(Mide Kanaması)
Hastayım, hasta, çorbayı içerim, tasta
Hakiki sevenlerim, arkamda hep yasta
Benim sevdiğim, daha çok genç yaşta
İki oğlum var, bağışla Allah'ım bağışla
Halsiz düştüm, kalkamaz oldum
Ateş yükseldi, sanki kor oldum
Hakiki dostun kim var diye soruldum
Hakiki dost arayıp, beyhude yoruldum
Dostlarım derin açtı, iyi olmaz bu yara
Götürün beni tabibe, çok kanıyor yara
Ben ölürsem, kim bakar bu yavrucuklara
Karadır bahtım kara, iyi olur mu bu yara
Hasan ile Fadıl beyler girdiler koluma
Bilenler tarif ettiler hastahanenin yoluna
Düştük Samatya Hastahanesinin yoluna
İçimdeki his geldim galiba yol sonuna
Hasta oldum, on gün yatakta yattım
Gelenim olur mu diye, yollara baktım
Gelenim olmadı, karadır benim bahtım
İyi olursam, hesap sormaktır tek ahdım
Hasta oldum, midem kanıyor
Herkes beni, sağlam sanıyor
Kulağım çınlıyor, beni kim anıyor
Söyleyin, gerçek beni kim tanıyor
Hastahane, hastahane dolandım
Ateşim yükseldi, korlandım
Garibim diye hep horlandım
Ayakta durmakta zorlandım
Kanamam çok, benzim soldu
Belki de, benim ömrüm doldu
Doktorlar, neyin var diye sordu
Diyemedim, dostlarım çok yordu
Güneşin batışıyla, kapandı gözlerim
Güneşin doğuşuyla, açıldı gözlerim
Hayattayken hiç anlaşılmadı, sözlerim
Belki öldükten sonra anlaşılır sözlerim
Ziyaret saatlerinde hep kapıya baktım
Aşına sima göremedim, karadır bahtım
Ne işe yarar, şu yalan dünyalık tahtım
İyi olursam, hesap sormaktır tek ahtım
Haber verin, dua etsin şeyhimize
Güzellik varken, kötülük neyimize
Söyleyin, O yaratmadı mı hepimize
Cennet varken, cehennem neyimize
Doymak bilmeyen nefsim, doymuştu
İlaçların içine sanki şifa konmuştu
Sanki başıma talih kuşu konmuştu
Dualar olmasa, son nokta konmuştu
Pencereye dönüp, baktım martılara
İmrendim, kanat çırpan o martılara
Çektiğim çileleri, bir bir anlattım onlara
Hayatta çok çektim, karadır bahtım kara
Yine pencereden baktım, denize
Rabbimiz yaratmadı mı hepimize
İyilik varken, kötülük neyimize
Ölüm varken, dünyalık neyimize
Hastalara verirler, tuzsuz aş
Hemşehriler, çoğu çatık kaş
Dayanmaz bu acılara, bu baş
Allah şifa vermezse, işim yaş
Dünya gözüyle yüzünü göreyim
Gel de ellerimle saçlarını öreyim
İşte son halimi gör, ben böyleyim
Gel ki son kez sevdiğimi söyleyim
Gerçek acizliği, hastalıkla öğrendim
Gerçek dostluğu, hayatta öğrendim
Gerçek dost gözükenlere, acı söylendim
Hayatın gerçeklerini işte böyle öğrendim
Her dost gözüken, gerçek dost değilmiş
Şu yalan dünya , insan için bir zehirmiş
İnsan ömrü, Allah'ın verdiği bir mehilmiş
Çok şükür eline düştüğüm doktor ehilmiş
Hor görme, Allah'ın garip kulunu
Bir düşünsene her insanın sonunu
Bir gün sen de düşersin, onun yoluna
Uzaktan bakma, koş hemen gir koluna
Tabip yavaş ol, kanıyor yaram
Memleketimde, ağlıyor ablam
Derdim çoktur, hangisine yanayım
Yalan çıktılar, hangisine inanayım
İki üç gün karyolaya bağladılar
İki kolumu da şırınga bağladılar
İki oğlum babacığım diye ağladılar
İki dost benim için seferber oldular
Tam dört ünite kan arandı
Kanın ikisi dostlardan sağlandı
Kanlar, bir bir koluma bağlandı
Dualarla, şifa bulmam sağlandı
Gel, son kez Ay yüzünü göreyim
Gel, son kez sırlarımı söyleyeyim
Gel, son kez sevdiğimi söyleğim
Gelmeceksen, bıraksınlar öleyim
Tabipler beni taburcu yaptı
Muhasebeciler beni kafayı taktı
Dost bildiklerim, işkence yaptı
Bu Allah'ın kulu size ne yaptı?
Yıllarca fedakarlık ederek çalıştım
Muhasebenin işkencelerini alıştım
şiirlerle derdimi anlatmaya çalıştım
İyi niyetimin kurbanı olmaya alıştım
Tabipler hastahaneden ilişkimi kesti
Muhasebeciler o ay ki maaşımı kesti
Dost bildiklerim, ilişkilerini kesti
Rüzgâr bugünlerde, hep ters esti
Yapılanlar belki, yaptığımın cezasıydı
Bilemiyorum, belki de bir mükafatıydı
Anladım ki bu benim için bir imtihandı
Zaten, şu yalan dünya da bir imtihandı
B. TUNCA/25.02.2000
Bayram TUNCA 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|