Sen dostumdun benim, gülünce güneşler açardı Su gibi azizdin, yurdumdun, alnında ateşler yanan Işıklı bir ırmak gibi aktığımız o uzun yürüyüş Daha dündü sanki, her patlayan sağanak bunu anlatır Fabrika düdükleri bunu anlatır bana her vardiyada
Hazırladığımız ilk taş baskısı afişi anımsar mısın Bükülüp giden kent sokaklarını, fabrika önlerini Sonra kitapları (kokuları hala burnumda onların) Hangi mayısta taşıdık kentlere küllerin rengini Gerçi gülistan olmadı ömrümüz, gam değil
Belki tanırdın ilk vurulanı, o gün hiç ağlamadık Hayır ağlamadık, çıldırdık o gün çıldırasıya Adını çocuklarımıza verdik onun, çoğaldı Mezarlar çoğaldı o günden sonra, yetişmedi bize Öldürülecek kadar büyümüştük, öyle demişlerdi
Ve hayat öylece akıp durdu işte, akıp duruyor Kimilerinin bakışlarına yine karlar yağmış Saçları dumanlı bir geçit sanki, dudakları lâl Kitap yakanlar eksilmiyor, şu uçuşup duran Kırlangıç ölülerini görüyor musun kentin üstünde
Sen dostumdun benim, gülünce güneşler açan Bulutlara, rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun Unutma dostumsun sen, neredeysen orada ölmek isterim.
Ahmet Telli 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|