O benim arkadaşımdı.
Bir adı vardı.
Kaybettiğim herkesin bir adı vardı.
O zaman çocuktuk.
Kaç yıl geçti, otuz mu, kırk mı?
Unutuldu,
Şimdi hatırlanmayan bir şarkı.
Buluttan gemiler, buzdan faytonlar dalardı,
Sevinçlerimize.
Her biri, tozlu raflarda kalakaldı.
Sokaklara yayılırdı,
Semaverden kokular.
Çaylar da çaydı hani.
Yani bir başkaydı tadı eskinin.
Koşar dururduk yasakların ardından.
Bir maceradan öbürüne atlardık,
Kaygısızca.
Beyaz karıncalar vardı düşlerimizde.
Renk cümbüşü misketler.
Vazgeçilmezdi,
Çocuksu taşkınlığımız.
Her soluduğumuz yangındı.
Hatta semaveri bile devirdik.
Yandı canımız savrulduk,
Erken acılarıyla tutkunun.
Dağıldık her birimiz çil yavrusu gibi.
Giderek büyüttüğümüz bir ekim vakti.
Sanki hiç tanımamıştık korkuyu.
Sanki hiç yaşanmadı unuttuğumuz,
Adı anılarda saklı.
Bıçakla bölmeye kalktık suyu,
Benliğimiz kürek mahkumu.
Şimdi derin bir sessizlik çöktü.
Donarak yıldızların üstüne.
Kimi silindi,
Kiminin sustu sözü.
Herkesin bir adı vardı.
Çocukluğumun,
Gençliğimin,
Belki vefasız ömrümün.
Hayallerimin bile ötesinde bir şey
Eski benden bir şeyler vardı.
“Her insan yaşaması gereken zamanı yaşar.”
Suna Doğanay 25.08.2006 Saat: 00:12
|
|