onu akrabadan kabul et. Eğer; akraban sana Vefasızlık ederse Onu düşman kabul et. Eğer, zehir sana Şifa verirse panzehir say. Eğer bal seni hasta ederse Arı soktu kabul et.
*** Hiçbir yürek yoktur ki; Senin ayrılığınla kanlar içinde olmasın. İyi gören hiçbir kimse yoktur ki; Sana gönül vermiş olmasın. Senin yüreğinde, Hiçbir kimsenin düşüncesi olmadığı halde, Hiçbir kimse yoktur ki; Senin sevdan ile meşgul Ve Yanıp tutuşmuş olmasın.
*** Sen lalenin Nevruz´da yaptığı gibi Fırsatın olursa eğer Lale yanaklı bir dilberle Beraber ol. Kadehi eline al, Sevinç ile şarap iç. Zira hayat; Bir rüzgar darbesi gibi Mavi göğün altında Seni altına alıp Eziverir ansızın.
*** Ey Hayyam! İşlediğin günaha Bu kadar hüzne gerek var mı? Gam çekmekten ne umarsın? Günah işlemeyene Tanrı bağışlaması olmaz. Tanrı bağışlaması Günah için gelmiştir. Bir şey yok Üzülecek, korkacak.
*** Canan! Ömrümüzün sonunda Vefasız bir aleme ulaşacağız. Nelere sahip olursak olalım, Çok şeyler arayacağız bıraktığımız. Senin yüzün gibi Ay´ı Nereden bulacağım? Doğru söylüyorum, Senin boyun gibi Servi de yoktur alemde.
*** Uyuyordum. Rüyamda bir bilgin dedi ki: "Uyku kime ışık saçtı? Kimin sevinç gönlünü açtı? Ölüme benzeyen bir işi yapma. Şarap iç. Zira toprağın altında Uyumaya çok vaktin olacak."
*** Şarap kasesini benim elime koy. Zira; Gönlümde hararet var. Ve bu ömür akıp kaçıp gidiyor. Kalk! Talih ve mutluluk Rüya gibi bir sırdır. Kalk! Gençlik ateşi Su gibi akıp gidiyor.
*** Ne cehennemi hak ettim, Ne cennete layığım. Benim toprağımı ne ile yoğurduğunu Allah bilir. Fakir, kafir, çirkin, fahişe gibiyim. Ne dinim var ne dünyam. Ne de; Cennet umudum var.
*** Benim şarap içmem Keyiften değildir. Ara bozmak, Din ve terbiyeyi terk etmek için de değildir. İsterim ki, Arada bir nefes alayım. Şarap içmem; İşte bu sebepledir.
*** Ey candan azizim! Madem ki; Bu cihan seni kederlendiriyor. Madem ki; temiz ruhun Bir gün ansızın teninden ayrılacak, Senin toprağında Çimenler yükselmeden evvel, Gönlünün arzusunca eğlen. Bir çemenzarda otur.
*** Eğer; Akıl gözünü açarak bakarsan, En çok emniyette saydığın kimseyi Kendine düşman görürsün. Bu zamanda, özellikle Az dostun olsun. zaman ehliyle, Uzaktan sohbet iyidir.
*** Gözünü aç! Birgün canından ayrılacaksın. Hüdanın, Esrar perdesinin arkasına gideceksin. Aşk şarabı iç ki; Nereden geldiğini bilmeyesin. Sarhoş ve neş´eli ol ki, Nereye gideceğini bilmeyesin.
*** Ben şarap içerim Muhalifler soldan sağdan; "İçme! Şarap dinin düşmanıdır" derler. Madem ki; Şarabın din düşmanı olduğunu öğrendim, Vallahi içerim, billahi içerim Helaldir düşmanın kanını içmek.
*** Hayal sermayesi eksik olan her gönül çaresizdir. her gün; Pişmanlığın ve acımanın Kardeşidir, arkadaşıdır. Endişelerden kurtulmuş, Sevinçli bir gönülden başka Dünyada ne varsa Hepsi üzüntü sebebidir.
*** Allah benim yaradılış ruhumu yoğururken Amelimin ne olacağını biliyordu. Bana yakışmayan günahları, Ben onun ilmi, onun rızası ile işliyorum. O halde kıyamet günü Beni cehennemde yakmasının Mantıklı sebebi acaba nedir?
*** Ömür geçtikten sonra Acı olmuş, tatlı olmuş Ne önemi var. Can, dudağa geldiğinde Nişabur´da olmuşsun, Belh´te olmuşsun ne farkı var. muhabbet şarabı iç. Çünkü; Benden ve senden sonra ay, hilalden dolunaya, Dolunaydan hilale inip çıkıp duracak.
*** Madem ki; Cihanın bütün hallerinden haberdarsınız. Ey gafiller! Dünyanın işvesine aldanmayınız. Ve aziz ömrünüzü Heder etmeyiniz. Haydi! Vakit kaybetmeksizin Muhabbet şarabı içiniz.
*** Muazzez arkadaşlarım. Bana gıdayı şaraptan yapınız. Bu kehribar gibi olan yüzümü, Yakut gibi yapınız. Öldüğüm zaman beni Şarap ile yıkayınız. Mümkünse tabutumun tahtasını Asma ağacından yapınız.
*** Allah bize Cennetinde şarap vaat etti. İş bu merkezde iken Bu dünyada şarabı Nasıl yasak eder, haram eder? Bir gün, sinir halinde bir arap, Hamza´nın dişi devesine nişan almış ve vurmuş. Bizim peygamberimiz şarabı O araba yasak etmiş.
*** Evvela; Benim rızam olmaksızın Dünyaya getirildim. Hayatta; Hayretimden başka bir şeyim artmadı. Sonra yine elimde olmadan Bu dünyadan göçeceğim. Gelmekten, kalmaktan, göçmekten Maksat ne? Hala anlamış değilim.
Ömer Hayyam 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|