Ben ser'den vazgeçmişim,
Sen'den vazgeçemez miyim sanırsın
Bilmezmişsin gibi uğruna dünyaya rest çekişimi,
Geçmişime meydan okuyuşumu.
.....
Neye yanayım sen söyle.
Seni ölesiye sevmişken, kıymet bilmeyişine mi?
Şaşmaz sandığım gönlümün bir hayırsıza meyledişine mi?
Sen bu yıkılmışlığı, tuz-buz olmuşluğu çocukluk sanarsın ya..
Belki de haklısın kendince, alışık değildin sevginin fazlasına.
.....
Şu andan sonra kırılmak mı?
Neye? Niçin? Neyle?
Ne gönlümün kırılacak bir parçası,
Ne de kırılmaya neden bir gamım var artık
.....
Bundan sonra mutlu olmalısın.
Ne yanlışlıklarına karşılık sana sadece kırılan,
Ne de dedikleriyle hayatını sınırlandırdığını sandığın biri var hayatında.
Ama Unutma! sana hiç kimse benim kadar saygı duymadı..
Duyacağını da sanmıyorum bundan sonra..