Sokak lambalarının aydınlatmaya korktuğu gri kaldırımlarda yürüyordum bir gece yarısı, yağmur çiseliyordu hiç eskimeyen tarafıma, seni düşünüyordum bir gülü düşünürcesine, bir volkan misali yüreğimdeki sevgi akıyor sarıyordu tenimi, yayılıyordu ateş tüm yaşamıma.. oysa ben hep üşüyordum seninle birlikteyken ve yine hep ben üşüyordum bu çoğulcu ve kalabalık yalnızlığımda.. ama bilmediğimiz yada bilmek istemediğimiz birşey vardı aramızda, benim sana kapalı senin bana yabancı olduğun!.. di'li geçmiş zamanlarda kalmıştı oysa ki olmayan aşkımız, bir intihar kurgusudur şimdi yazdıklarım ve dinamitlidir artık bütün köprüler bütün yollar ve her yer.. her nekadar saçlarının kokusunu bilsemde şakağıma dayanmış bir umuttur bu!.. ve buna rağmen yine hep ben üşürüm, bu sana son seslenişimdir sevgili! önümüzde iki ömür var artık!. ben hep senden uzaklaşma istemi içindeyken sana dahada yaklaşıyorum biliçli bilinçsiz, sensiz olmuyorum ama sensiz ölüyorum!.. dedim ya! güzelim sen benim meşrularımsın ya da kendime meşru kıldığım tek insansın...