Farkında mısın, son günlerde “biz” li cümleleri ne kadar da çabuk tükettik. Bir “merhaba” yı çok görür olduk artık birbirimize. Günaydınla başlayan cümlelerimizde bile lafın sonu bir hicaz dayanıyor geceye. Artık özlemiyorum da seni eskisi kadar.
Ne sen beni arıyorsun durduk yere, ne ben senin yanına geliyorum. Birlikte geçirdiğimiz saatler bile yetmiyor artık “biz” olduğumuzu zannetmeye. Korkumda arayamıyorum seni uzun zamandır!..
Ya “meşgulüm” dersen ya “sonra ara” dersen…Korkuyorum işte, bir şeylerin bittiğini bilmekten. Geceleri erken yatıyorum artık. Gecenin bir yarısı şiir de yazmıyorum sana. Ne zaman kağıdı kalemi elime alsam gözlerim doluyor. Yarım bırakıyorum her şeyi. Bir A4 ü doldurmuyor artık sana anlatmak istediğim şeyler.
Şuan düşünüyorum da ne zaman eskiyor sevgiler?...
Geçen hafta gittiğimiz filmde ağladığını görmedim zannetme. Filmin sonunda güzel kadın terk edince adamı, yüzüne baktım; gözlerini kaçırdın… Ya adam çaresiz bakarken giden kadının arkasından hiç düşündün mü sende beni?.. Sanırım bir şeylerin sonuna geldik…
Hatırlıyor musun ilk yemeğe çıktığımız günü. Öyle gülmüştün ki bu şaşkın halime “beni hep böyle güldürür müsün” demiştin, elimi tutmuştun ilk defa.
Öyle hızlı çarpmıştı ki kalbim yerinden fırlayacak zannetmiştim. Ama artık ne ben güldürebiliyorum seni böylesine , ne sen tutuyorsun elimi.
Yok, yok bu böyle olmayacak…
Ya sen söyle içinden geçenleri ya ben!
Ben zaten söyleyemem bilirsin…
Sen söyle en iyisi…
Ama giderken teselli et beni olur mu?..
“Yine görüşürüz” de “ararım ara sıra” de.
Ama “Hoşçakal” deme olur mu?..
Birlisin pek sevmem bu kelimeyi .
Sonra usulca arkanı dön ve git…
Ama sakın dönme ardına giderken.
Dayanamam!
Hatta belki ağlarım…
Tekrara dönerim eski alışkanlıklarıma. Çok sigara içerim yine .Gelmem belki geceleri eve. Bir süre üzülürüm belki ama unuturum seni sonunda…
Belki yeni aşklarım olur. Senin gibi gülen birini bulurum. Hatta senin kadar anlamlı bakan. Zaten beni seven birini de tanıyorum. Onunla gezerim artık, onunla giderim eskiden gittiğimiz yerlere. Belki onu da severim, şiirler yazarım. Belki, belki daha mutlu olurum!..
Ama ben hiç kimseyi seni sevdiğim kadar
sevemem ki!
Ona da “hatırlıyor musun” la başlayan sadece bir tebessümle biten cümleler kuramam ki!
Ya ben aslında senden vazgeçemem.
Yok bu böyle olmayacak.
Zaten canım istemiyor artık sigara felan.
Hani sen çok kızıyordun ya!..
Zaten benim tek alışkanlığım da sensin.
Yok ben senden vazgeçemem.
Senden vazgeçemem!!!
Belki yeniden başlarız her şeye….
Ben seni yemeğe götürürüm, sen elimi tutarsın.
Sonra dondurma yemeye gideriz. Hani o beraber paylaştığımızdan.. Neydi adı “Banana spit” miydi neydi :) En sevdiğimiz şarkıyı söyleriz belki…
Yok, yok sabah ilk işim seni arayıp
“Günaydın birtanem” demek olacak.
Bizim şarkımızı dinlerim… Sonra ağlarım belki!..
Ama en çok ta senin söylediğin şarkı hüzünlendiriyor beni...Hani bana demiştin ya,
Emre Aydın… Sen Anlarsın!..
“Bu gün biraz gerginim yine,
Sesim değişik gelebilir biraz,
Ama sen anlarsın,
Bana Katlanırsın…
Tuhaf laflar edebilirim,
Seni belki üzebilirim,
Ama sen susarın,
Çünkü beni tanırsın…
Öyle çabuk kızma derdine,
Bu kadar da kolay alınma
O zaman beni sar sıkıca
Sarıl bana…
Değişmez huylar bilirisin,
Bir kere de sen dene alışmayı,
Ben göğsüne yatarken,
Böyle derin nefes alma…
Bu ara ihtiyacım var sana,
Ellerimi sakın bırakma,
Bana huzur veren tek yer
Senin yanın unutma…
Gün varıncaya kadar sabaha,
Sakın hiçbir yere kalkma,
Fazla bir şey istemem
Sadece dur burada!... “