bir ince suydum, ezildimdi, basıldı üstüme, kaldı ayak izleri suda; bir menzilden ötekine... nasıldı gitmek? ağrdı çöl, kuytulardı, pusuda...
baktılar, haramiler, çölde su´ydum; gittimdi, kumlardı, soydular beni; yedi askı, çırılçıplak, söylendi, duydum: ört ketenle Mısır´ı ve Yemen´i...
iki menzil arasında bir menzil; soldu çöl ve vaha, çürüdüydü, ah rezil blue mo on! arada kaldım, beni böl,
ikiye... ne diye ayrılındı, ya Ömer? sırma gövdem di çiğdem, şakk-ı kamer... bu ne tutkun gecedir, hüzünle beni, beni öl! ..
Hilmi Yavuz 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|