Arzıhal:
.........
Aman hakim bey kızma..
Elbet verirsiniz kararı hukuka uyarak
Gönlümüzce meseleyi istedik anlatmak
Biz sadece başımızı sokacak bir ev isterdik.
Gelip kimsenin tenezzül etmediği yerlere birer kelik yaptık.
Medeniyet mi, Hakim bey..?
Ulaşmayı arzu etsek tde
Bizden henüz çok uzakta
Ne elektrik, ne su.
Kanal bile yok bu çağda.
Bir gün hükümetimiz, af çıkarıverdi.
Bize birer “tapı gibi tahsis deyip, “Tapu tahsis” verdiler ..
Sonra mı?
Kırmızı kırmızı plakalar
Arkalarında dolu dolu yalakalar
Böyük böyük adamlar geldiler ..
Yapacağız, güzel binalar
Deyip çokça temel attılar.
Manzara iyi, güzel havalar
Size değil, bize gerek dediler.
İşte o zaman başladı sıkıntımız ..
Sağa sola.. seğirtip
Kimi “Babaya” kime Rahşan’a gidip
Kimi İnönü’ye, kimi Özal’a müracaat edip
Haksızlığı usulünce anlattık.
Dinlediler iyice; “Buranın havası güzel” dediler.
“Kavga da bu ya.. Hava meselesi” dedik..
“Verirsin evlerini, yıkarsın konduları” deyip
Tonton amca çözdü meseleyi ..
Sonra mı, hakim bey?
Suyu, elektriği, yolu verdiler.
“İmar geçti” deyip, çağırdılar..
Hazineden defalarca adamlar gelip incelediler.
”Siz hak sahibisiniz “ dediler.
Belediyeye, “hak sahiplerine tapı verin” deyi verdiler..
Belediyedekiler parselleyip kafalarına göre birer kağıt verdiler.
Borcumuzu öderken, tanımadığımız birileri komşu geldiler.
Bunlar; “nerden çıktı?” Derken.. “ihaleden” dediler ..
Hak sahibi olamayanları evlerinden çıkarıp attılar
Kurdular kenarlarımıza betondan kutular.
Satıp onları, tatlı karın tadını aldılar.
“Kızındılar” küçük mutlulukları..
Şimdi mi hakim bey?
İşte geldik huzurunuza..
Şu Iraz karı:
Ben beni bileli dul,
Emeği ile çalıştı olmadı kul
Çocukları torunları tek başına büyüttü.
Onlara süt vermeyip ağaçlarla uyuttu.
Yetiştirdi kocaman ağaçlar
Belki hala karınları da doymaz, açlar.
O ne yüceliktir, yanında eğilir, “alçak” başlar
Şu İsmail emmi ve karısı Döne bacı
Ne tatlı günleri geçti, ne buldular huzur.
Çektiler çile, yaşadılar çokça acı
Tam rahat edeceğiz derken
Hazineden geldi bir başka acı..
Şu Galip hoca,,
Hoca dediğime bakmayın
Dede yetimi,
İlkokul üçten terk,
Dayanağı, kıytırık emekliliği tek
Avukat tutmaya derman ne gezer.
Bahattin bey akıllı adam güya
‘’Dövlette mamir’’ ya
Ama aklı, etmez beş para
Parası olan, ona her zaman açar yara
Sar sarabilirsen, çokça çabala
Bir memur maaşı beş çocukla..
Acaba Hakim bey!
Kısaca anlattım mı ki?
“Kapı gibi tapının” hikayesini
Anlatamam ki;
Anşa karının mücadelesini
Kendisinden siz dinlersiniz belki
Zaten oraya eğrelti oturmuştuk
“Bize yar etmezler” diye korkmuştuk
Eşek arılarının yuvasına çomak sokmuştuk
Evet Dikmen köyünde ne kalmıştı mera
Otlayacak hayvan ne de..
Dört ayaklılar kovulmuştu çoktan ama
İştahları doymayanlar ... aha
Asıl hikayenin esası
İşte şairce anlatım mı Hakim bey?...