Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-09-08 08:45:02 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Edip Cansever şiirleri » 'OTEL' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


Diane Wakoski derki:

Doğuştan sahip olduklarınızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamınızın yoğrulmasıdır.


Buraya Reklam vermek istermisiniz?

Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild resm7yg1.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild 3.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


OTEL

Denizin alçalışıyla otel bir düştü
Binlerce kalıntı şehir değerinde
Sularla kaçışan ölümler türküsü
Sırdaş olan denizlerin diline
Taşlaşmış hayat ürpertileri ardından
Şekilsiz, oynak ve iniltili
Pembe, daha doğrusu bir çocuk gülüşü renginde
İzleri deniz hayvanlarının
Belli ki bir adı var onların, varsa da
Gezinir mi hiç mi hiç adı olmayan burada
Bir dirilişe bile ayak uyduramayan burada
Mevsimi olmayan mevsim sürüleri
Yumuşak yüzgeçleriyle dalgınlığımı yalayan
Anılar, anı sürüleri
Hep birden unutulmuşluğa dadanan
Hep birden, ama tek bir yaratık gibi
Çıkarak gözlerime yarı loş mağrasından
Görülmemiş bir şekilde intihar ederdi.

O zaman belki bendim, belki bir şekil bildirisi
Gibi o zaman işte çok değerli bir taşa
Bakar gibi ben
İstekli, sonra durgun, giderek düşünceli
Derdim ki -daha doğrusu yaşardım-
Mutluluk alışılmış bir kötümserlikti
Ki tarih aldatılırdı, korkardım
Gözü dönmüş bir kuşun göğsünü didikler gibi
Bağrını açar gibi bir azizin
Açardım ben de içimi - bu şehir kimin?
Kimsenin değil -
Baktıkça, baktıkça oaraya bakır
Ne düşerse içine zehir
Köpürür köpürür köpürür
Önce asit, derken bir doğa parçası gibi
Yaprak bir parça yaprak olana kadar
Su bir parça su olana kadar
Ben onlara su ve yaprak diyene kadar
Demek istediğim yaşamak bir parça yaşamak oluncaya kadar
Zamanlar, zaman sürüleri..

Bazı adamlar ki bu zamanlara
Dokunur geçerlerdi
Yani bir piyanya ve onun tek bir tuşuna
Dokunur gibi
Ses, o kalın ses, hiçbir şey umdurmayan
Doru bir at dilinde orman ve su
Korkuyu, sonra da yalnız korkuyu
Büyüten ordan oraya
Sayısız çeşitlendiren onu
Yani bir hayat olarak çıkaran karşımıza
Bir sesti bu
Sadece bşr ses idiyse, bir durup bir boşaldıkça
İçimize düşüren boynumuzu
Yerleşen bizi pek az tanıyan yüzümüze sonra da
İğrenmenin koşulu bir at gibi durduğu
Bir uzunluğu ya da bir alanı olmayan yüzümüze
Yerleşen
Sızdıkça sızan bir çay saati gibi içimize
Yani bütün bir burukluğu birden içeren
Ve soran birden sorusunu
Hanlarda denk saran yolcuların
Yağmura kuşkuyla bakan
Gözleri gibi
Ses, o büyük ses, desem ki
Sorardı bize durmadan
Sorardı ölümün bütün bildiklerini.


II

Ölüler dirilirdi. Çıkamazdım ki otelden
Ben otelden hiç çıkamazdım ki
Her şeyi bilen bir adam gibi gelip geçerdi
Kış
Ve hayaletler halinde kuş sürüleri
Gündüz ve gece
Gece desem gece, gündüz desem gündüz
Ve desem ki, sonuncu günü
Dünyanın insan eliyle yaratılmasının
Sonuncu günü
Koridorlardan geçerdim.

Koridorlar ki uzun desem uzun, kısa desem kısa
Aslında bana göre bir şekil
Bir monolog da diyebilirim buna, içinde bir konuşma ürpertisinin =
yer aldığı
Kelimeleri olmayan bir yazı türü belki de
Koridor
Ve benim çağrışımsız sesleri düşüren ellerime
Meyhanelerden gelen ve bir daha gelmeyen
Ölü sesleri
Sokaklarda karşıma çıkan ve bir daha çıkmayan
Ölü sesleri
Masa örtülerinin altına saklanan ve bir daha saklanmayan
Resim ve para sesleri
Ölülerin
Merdivenleri inerdim.

