Sus pus olmuş ufukta bitiyor,
Yüzümüzdeki nağmeler,gülümsemeler.
Mutluluk gözlerimizde zehir sanki,
Yağan yağmur efkar dağıtıyor.
Kimisi bir tutam hüzün,
Kimisi bir tutam sevgi topluyor.
Karanlıkların tutsağı olmaktan,
Işıksız kalan gecelerden,
Çaresiz doğacak güneşe ağlıyoruz.
Körelmiş duygular,zehirlenmiş sevgiler,
Ağrımaya başlayan yüreğimiz,
Kurşundur sanki gülüşlerimiz.
Dalından koparılan yaprak misali,
Bir fırtınaya,bir tayfuna tutuluyoruz.
Ölmekten farksız,
Cehennem misali ömrümüz,
Bağrımızda beslediğimiz,
Lanetlenmiş sevda filizleri
Kolay kolay yeşerebilir mi?
Kolay değil,
Bağrımızda bir demet ışık koparılırsa,
Gülümseyişlerimiz avuç avuç taşınırken,
Acılarımızda biriken göz yaşlarımız,
Ağır ağır gönlümüzün ırmağından süzülürken,
Donukluğa dönüşen çığlığımız,
Huysuzca titreşen,zehirleşen ömrümüz,
Her dem zamanı,her geçen bir günü,
Durdurula bilir mi ?
Çaresiz doğacak güneşe ağlıyoruz
ismail eroğlu 19.02.2007 Saat: 07:23
|
|