Eskiden bizim sokakta,
Yaşlı insanlar vardı.
Herkes onları sever,sayardı.
Kederimizde,üzüntümüzde,
Onlar hep yanımızdaydı...
Bayramlarda el öpmeye giderdik.
En yaşlıları koyardı,
Taze bebeğin adını.
Kulağına okurdu,
İnsanoğlunun ilk ezanını.
Sokakta karşılaşınca,
Mutlaka hatırımızı sorarlardı.
Herkes bilirdi ;
Onlar iyi insanlardı...
Arabacı Faik uzun,
Karısı kısa boyluydu.
Durmadan çalışmaktı,
İkisinin de huyu...
İnşaat ustası Niyazi Amca.
Komşu baba derdik O’na.
Her sabah geçerken tükürürdü,
Saat tam yedi buçukta.
Çok sertti,rahmetli komşu anne.
Cenazesini getirdi tek oğlu,
Geçen yıl buraya...
Yıkıldı,yol oldu,
Şükriye Hoca’nın evi.
Mahallenin kızlarına ,
Eski Türkçe okuturdu.
Küçük kızı Münevver,
Hepimizin,neşe dolu ablası olurdu...
Hiç unutur muyum Nanu’yu ?
O’nun kızı Hava Nine’yi !
Her sabah kapının önüne dikerdi,
Akşamdan ettiği üreyi...
Bitişik komşumuzdu Adil Aga.
Çok şişmandı,karısı Şükriye’den.
Zeytinyağlı,kırmızı biberli ekmekti,
Hanımına,yağlıanne dedirten...
Bozacı Ahmetlerin,
Kara Mehmetlerin evleri çukurdaydı.
Şimdi ne bir iz var onlardan,
Ne de hatırlayan...
Eyüp Usta kalın sesliydi.
Geçerken mutlaka seslenir,
Hatır sormadan etmezdi...
Çok zaman kayıplardaydı kocası.
Ve de Ömer Ağa’nın kızı !
Bir garip insandı,Safinaz Abla.
Üç çocuğuna kol da oldu,kanat ta...
Almanya yollarında öldü,
Paşalarlı Ali Dayı.
Küçük oğlu Şinasi,arkadaşımdı...
Dedem Pomak Hoca lakaplıydı.
Muska yazardı,hem de üfleyerekten!
Rahmete kavuştu 1981’de,
Tevatür,yüz üç yaşındayken...
Çok zaman geçti üzerinden.
Ne Kasım Dede kaldı,
Ne Koca Pelvan Aga.
Gelip gittiler hepsi birden.
Bizi de,böyle yıllar sonra,
Hatırlayan olur mu bilmem ...
kemalduman 04.11.2006 Saat: 09:06
|
|