Bir gün gözlerinin içindeki,
Ölü sessizliğinden çıkıp da,
Seslensen bana,
Yayın savurduğu bir çığlık olarak
O zaman,
Hissetmek isterim seni,
Sesinin arasındaki çizgide,
Yalınayak yürüyerek
Bir gün gözlerinin içindeki,
Ölü sessizliğinden çıkıp da,
Özlemin rengini uzatsan bana,
Sararmış bir mektubun satırındaki meşale olarak
O zaman,
Silmek isterim seni,
Hüznün aç ağzından fışkıran,
Soluk resimden
Bir gün gözlerinin içindeki,
Ölü sessizliğinden çıkıp da,
Pusula olsan bana,
Karanlıkta parıldayan bir mücevher olarak
O zaman,
Anlamak isterim seni,
Kelimelerin arasında,
Salkım saçak gezinerek.
Bir gün gözlerinin içindeki,
Ölü sessizliğinden çıkıp da,
Sevinci versen bana,
Türkü söyleyen bir kırmızı karanfil olarak
O zaman,
Görmek isterim seni,
Acıları, bir dilim güneşle tutuşturup da,
Gülümsemeye dönüştürürken
Bir gün gözlerinin içindeki,
Ölü sessizliğinden çıkıp da,
Sarılsan bana,
Yüreğinin elindeki beyaz düşün olarak
O zaman,
Öpmek isterim seni,
Yol bir ip gibi kendine çekilip,
Zaman suda eridiğinde
Bir gün gözlerinin içindeki,
Ölü sessizliğinden çıkıp da,
Şafakta yumruk olsan bana,
Kızgın demirin sudaki isyanı olarak
O zaman,
Yaşamın gönderine
Sevgi bayrağı yapmak isterim seni,
Bir fırtınanın topladığı,
Çiçek tozuyla
Not:''Şafağın Başkaldıran Karanfili'' isimli şiir kitabımdan...
ali_ertan_akgun 30.06.2007 Saat: 11:00
|
|