Bir kelebek ve bir kalem:
kalemin tehdit,
kelebeğin kan adı.
Uçmak, özgürce uçmak
kelebeğin tek inadı.
Buluttan kanadına
iki kere dokuz yazdı;
neden, niçin yazdıysa kalem?
En delişmen çağıydı;
iki kere dokuz,
tutuklu kelebeğin
gün budama bıçağıydı:
oldu düşleri tuzla buz
Kanadı kelebeğin
gökkuşağı kanadı,
döküldü sevincin umuttan burcuna.
Bilendikçe bilendi
körelmiş özgürlük inadı,
ama kimse anlamadı.
Bahçeler; ümit nakışlı
çiçekler, nâzende bakışlı
başladı dilek orucuna,
kimi yüreklerin
birkaç kor damla düşerken avucuna.
Ufkuna kelebeğin
diriliş şafağı muştusu çöktü;
umutlu kelebek,
düşleri çelenk,
hayâlinden paslı çiviler söktü;
gözlerini dikip yüreklere
dinledi prangalı çığlıkları
en güzel sözleri söyleyerek göklere
içine gömdü sığlıkları
kim bilir kaçıncı kez, kaç kere!?.
26-01-2000/Kayseri.
Kadir Karaman 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|