Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-07-09 12:10:47 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Cezmi Ersöz şiirleri » 'DAHA FAZLA YABANCI "ÖLMEK" İSTEMİYORUM SANA' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


La Rochefoucauld derki:

Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz , bırakın , dostlarınız sizi geçsin.


Buraya Reklam vermek istermisiniz?

Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild Slayt1~0.JPG


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild Sunu2~0.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


DAHA FAZLA YABANCI "ÖLMEK" İSTEMİYORUM SANA

İyilikten, saflıktan ulaşamadım kendime burada… Burası durmadan hızlanan bir kent. Burada sonsuz arzu çarpışır. Sonsuz acı… Sonsuz hırs…
En başlarda ne istedim tam bilmiyorum. Ama öyle açık ve duruydu ki gördüğüm herşey, nereye ve kime baksam beni kendisine inandırıyordu. Henüz içimde bir başkası yoktu. İçimde benden ayrı, bana karşı bir ses yoktu. Gidemediğim yerleri mutlu özlerdim, çünkü gitmesem bile bilirdim ki oraları da benden bir parçaydı.
Çok az ve usulca konuşulurdu.
Çünkü sessizlik vardı ve ve bu sessizlikte en küçük sesler bile çabucak yayılırdı heryere. Sessizlik kutsaldı, çünkü bütün sesleri o saklardı koynunda.
Evlerin önünde küçük bahçeler vardı. Geceleri ışıl ışıl yanan küçük düş ağaçları vardı. Herşey bizim için yaratılmıştı sanki, göründüğü gibi olan ruhumuza göre. Geceler gündüzlere usulca sokulurdu. Yavaştı herşey. Çok yavaş…
Kutsal ve sonsuz bir aynaydı gökyüzü. Kendisine içtenlikle ve sabırla bakanların ismini sayıklardı…
O zaman da vardı kötülük ve şiddet… O zaman da vardı yalan ve sevgisizlik… Ama yavaş dönerdi dünya. Garip, kutsal bir sessizlik vardı heryerde. Utanırdı kötüler yaptıklarından. Pişmanlık duyulurdu her yalandan sonra. Sanki mecbur kalındığı için sevgisizdi insanlar.
Top oynardık mezarlıklarda. Ölüler dünyanın en sevecen insanlarıydılar. Hayatı onlar sevdirirdi bize. Aynı güneşin altına uzanırdık birlikte.
O zaman bir tek kalbim vardı benim. Gözlerim bana aitti nereye gitsem. İçimde kendi sesimden başka hiçbir ses yoktu.
Hayatın o dinmeyen ağrısıyla hatırlardım kendimi. Susar dinlerdim. O ağrıyı incitmemeye çalışırdım. Kaçmazdım ondan. Bilirdim ki istesem de kaçamam ondan. Güneşin doğuşu ya da batışına nasıl saygı duyuyorsam ona da öyle derin bir saygı duyardım…
Toprak, içimde sakladığım halde ulaşamadığım sevgiliydi… Kendimle değil, toprağın sırrıyla yarışırdım. Kendimden değil, toprağın sırrından ürkerdim… Bu ürküntüyle barışmak için sık sık toprağa yüz sürerdim. Koklardım onu. Çıplak bir hazla yürürdüm üzerinde. Kalbimin üzerinde yürür gibi…
Sonra sular geliyor aklıma. Aktıkça yüzün gibi aydınlanan sular. İlk orada hatırlıyorum seni. İçimde henüz başka bir ses yokken. Kalbim ve gözlerim sadece bana aitken…
O suların peşinde, hayatımın peşinde, yüzünün peşinde…
İlk orada akıp giden sularda seninle kendimi gördüm. En çok sende sevdim kendimi. Akıp giden sularda. İlk kez sende gördüm özlemlerimi… Akıp giden kalbimi… O parçalanmış ve sadece sana ait benliğimi ilk kez sende gördüm…
O yavaşça dönen dünyayı, bütün sesleri içinde saklayan o kutsal sessizliği… Kendisine sabırla ve içtenlikle bakanın adını sayıklayan o sonsuz gökyüzünü… Gökyüzünün el verdiği o küçük düş bahçelerini…
