“beni örün, beni örtün!”
bir şey var: eski sözleri uzun ve anlaşılmaz şeylere gömdüm gördüm: sözlerin kumunda bir vaha idi yaz duydum, yeşil kuş, hadra! dedi, ‘siz, ölmeden önce ölün!’
“beni örün, beni örtün!”
gördüm: göğsünden kopan güneş’ti yeşil sözü gördüm avucunda doğan nehri bir kemerdi; giyindim aşk’ı hırkamı ördüm bürde! dedi ‘üşüyordun, sana verdim!’
“beni örün, beni örtün!”
sessizlikti, gülü doğurdu yüzümü Yüzüme dönüm Zaman, gül’dür; gülü böldüm yeşil gülü: semerkant’ül fuad yürüdüm aşklara doğru hüzün geldi, baned suad! dedi, ‘gömün!’
“beni örün, beni örtün!”
Hilmi Yavuz 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|