Merdivenleri inmek kolay desem kolay, kolay demesem gene kolay
Bir diyalog olduğu için değil, zaten bir diyalogdur merdivenler
İçinde insan uğultularının yer aldığı
Ve kimsenin kimseye bir şey sormadığı. Ne var ki
Ben onun yanından geçerken
O benim yanımdan geçerken
O döner dönmez köşeyi
Ben yere eğilir eğilmez
O dönüp bakarken gizlice
Ben cebime sokarken elimi
O gözetlerken beni köşeden
Ben başımı çevirirken ansızın
Bir anahtar sesi
Bir sigara gürültüsü
Yere düşen bir çakmak
Kırmızı bir benzin istasyonu belirtisi.

Güya Tanrının hep birlikte olalım diye çizdiği
Bir salon
Ben o salona varıncaya kadar
Tanrı yok -ne kadarda geçmiş aradan-
Salon ki otelin salonu yani
Ve dirilmiş ölüler ayakta
Bir ikon tasviri gibi
Ya da bir Bruegel tablosundaki çılgın
Belli bir zaman parçasını kımıldatıp da içinden
Sayısız zamanlara götüren
O birtakım adamlar
Ki artık ölü bile değil hiçbiri, değil de
Gelecek bir zamanı ısırır gibi
Kocaman dişleriyle
Avurtları, göbekleri ve falluslarıyla
Yani kaç yerinden delinmiş olmalı ki dünya
Dünya desem dünya
Değil desem değil
Yaralı bir hayvan gibi soluk soluğa.


III

O ben ki seviyordum beni yargılayan
Bir otel diye seviyordum oteli
Kendi yasalarıyla
Aslına bakılırsa kendimi dolaştırıyordum bir bir
Sokakları olmayan bir şehir için
Yaralı ayaklarımla
Alanları, parkları ve afişleri
Olmayan bir şehir için
Ben kimim -ki fülütler çalıyordum bazı-
Çenk ve santur sesleri düşürüyordum Tevrattan
Bir ot, bir çöl motifi
Bir kafatasını, bir h=96 kuşunun haykırışını =
düşürüyordum
Karışık ve acıklı çöpleriyle
Bir cellat ipi, bir korsan gemisi
Bir yargıç ya da bir idam gerekçesi
Zaten düşüyordu kendi kendine
´Çıt´ diye bir şey oluyordu bazen de -sessizlik-
Diyelim bir ölü yer değiştiriyordu
Tam yüz ´sene´ daha atlayarak geçmişten
Yüz ´sene´
Ama belki de
Issız ve sıcak duvarların ötesinde yaz
Sert ve ince bir kabuk gibi
Çatlayıp duruyordu gizlice
Gidip ellerimi yağ kandillerine sürüyordum
Nedense erimenin bu dıştan tadına
Bırakıyordum kendimi
Yukarda eski bir kule oluyordu, tahta
-Uyarılmış sürgünlüğüm benim-
Tahta desem tahta, değil desem değil

Ya da bir kırıntı bir boşluk canavarının ağzında
Oluyordu ki, bir rüzgar bile hiç yok
Yok dediğim bile hiç yoksa
Batırınca durgun göğsünü
Gök kendini kanatıyordu orada.