Toprakla sular arasındaydı kalbim. Bu yakınlıkta ne varsa, bu sır nereye varacaksa görmek isterdim. Çünkü öyle inanırdım ki kendime, nereye baksam seni görürdüm. Toprakla sular arasında giderek aydınlanan yüzünü.
Dalgaların aydınlığı vururdu terkedilmiş evlere. Bir kapı açılır, içeri üşümüş bir ışık girerdi. Dışarıda bir sonsuzluk kimsesiz yanardı. Bir ceset vururdu sahile, ömrüm olurdu yorgun ve ıslak saçları… Sen olurdun yüzünü saklayan herkes… Sonra… Sonra biterdi toprak… Akmaz olurdu sular. Kirlenirdi o kutsal sessizlik… Düş ağaçları kesilirdi… Seni bekleyecek yer bırakmazlardı bana… Sürüklerdi beni peşinden hızlanan dünya, bu durmadan hızlanan kent… Sürüklerdi beni kalbimden ayrılan ikinci kalp, sürüklerdi beni gözümden ayrılan ikinci göz… Ruhumdan ayrılan öbür ruh, sürüklerdi beni…
Artık bu kent o kent değil, bu kalp o kalp değil, bu gözler o gözler değil… Seni sevdiğine inandığım o insan bu insan değil…
Burada gidilecek hiçbir yer yok. İnsan en fazla o öbür, o yalancı kalbine çarpıyor… Burada insan en fazla o sahte gözünü hissediyor içi acıyarak… Ne kadar sevse de dünyanın bütün sevgisizliğini üzerine alıyor burada insan… Hep başkalarının sahte yasını tutuyor…
Burada her sabah, her akşam insan yeniden, hep yeniden başlıyor hayatına. Sanki hiç yaşanmamış gibi, hiç gidilmemiş gibi, hiç ders alınmamış gibi… Burada insanın yalan yüzü değil, o en derinde sakladığı kalbi kararıyor önce…
Artık burası herhangi bir kent: Kalabalık, doyumsuz, aceleci, konuşkan, acımasız, telaşlı unutkan, intikam dolu ve hep kaybetmiş… Burada sistem, kirletilmiş arzularla içimize, beynimize sızıyor, o “kurtarılmış beyin hücrelerimize”. İşte sevgiyi, yitirdiğimiz ve özlediğimiz aşkımızı, işte en derinde yatan insanlığımızı aradığımız yer burası…
İşte seni aradığım yer burası: Herşey satılık burada, herşey ambalajlı. Sevgi, umut, ütopya, başkaldırı, inanç, ölüm, farklı hayatlar… Herşey, herşey satılık burada.. Burada herşeyin bir fiyatı var… Burası durmadan hızlanan bir kent… Aşk bile burada serbest piyasa kurallarına bağlı… Sahte bir kalple peşinden koştuğum bu dünya seni bana anlatmaz, artık biliyorum…
Burası benim önümden koşan bir kent… Burada ikinci kalbimle, ikinci gözümle, ikinci benliğimle yarışıyorum. Burada kendimle amansız kavgalıyım…
Seni sevdiğim kadar sevmedim bu hayatı, inan… Ne olur bir tek buna inan…
Çünkü sende gökyüzüm var. sende sonsuz yağmurlarım, kutsal sessizliklerim var… Sende o küçük düş ağaçlarım var… Affet bu küçük insanlığımı… Affet peşinden geldiğim bu kenti… Affet o derin doyumsuzluğumu…
Göremedim affet, sen bu kentte denizden çıkan bir cesettin. O yorgun ve ıslak saçları ömrüm olan bir ceset… Affet beni… Gidilecek başka bir yer yokmuş bu kentte… Toprakla akan su arasındaki yüzünden başka… İşte bunu öğrettin bana… O sessiz, o kutsal yüzünle bana bunu öğrettin. Bu kentte aşk olamayacağını… Beni kendine çağırdın. Akşamın o ıstıraplı eşiğine…
Son bir umutla sana sarılıyorum sevgili. Dünya nereye giderse gitsin, bir tek sen kaldın bu kentte, birtek sen kaldın içimdeki iyilik yüzünden utandırmayan beni…
Ben bu dünyadan kaçtım ve gidecek başka yerim yok…
Burası içimi kanatarak hızlanan bir kent…
Bir yanım ölü, bir yanım sen…
Sevgiliysen tanı beni, bil öyleyse…
Dediğin gibi sevgili, daha fazla yabancı ölmek istemiyorum sana….

