Kahveci İbrahim’in bir gözü kör.
Tek gözü ile O her şeyi görür.
Dostu dost diye tanır.
Düşmana her zaman uzak kalır…
Kahvecinin sağlam gözü,
Arızalanmış geçenlerde.
Ovmuş tatlı tatlı gözünü.
“Geçer nasıl olsa” diye diye…
Ah be Kahveci İbrahim;.
Hiç olmazsa gözüne özen göster.
İki gözün yok ki senin.
Biri olmazsa diğeri diyesin.
Sinek konsa güzünün üstüne,
Anında kuşkulanacaksın.
Yedeğim yok diye huylanacaksın…
Sen ne yapıyorsun?
Bütün gece durmaksızın,
Tatlı tatlı kaşıyorsun.
Sabah oluyor sızıyla.
Kendini zor atıyorsun doktora.
İyi hoş ta,hangi parayla bakınacaksın?
Doktor bu,bakar mı tek gözlü olduğuna..!
Seksen milyonu sen,
Bir haftada ancak kazanırsın.
Kazancını bir çay içiminde,
Göz doktoruna aktarırsın.
Hiç hesap ettin mi acaba ?
Bu para;
Dört yirmilik,
Sekiz onluk,
On altı beşlik eder.
Ayrıca tamamı tamamına,
Üç yüz yirmi çay,hem de bardakta ..!
Sen kalk cahilliğinden,
Bu kadar çay parasını,
Devret bir çay içiminde başkasına !
Ne yaptın be İbrahim ?
Bir görev düşüyor şimdi sana;
Git doğruca kahveciler derneğine.
Şöyle söyle Başkan Şakir'e;
“Bir bardak çayın fiyatını değiştir.
Seksen milyon olsun çayın bardağı.” De!
Yoksa ey Malamacı ve de Kahveci İbram !
Bu akılda gidişle,
Aç kalacaksınız çoluk çocuk …
Sen sen ol Kahveci İbram !
Tek gözünün kıymetini bil.
Kaşınmaya devam edersen böyle,
Daha çok devam edersin kaybetmeye,
Haftalıklarını bir çay içiminde …
kemalduman 10.11.2006 Saat: 11:28
|
|