Fırtına, fırtına, fırtına
Ben ki en azından bir durgunluğa çağrılıyordum
Her şeyi bir bir yaşamış da..
Ve yanıtsız ve sessiz
Bana kalırsa:
- Yani o sular ki içinden
Peygamber yüklü bir yunus balığa çıkarsa
Hangi ilgi onu bir süre boşlukta tutacak
Canım elbette
Yunus batacak
Yunus batacak -


IV

Denizse her şeyi unutturan bir adam gibi
Gelecekti bir gün yeniden
Demeye kalmadı geldi
Sinirli bir gürültüyle yükseliverdi hemen
Ardından bir iki şey daha oldu - nasıl anlatsam
Kimse bunu daha yaşamadı ki -
Sanki bir akvaryumun içinde
Yapayalnız kaldım da ben
Yanımda başka akvaryumlar ve
İçinde başka birileri
Doğrusu müşişti bu, denizin icat ettiği bir mezarlık gibiydik =
başka değil
Hepimiz az çok kımıldanıyorduk çünkü
Hepimiz ağzımızı açıyorduk arada
Bir sesi dışından olsun yakalamak için
Ama nafile
Yoktu ses
Yok bile yoktu ki bir yerde
Kapıdaki bir yaylı arabayla
Süslü bir cenaze arabasına benzer bir arabayla
Solukların iniltili bir dram yaratmasa
Yoktu ses
Ve yaşlı barmenin başı tezgahın ardında
Saint Jean de Baptiste´in kesik
Kesik desem kesik, yaşayan desem yaşayan
Başı gibi sakin durmasa.


EK

Silik bir izlenim gibi kalıyordum kendimde
Elimle filan bir şeyler yaptığımı görüyordum
Seyrek de olsa konuşuyordum, örneğin
Eski bir efsaneyi anlatıyordum birilerine
Ya da bir yerleri tarif ediyordum yüzümü buruşturarak
İçki de içiyordum, hem de sert içkiler içiyordum
Bazen bir iki bardak
Bazen de sabahtan akşama kadar
Durmadan içiyordum
Canım elbette, diyordum, nasılsa
Otel batacak, otel batacak

En önemlisi de tanıştırılır gibiydim biriyle
Hiç kimselerin ilgilenmediği
Bazı olayların tarihçisi olarak.

Edip Cansever


21.07.2006 Saat: 00:00

Edip Cansever - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




    Sairin (Edip Cansever) diger siirleri:

