............................................................................................
Mercan adalı uyku denizinin tenha koyundaydı. Mektubun ilk ve son paragraflarını birleştirmiş, trajik manzum çeşnisiyle okuyup tekrarlıyordu. Bir el göründü yukarıdan, kalın parmaklıklar kendiliğinden aralandı, mektubu kaptı elinden. Tutsaklığı, sona erivermişti! Özgürce dalgalanan kâğıt parçasının kurtarıcısı Mizgîn’di, uçuşa çağırıyordu. Kanatlandı. Tutsak, serbestçe kanat çırpıyor, yetişemiyordu. Mavi özgürlüğü yudumlamak, onu hayal etmek kadar kolay olmuyordu, olağanüstü çaba istiyordu. Ta gerilerden de olsa, onunla aynı pistte yarışmak onurlandırılmanın en yücesiydi. Mısır patlağı bulutların kulesiz, tonoslu tepelerine havalanışında mektup, gökkuşağına sarındı, sarmalandı, saydamlaşarak göğü kucakladı, inceldi, halkalandı; ışık saçarak Mizgîn’in başına kondu. Bulutlar çiçeklendi. Mavi sonsuzlukta, beyaz karanfil dağlarının koordinatlarını belirleyip çizdi arka sayfasına. Kanat çırpmaktan sesi soluğu tükenen Xelîl, hâlâ didiniyordu.
Mizgîn, bir bulut kümesini avuçladı:
Gelme! dedi.
Güzelim gökyüzü gösterisine Kafdağ’ının devleri saldırmışlardı. Bir anda ortalık, allak bullak edilmişti. Evrenin her köşesi çalkalanıyordu. Uzman yıldız falcısının sezgisi, “büyük doğumların sancısı,” idi. Hint tanrısı Krişna sahnede, tufan oyununu sergiliyordu: Her taraf, şimşek-yıldırım ikilisinin çalakılıç dövüşleriyle biçiliyordu. Yer günahkârdı, göksel alevlerle tütsülenmeli; karanlığın karnesi kötülüktü, yok edilmeli. Artık telekli kanat müzelikti. Kendi oluşunun atlısıydı. Zeus’un eşi, Eris’in kızı Ate kıskanıyordu, kırmızı pelerinli atlıyı düşürdü, kefen balonun ipini boynuna ilmikledi. Mizgîn’in sesi pareleniyordu:
Aitliğine dön, eşlerin kurtuluşunu sağlayan geminin mekânına! Orada erişildi hiçlerin insanlığına!
Fırtınanın doğurduğu dehşetin çocuklarıydı yeryüzündekiler. Ayılmazsanız aydırırlar, aitlik, yaratanı yaratmaktı.
...........................................................................
22 Eylül 1994
(Karanfil Ek Göğsüme/tîlîlî, nesirsel şiirden)
Abdullah Karabağ 14.08.2006 Saat: 17:29
|
|