Kar suları akıyor, şırıl şırıl
Yaylamın havası, pırıl pırıl
Çiçek kokuyor, burcu, burcu
O yâr fistan giymiş, turuncu
Yaylanın çamından sakız akar
Yârim çeşme başından bakar
Yaylamın çiçeğinden bal akar
Yârimin bakışı ciğerimi yakar
Yaylamın koyun kuzusu zilli
Benim yârım çok tatlı dilli
Yaylamın mazısı, anlı, şanlı
Benim yarim çok tatlı canlı
Yaylamın kırlarında çiçek topladım
Yârimi görünce, havalara hopladım
O yârimi, çamlar altında, kokladım
O yârin anısını kalbim de sakladım
Kırın da çiçek kokar, burcu, burcu
O yâri ikna etmek çok, çok yorucu
Gel kaçalım geliyor baban korucu
İnşallah, melekler olur, koruyucu
Yaylamın kekiğini kaynatıp içerler
Yörüğün kızlarını oynatıp seçerler
Ağaç oluklu çeşmesinden su içerler
Güzellerin içinden, Leyla'yı seçerler
Yaylamın ormanı meşedendir, meşeden
Yârimin gülmesi, neşedendir, neşeden
Yaylamın yolları taşlı patikadır, patika
Benim, gülümün adı da Atika'dır Atika
Yaylamda naneler çiçek açmış beyaz
Yârim sevgimizden bana haber yaz
Yaylam da hava gece ayaz mı, ayaz
Eğer gelmezse, kaçıracağım bu yaz
Tam anlatamadım, yaylamın güzelliğini
Bizzat görmek lazım, o'nun güzelliğini
Ancak o zaman anlaşılır, gerçek özelliği
Şaire büyüler, yayla ve yârinin güzelliği
B. TUNCA/16.02.2000
Bayram TUNCA 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|