Ölümü yakından görünce,
Yaşama daha sıkı sarılıyor insan.
Bir tek hece bekleniyor,
Umut ışığı.
Tebessümü, beyaz bir kelebeğin.
Yakalanınca kıvılcım,
Kesiliverir yerden ayakların.
Ya da,
Dalga dalga yükselir fısıldaşmalar,
Ayaküstü.
O karanlık kuyu,
Ah! O karanlık kuyu.
Çağırıyor belki bu gece.
Varken,
Yaşarken,
Dokunabilirken,
Yok oluyor aniden,
Saklambaç oyunu.
Kimi hazan yaşar, kimi bahar.
Yepyeni bir ümidin kıyısında
Koca bir dünya.
Gergin saatler, sürgün günler
Ve tılsımlı bekleyişlerle,
Dar gelir köy, kent.
Dar gelir yıkılınca umutlar.
Gemide isyan mı uyandı,
Karanlık senin için mi var,
Yoksa sen miydin gecenin içinden geçen?
Biliyorum ama,
Kaygılı limanlara sığınır,
Sonsuzluk, bir gün kadar.
O an,
İşte o an,
Yıkılıyorum.
Doğruyu biliyor herkes.
Peki doğru nedir,
Yaşamak, ölmek nedir?
Geziyor kaçamak bakışlar her yerde.
Çaresizim.
Sabitlendi duvarda gözlerin.
Dalgın gülümseyişlerle.
Kimdir gördüklerin,
Gözlerini tutan kim,
Hiçbirşey mi, herşey mi?
Yoksa,
Son nefes mi aldığın,
Son nefesin mi?
Suna Doğanay 25.08.2006 Saat: 09:45
|
|