Burukluğun, kandırılmışlığın riyakarlığın,
dudaklarını bir bir öptüm bu gece,
tan yeri ağarana kadar, bıkmadan, usanmadan.
Gözyaşlarım ıslattı onun yalan sözlerini ve sahte gözlerini..
Renkareng ışık yakardım becerebilsem karanlığı boğmayı,
ama acziyetim bir kere daha bu gece tecelli etti...
Günsüz gecelerin tutsağı olmuşum,
bir yaşam kadar kısa,
bir an kadar uzun o rüyadan uyanamadım da....
Burukluğun,riyanın kandırılmışlığın
dudaklarını bir bir öptüm bu gece, tan yeri ağarana kadar.
Yaşanmamışlar için yaşamayı göze aldım.
Yaşamasını beceremeyenlerin yerine yaşamayı da.
Üstü atlanmışlıklar için her şeyi göze aldım.
Buruk, bir okadar da acıtan bir hal benimkisi.
Şimdi yürek bir ateş misali titrek.
Gönülse...Sorma.. Arkadaş! ! ! tarumar.
Savaşmayı öğrendim bu gece,
sevgi sizliklerle boğuşmayı.
Yalnızlığın dudaklarını bir bir öptüm bu gece,
nefesi kesilesiye kadar.
Sizler için, toplum için ve dahi kendim için.
İhanetin sevgi den yoksunluğun dudaklarını,
tutkuyla,öfke izahatıyla öptüm bu gece...
Ayser ÖZBAKIR 11.09.2006 Saat: 08:11
|
|