yalnızlık zamanlandı: önce aşk, sonra yaprak... günler geçilecekler... atlar, gümüş yeleli yüzünü aynalara, bir tek onlara bırak; sürünsün sırrı aşkın, bak, seni görmeyeli çok değişti aynalar ev içleri bulandı; herşey artık ne kadar, ne kadar da kurak odalar orda burda, içlerine kapandı; sofalarsa eğreti; yüklük ve kapkacak somurtup duruyorlar... herşey olgun bekleyiş gibidir burda olmak, ´bekleyiş gibi´ olmak... sen gel, şimdi kendini o aynalarla değiş; gel, burda ol daima -ve nasılsa kararmak-
ta olandan bakarım sana giden günlere; tenindir, beleniyor, ah, yeşil ekinlere...
Hilmi Yavuz 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|