Fen ile uyuyup, cebirle kalktı
Coğrafya su gibi, kimya'yı yuttu
Edebi, adabı kahvede kaptı.
Bakın şimdi adam oldum sanıyor.
Koltuğunda; baykuş gibi tünüyor.
Müzik derslerinde sol'la tanıştı
Yanaşık düzende, sağ'a yanaştı
Din ile ahlâkta en çok konuştu.
Rus dansıyla ecdadını anıyor,
Koltuğunda baykuş gibi tünüyor.
Biyoloji dendi; amip'i gördü
Tarım'da ekin'i; tırmık'la derdi
Felsefe dersinde; meleği yerdi.
Kendi yalanına kendi kanıyor,
Koltuğunda; baykuş gibi tünüyor.
Kanyağı cebinde mektebe geldi
İfrit'li, argo'lu ağzıyla güldü
Böylece medeni, çağdaş da oldu.
Menfaat gördüğü yöne dönüyor,
Koltuğunda; baykuş gibi tünüyor.
Karga sesle bülbül gibi şakıdı
Bar'da dedesine rahmet okudu! ! ! ? ? ?
Tarihi de; ilmik, ilmik dokudu.
Yerlere dökülen cin'e yanıyor,
Koltuğunda; baykuş gibi tünüyor.
Okuyup, yazmayı; bilgelik sandı
Bir de dayı bulup; köprü atladı
Merdiveni; üçer, beşer zıpladı.
Mumları yatsıdan önce sönüyor,
Koltuğunda; baykuş gibi tünüyor.
Dörtyol kahvesinde; dostla buluştu
Okeyde taş çaldı, eli alıştı
Abdesti almadan mescide koştu.
Üst görünce; birden bire donuyor,
Koltuğunda; baykuş gibi tünüyor..
Kadir Durak 06.09.2006 Saat: 17:29
|
|