nefesi,suyu,ve ekmeği veresiye alıyoruz burda
|
|
Kuytu köşede terkedilmiş,
bir giriş katının en zeminindeyim.
betona çıplak ayakla basıyorum
duşa terlikle...
boya badana işlerine inat
en rutubetli yerinde kurulu,
yatağım ve ranzam.
ana eli deymemiş kaba kaçağımıza.
eskiciden bile eski bir dolap,
içi zeytin ve soğan saklı,
biraz da sarımsak tabi zulasında.
sabahları tandır ekmeğine aç
fırından iki samun alıp
sükse yapmak en layt ekmeğe inat
güneş görmez,yıldız düşmez,
misafir arada bir hiç uğramaz.
en yakınından tren geçer,
otobüs hiç ama!
dostluk hiç gelmedi,
tek gözü olan ve açmaya bile
üşendiğimiz zemin katının,
en zemin katına.
dört ayağı kırık bir sandalye,
ve sadece bir kanala ayarlı
bozuktan da bozuk bir radyo,
melemin bir çaydanlık,
ve birazda kaçak çay saklı,
depomuz da...
yasaklanmış birşey yok aslında.
ha bazen iki şişe arpa suyunun dışında.
oda hastaya deva niyetine.
başka lükslerimizde var
bunların dışında
nefes alıp vermek yasak burda.
oksijen epey uzakta.
bir kıza laf atmak,
veresiye ama!
herhangi bir camiden,
su taşımak kovayla,
elbise asmak avlusuna
namazdan sonra.
bulaşığı şadırvanda yıkamak.
nefessiz kalıp kaçak bir nefes almak,
doğudan gelmiş bir bitlis tütününden.
kına sürmek el ve ayaklarına.
utanmak hayattan,
fukaralıktan,kimsesizlikten,
kimselere hep mahcup muzdarip
yürümek...
nara atmak ara sıra
en esmerin'e.
ağlamak bazen en ana dilinle.
bir melemin çaydanlık,
ve birazda kaçak çay saklı zulamda.
güneş görmez,yıldız düşmez,
misafir arada bir hiç uğramaz.
nefesi,suyu ve ekmeği,
veresiye alıyoruz burda
şahin Aslan 24.08.2006 Saat: 22:06
|
|