Kimsin sen , nesin ...?
İnce dudaklardaki gülüş müsün ?
Yoksa hiç gerçekleşmeyecek bir düş mü ?
Gökte aradığım melek misin ?
İçimde tuttuğum dilek mi ?
Gerçekten nesin sen ?
Bir söylesen , tarif etsen ; kimsin sen ?
Karanlık ormanda kaybolmuş bir prenses mi ?
Ya da elinde ucu yıldızlı sopası bir peri mi , ışıldayan ?
Bir gizem ki çözemediğim ;
bir büyü ki aklımı alan.
Peki ben neyim ...?
Islak ekmek bekleyen güvercin mi , tabelana konan ?
Ya da içemeden bıraktığın sigaran mı , küllükte öylece yanan ?
Kim bu acayip adam sence ...? Senin gözünce.
Açık denizlerde rotasını şaşırmış bir denizci mi ?
Ya da cebinde dolu parası bir dilenci mi , yalandan ?
Bir girdap ki çıkamadığım ;
bir bakış ki bana acıyan ...!
Silkelensem , açsam gözlerimi ; fark edeceğim.
Yer burası , zaman şimdiki zaman.
Yüz yüze geleceğim gerçeklerle biliyorum ,
çıksam hayal dünyamdan.
Ama bir de bakıyorum yine karşımdasın.
Kanlı canlı , gerçekte de varolan.
Peki nedir bu bendeki ...?
Aşk desem , aşk değil.
Tanırım aşkı , böyle değil.
Tutku desem...
Teşvik- i mesaim var öncesinden.
Yok o da değil.
Hadi sevgi diyelim ama
o da içimde var , çok faklı şimdikinden.
Peki , nedir sence bu bendeki ...?
Nedir sen söyle ? ; hayali sevgilim ...!
Tüm benliğimi sarıp öylece benden alan ?
Alışkanlık belki de ....
İçinde , biraz zamanla birlikte
aşktan , tutkudan ve sevgiden çokça olan.