bu çaresiz tükenişin çıĝlıĝıdır
doĝ mayan güneşin sabahında
yüreĝ im yanardaĝ olduĝu gün
belki de püskürttüĝü son lavsın
sen bir burjuva kızısın şiir
bense sokaĝ ına mendil açmış dilenci
hani derler ya´´ dünyalarımız ayrı ´´
hayalinin bile elini tutamam
sessizliĝ e gömülür duygularım
sen zümrütten dünyalara layıksın
paslanmak yakışmaz kirli elimde
kara gözlerine bakamasam bile
söylediĝim son şarkısın dilimde
sen bir gökkuşaĝısın şiir
gözümden akan yaĝmurda görünen
altından geçmek isterim hayal memleketine
neden umarsızca kaçıyorsun benden
baĝ rımda kopan hüzünlü fırtınayı
dindirmek için yelkenleri indirdim
yine de boĝ ulacak gibiyim
beni çepeçevre saran denizlerinde
sen adsız bir sevdasın şiir
garip bir rüyasın karanlık gecemde
aşk ile elini tutacaĝım an
kaybolursun kara sisin içinde
karşılaştım seninle sevda yolunda
üstünde gelinlik vardı, çiçek elinde
bu hazırlık benimiçin sanmıştım
bir hançer saklıymış çiçeklerinde
hasret şarkılarım susacaktı belki
süzüldüm dökülen bir yaprak gibi
zamansız bir mutlu son için
ama feryatlar yükseldi umudumdan
hançer bende, çiçekler hala sende
sen bir leylasın şiir
ben mecnun gibi çölde ararken seni
belki çok kez serabınla tanışacaĝım
bekle beni bulutların üstünde
senin başlak paranı bulacaĝım
bakmak istemiyorum perdelerin ardından
kara gözlerin hep beni çaĝırıyor
çiçekleri koklamak için elinden
herşeyi bir yana bırakacaĝım
ve ayrılıĝ a meydan okurcasına
hergün yeniden buluşacaĝız