Bir yığınak ellerim :
deprem gibi avuçluyorum masmavi gökyüzünü.
Gözlerimde renk renk zaman
Ve yağmurlar sayınca boğuluyorum ufkun en son noktasında
Denizler adına çıldırıyor
Gözlerim açılıyor çölü andıran bir kumsalda
Sana uzanıyor sevdam..
Ve yalnızlığın kara treni yol alıyor hiç uğramadan duraklara
Ormanlar biçiyor gözlerim yemyeşil
Bir değişik sığıntı kalıyor öksüzlüğüme
Karanfiller devşiriyorum
Çiçek bahçelerinden küskün.
Avare kayıtsızlığım üzgün ve bî-çare
Kitaplar boyu ıssızlaşıyor çöl renkli ellerim.
Güneş gerdan oluyor ,her nefesim yakıcı,azap
Bir yürek doğruluyor bir kuşluk vakti
Nurlar dağıtılıyor baş üstüne yüreğim..
Zaman hala yalnızlığını soluyor..
Nerede soluklarımızın sayısını bilen adem ?..