Keskin bakışlarından bir halat ger
İki kaşın arasına.
Bir kuğu gibi süzülerek,
Çağlayanları omuzlayan başın,
Kartal pençesi iradenle,
İki okyanusun birleştiği kıyıda,
Dalgaları diliyle okşayarak
Yürüsün.
Ta ki;
Bir beyaz lalenin,
Kapıyı incitmeden açan gülümsemesi,
Kulağına eğilip de,
‘’Zaman geldi’’ diyene kadar!
Sesini duymalı,
Gözbebeğinin penceresinden,
İçeri hızla dalarken,
Rüzgarda rakseden,
Gülün kokusunda.
Hüznü emzirmeli,
Kör bir karanlıktayken,
Bir annenin, kıvılcım gibi parlayan,
Tek memesinde.
Demlemeli acıyı,
Balyozun yıktığı duvarda.
Beyaz duvaklı gelinken,
Zemheriyi,
Kağıt gibi parçalayan bahar.
Güneşin ışığını içmeli,
Bir yudumda
Körelmeden dizdeki izler
Geçmeden zaman,
Bir tespih taneleri gibi.
Soluklanmamalı
Yarın; nasırlı elde bayraklaşan ter iken,
Dişlerin arasına alıp, demirlemeli
Yıldızları dilimlemeli
Kerpetenle parmaklarından tutup,
Gözün içine alarak
Gece, ameliyat masasında narkozdayken,
Havanın, küf kokan kirinde.
Bir tutam sevinci,
Pansuman yapmalı.
Uzun boylu, kara yağız bir dağın eteğinde,
Giysisi alınmış,
Yarı baygın yatan bir toprağın bağrındaki,
Kül rengi bir yaraya.
Hesabını yapmalı
Hücreden damlayan yeni sağılmış kanın.
Ve dizmeli, boncuk boncuk gözyaşına.
Ve bir mavzerin namlusunun ucuna,
Taze kanı ve gözyaşını koyarak,
Cesaretin fitiliyle bir füze gibi ateşlerken,
Alacakaranlığın köhnemiş derinliklerine,
Bir karıncanın ellerinde,
Demirin pasını eriten sözler ile
Dilin ucundaki limandan,
Kelimeler kanatlanmış uçarken,
Bir martının rüzgarında.
Ayağa kalktığında bir kır çiçeği,
Kardelenin elinden tutup,
Kabuğunu yırtan güne, gözlerini açarken,
Kirpiklerini kırpmadan,
Hiçbir engelde
Suskunluk , ölümün yanı başıdır
Susmamalısın
Umut, karşı dağın arkasıdır
Kir tutmayan gözlerinle,
Pranga vurulamayan dillerinle,
Yürümelisin umuda
Deniz dalgalarla halay çekip,
Çekiç, örste türkü söylerken
Yürümelisin umuda
Yürümelisin,
Yüreğin elindeyken
Çünkü, umut,
Yürekteki yumrukla dirilir.
Not: ''Şafağın Başkaldıran Karanfili'' isimli şiir kitabımdan
ali_ertan_akgun 30.06.2007 Saat: 11:04
|
|