“Önce Vatan!” aşkı var nabız atışlarında,
Öfke, aşikârsa da o kaş çatışlarında,
Korkunun zerresi yok kartal bakışlarında!
Dünyayı gözlerinden siliyorsun Mehmedim;
Ölürken de yiğitçe ölüyorsun Mehmedim!
Bilge Kağânla boy ölçüşerek erlikte,
Malazgirt Ovasın da Alparslan’la birlikte,
En şerefli rütbe’yi alarak askerlikte,
Bir meçhul sefere mi gidiyorsun Mehmedim?
Ölürken de yiğitçe ölüyorsun Mehmedim!
Şahadet şerbetini içerken kan, kana,
Bir an olsun dönüp de bakmıyorsun arkana..
Ne mutlu sen borcunu ödüyorsun Vatan’a!
Asla!.. Şehitler ölmez biliyorsun Mehmedim;
Ölürken de yiğitçe ölüyorsun Mehmedim!
Dalgalanır ardın da tekbirler çember, çember;
Naâş’ının kokusu sanki bir miski amber;
Mekanın cennet olsun. Rehberin Son Peygamber!
Omuzlar üzerinde yürüyorsun Mehmedim;
Ölürken de yiğitçe ölüyorsun Mehmedim!
Üzerin de masmavi bulutlardan kubbesi;
Bütün bir Vatan sathı şehitlerin türbesi..
Peygamber Ocağının en mukaddes rütbesi;
Sen şehit oğlu şehit! oluyorsun Mehmedim;
Ölürken de yiğitçe ölüyorsun Mehmedim!
Töre budur! Yasa bu!.. bütün dünya işitsin;
Sen ki, ezelden beri ya gazi, ya şehitsin..
Allah’ım ! bu sarsılmaz iman’a sen şahitsin!
Yoksa “Vakti Kaza” mı, kılıyorsun Mehmedim?
Ölürken de yiğitçe ölüyorsun Mehmedim!
İyi bilsin hainler, bölücüler, alçaklar!
İner mi gönderinden Ay-yıldız’lı Bayraklar?
İlelebet Vatan’dır can verdiğin Topraklar!
Ölüme öyle soylu gülüyorsun Mehmedim;
Ölürken de yiğitçe ölüyorsun Mehmedim!
30.08.1998
Şair / Söz Yazarı
mehmet_yas 06.07.2007 Saat: 09:17
|
|