Cezmi Ersöz


21.07.2006 Saat: 00:00

Cezmi Ersöz - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




    Sairin (Cezmi Ersöz) diger siirleri:

  1. ?
  2. YÜZÜMÜN AYNADAKİ BOŞLUĞU
  3. HAYAT BİR EMRİN VAR MI / TİTREK BİR MUM IŞIĞINDA
  4. BU KADAR SEVMEDİM Kİ
  5. CANA YAKIN HAYALET OL
  6. HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT
  7. ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK
  8. ANNELİK OYUNU BİTTİ
  9. UYKUNDA ÖPÜYORUM SENİ
  10. YOLUNU ŞAŞIRMIŞ KELEBEK
  11. KENDİNİ SAKLAMA ÇİÇEKLERİ
  12. ELLERİN VİTRİNİN DIŞINDA NASIL DA SICAK
  13. ÖMRÜMÜ KAYDA GEÇİRDİ BİR SOKAK
  14. BEN YAZARKEN KENDİ YÜZÜME TÜKÜRÜYORUM
  15. DİLİMDEKİ KESİK
  16. ŞİMDİ BURADA DEĞİLSİN
  17. SEN ASLINDA ÇOK ESKİ BİR ŞEYE AŞIKSIN
  18. KAFKA MARKET / KAFKA MARKET
  19. BU ŞEHİR YIKILMAYACAK
  20. KALP AĞRISI
  21. GEL...
  22. ANCAK BİR BENZERİM ÖLDÜREBİLİR BENİ
  23. ISTIRABIM SENDE
  24. GÖLGEM DÜŞMÜYOR ARTIK EVİNİN DUVARLARINA
  25. İKİ KARANLIK ORMAN BİRBİRİNİ SEVSE NE OLUR / SEVMESE
  26. ARKADAN KONUŞMAK
  27. O KANATAN RÜYA
  28. BOŞLUĞUNU SOLUDUĞUN HAYAT
  29. BİR DAHA UYANMAZDIN
  30. ARKADAŞLIK HATALARI
  31. SESİNE DÖNDÜN HEP
  32. AŞK VE YURTSUZLUK
  33. GÜNAHKAR MEVSİM
  34. SEVİNÇSİZ ANILAR
  35. BİR HAYALET
  36. SENİN OLMADIĞIN YERDE
  37. HADİ BULUN EN ZAYIF YERİMİ
  38. GÖZLERİME BAK KIR BENİ
  39. YETİM SEVİNÇLİ AŞKIMIZ
  40. BİR SEVGİ İLETİSİ
  41. BENİ HEP BİR BAŞKASI SAVUNUYOR
  42. BİRAZ EĞİL
  43. ÇATLAMAYA KOŞAN AT
  44. YOK KARŞILIĞI YÜZÜNÜN
  45. CEHENNEM MELEĞİ
  46. HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT / SENİNLE ÖLMEYE BİLE HAZIRDIM
  47. MELEK ÇIKMAZI
  48. YÜZÜNÜ ARADIN SEN HEP
  49. KARANLIK KOKULU OTLAR
  50. AŞK KARARMAK ÜZEREDİR ODANDA
  51. AYRI ODALAR
  52. SEN ORADASIN
  53. İYİ KALPLİ GÜNAHKARLAR
  54. ŞEHİRDEN BİR ÇOCUK SEVDİN YİNE
  55. ESKİ BİR KADINSIN SEN
  56. GÖZLERİMDEN ÇOK YARAMI SEVDİM
  57. ZEHİRLİ ÇİÇEK
  58. AŞKTAN NEFES ALAMADIĞIM O YERDE
  59. BİR PUSU DÜZENLİYOR HERŞEYİ
  60. AŞK OLSA GEREK
  61. ARAMIZDAKİ GÖRÜNMEZ BAĞLAR
  62. YÜZÜN..
  63. AYNA..
  64. ARTIK SOKAĞA ÇIKABİLİRSİN
  65. BANA TÜRKÇE BİR EKMEK VER/BİR BADEM AĞACI GİBİ YAŞAMAK
  66. OTOBÜSÜMÜZ YOLUN KENARINDA ÖYLECE DURUYORDU
  67. KİMSEM KALMAMIŞTI ARTIK UZAĞIMDA
  68. KENDİNİ SAKLAMA ÇİÇEKLERİ
  69. KİM OLDUĞUNU BİLMEDİĞİM BİRİNE
  70. AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
  71. HAYAT BİR EMRİN VAR MI / KENDİMLE YOLCULUK
  72. HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT / HAYALET
  73. DAHA FAZLA YABANCI "ÖLMEK" İSTEMİYORUM SANA
  74. ŞEHİR TUTKUN YABAN VE SANA AŞIKTI
  75. VAZGEÇİLMEZİMDİN
  76. BİLİYORUM BU YARA HİÇ KAPANMAYACAK
  77. ENGELLENMİŞ KAÇAK
 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
İstanbul Süsler Rüyalarımızı..


Ortalama Puan: 3
Toplam Oy: 2


Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: DAHA FAZLA YABANCI (Puan: 1)
Gönderen: adigepsase Tarih: 08.04.2008 Saat: 02:06
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Hemen hemen bütün yasılarını biliyorum ve en sevdiğim yazısı bu..Her daim ayakta alkışladığım bir insan...Bir duyguyuu yaşantıyı bu kadar akıcı ve süslü cümleler kullanamadan güsel anlatabilen çok az sayıda insan vardır...Ama bence bunların başında gelen isim Cezmi Ersöz dür...



Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


2.89 sec.