Boynu bükük, duyguları kırık dökük
Pantolon cebi delik, ayakkabı sökük
Bir mazlum gibi beti benzi çok soluk
Bir dokunsan gözyaşı akar oluk oluk
Yükseklere çıkmak isteyenler sırtına basar
Sonra da biri hakim biri savcı olup asarlar
Kitabını uydurup, tutanağa mühür basarlar
Anlayan anlar, anlamayan bu işe şaşarlar
Kimi el ile kimi dil ile kimi de ayak ile iter
Ya Rab, yetemez mi artık çektiği bunca çile
Yetimin halini Senden başka acep kim bile
Şu hayatta hep gördü hile, çekti bolca çile
Bir gün olur bu yetim şairin çilesi de biter
Bir gün olur bu zulmü yapanın ömrü biter
İnşaallah, Allah da bunları, .................iter
O vakit, onlar yalvarıp Allah’a der, yeter
Hayatta çektiğim çile ölümden de beter
Ölseydim belki olurdum bir kere heder
Fakat çilemle oluyorum, her gün heder
Ölmeseydi peder hiç olur muydu heder
Ne diyebilirim işte budur benim kaderim
Yetim kaldım, hayatta hep çile, çekerim
Daha beterini görür Allah’a şükrederim
Her şeye rağmen ben yaşamayı severim
Yetim der; daha ölmeden kaç kez asıldım
Daha ölmeden eşik gibi kaç kez basıldım
Hayatta kaç kez, makama paraya satıldım
Hayatta bir stepne gibi kullanılıp atıldım
Bayram der; yetimliğimi pek üzülmüyorum
Aslında yetim hakkını yiyenleri üzülüyorum
Yetim hakkını yiyeni ne dendiğini biliyorum
Allah’ın bu husustaki emrini hatırlatıyorum
Nice yetim, nice zalim, gelip-geçti, dünyadan
Her gelen gidiyor, mutlaka bu fani dünyadan
Yetim hakkını yiyenler, kaçsalar da Fizan’dan
Yetim hakkı yiyen, geçemez yine de mizandan
B. TUNCA/20.11.2000-16.20
Bayram TUNCA 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|