  1. BELİRSİZLİKLER-4
  2. BİR TAŞ ATARSIN
  3. KÜRK TAMİRCİSİ YORGO VE KÜÇÜK BİR OLAY
  4. ODA
  5. GÜL KOKUYORSUN
  6. YERÇEKİMLİ KARANFİL
  7. KOKMAYI PAYLAŞTIM
  8. BEYAZ ATLAR SULARA
  9. BU GEMİ NE ZAMANDIR BURADA
  10. MENDİLİMDE KAN SESLERİ
  11. DÖNELİM
  12. ŞU BALLANAN BAHÇE
  13. KAKTÜS
  14. ÇAĞRILMAYAN YAKUP
  15. KONYAK
  16. UÇAK ALANI
  17. ÖLÜ BİR DENİZ YILDIZI
  18. CENAZE KALDIRICISI ADEM
  19. BİR AY ALDIM DİYARBAKIRDAN TOKATTA BİRİ OLDU O ZAMAN
  20. GELMİŞ BULUNDUM
  21. ONA BİR KOLYE VERMİŞTİM
  22. ÖYLEDİR
  23. KEKLİK KOKAR
  24. BEN RUHİ BEY NASILIM?
  25. SONRASI KALIR
  26. BİR MEKTUP ATANIN..
  27. GÜL DÖNÜYOR AVCUMDA
  28. BELİRSİZLİKLER-5
  29. KIRDA KARANLIK
  30. ŞU KÜÇÜK ŞEY
  31. CİN
  32. BİR GÜN..
  33. UÇURUM
  34. TANGOLAR KENDİSİYMİŞ
  35. SU ALTINDA KANAT ÇIRPAN ÜVEYİK
  36. MULETA
  37. İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ
  38. DOSTLAR
  39. RUHİ BEY ANLATIYOR:
  40. O YALNIZ
  41. BİR MEYHANE GARSONU
  42. MEDÜZA
  43. BİR GENELEV KADINI VE..
  44. TRAGEDYALAR-3 ( AĞIT )
  45. ÜRPERTİ
  46. AY KIRMIZI AYLAR KIRMIZI
  47. VAR VAR
  48. ÖLÜMÜN KONUMU
  49. PESÜS
  50. ADINI FUNDA OTELİ KOY
  51. DİPSİZ TESTİ
  52. KUŞ SÜRÜLERİNDEN BİR DUVAR
  53. KENDİME
  54. MASA DA MASAYMIŞ HA
  55. AKDENİZ SALGINI
  56. AMERİKAN BİLARDOSUYLA PENGUEN
  57. KAYBOLA
  58. BORAZAN
  59. MESİRE YERLERİ
  60. İŞTE BİR EKLEM YERİ DAHA
  61. BİTTİ O SEVDA..
  62. YÜZÜMÜ SİZE ÇEVİRİYORUM
  63. EYLÜLÜN SESİYLE
  64. EK..
  65. BİR PLAK GİBİ DÖNÜYOR GÖKTE
  66. ŞEKERLİ GERÇEK
  67. CÜCELER
  68. GÖK ANLAM
  69. SEVİŞEN
  70. TRAGEDYALAR -3 (KORO )
  71. ÖLÜ MÜ DENİR
  72. DÖRT GÜNEŞ
  73. ALÜMİNYUM DÜKKAN
  74. PHOEN I X
  75. GÜZEL ATOMLARIN YAPTIĞI AYAK
  76. YAŞ DEĞİŞTİRME TÖRENİNE YETİŞEN ÖYLE BİR ŞİİR
  77. SESLİ HARFLER
  78. GİDEMEYİŞ
  79. AŞKLAR İÇİNDE
  80. BİR OTEL KATİBİ
  81. DÜŞLÜYOR ÖLÜMÜNÜ RUHİ BEY
  82. SU..
  83. ANISINDAYIM
  84. SAPLANTI
  85. BİR OTEL DE SİZİN ADINIZ
  86. ESKİ BİR TAKVİM İÇİN ŞİİRLER
  87. ACABA
  88. KESİN
  89. Aaaaaa !...
  90. YANGIN
  91. BİR SU YILI DENEBİLİRDİ
  92. UMUTSUZLAR PARKI
  93. KİRLİ AĞUSTOS
  94. SENİ GÜNLERE BÖLDÜM
  95. ŞEY ŞEY ŞEY VE ŞEYLERDEN
  96. ÜÇLÜKLER
  97. ÖĞLE SONU
  98. UZAK YAKINLIK
  99. GELİNCİKLER
  100. KAVGA
  101. YENİLİŞ
  102. BAKMALAR DENİZİ
  103. BİR ÇİÇEK SERGİCİSİ DER Kİ
  104. TAHTA KALE
  105. BİLMEZ MİYİM HİÇ
  106. PAŞATIQUE
  107. UZUN..
  108. BİZ BU ŞAFAK VAKTİNİN..
  109. TÜFEK
  110. IHLAMUR BARDAĞINI
  111. NİYE İMALI ÖYLEYSE
  112. ROBESPİERRE
  113. BAŞLANGIÇ
  114. TOTEM YENMEZ
  115. OTEL
  116. İNFİLAK
  117. KISA BİR NOT:
  118. GEÇTİKTİ BİRGÜN HANİ...
  119. KUŞATMA
  120. BUZ GİBİ
  121. BELİRSİZLİKLER -1
  122. SEVDA BİR ATEŞ BULDU SENDE
  123. SALINCAK
  124. BİR OLAY: RUHİ BEY VE..
  125. BİTİŞ
  126. KAÇIŞINA UĞRAYAN ÇİÇEK
  127. BELİRSİZLİKLER-2
  128. YAŞAMAK TELAŞI
  129. HİÇBİR PUL HİÇBİR ZARFA YAKIŞMIYOR
  130. EY !..
  131. YILAN
  132. ARMALAR..
  133. İKİ KENT
  134. ADSIZ BİR ÇİÇEK
  135. RUHİ BEY VE LİMONLUKTAKİ YANGIN
  136. BELİRSİZLİKLER-3
  137. BEN BU KADAR DEĞİLİM
  138. DAĞILGAN
  139. O MAVİLİK DERDİ
  140. GÖZLERİ
  141. UYANINCA ÇOCUK OLMAK
 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
Heyy Adminlerr !!!


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


2.25 sec.