En çok pazaryerlerini severdim
Nasıl da heyecanlandırırdı beni
Oyuncak tezgahının önünde durmak
Belki alınır diye en afilisinden
Bana da bir oyuncak
Pazardan alınma plastik bir araba
Nasıl da eğlendirirdi beni
Üzerine uzun bir tel bağlayıp
Bir de kıvırıp direksiyon yaparak
Dolaştırırdım sokak, sokak
Bir de güzel yıkardım eve dönünce
Ellerim suya ve toprağa değerdi
Akar giderdi toz, toprak
İştahsız olduğum günleri
Hatırlamıyor da değilim
İğneci kadın geldiğinde
Atmıştım kendimi karyolanın altına
Kaçmıştım köşe bucak
Yoğurtçu çıngırağını özlemiş kulaklarım
Bölerdi öğlen uykularımı
Babaannem para verince
Yoğurt almaya koşardım bir telaş
Sanırdım kaymağı kalmayacak
Şimdi paten kayan çocukları
Görünce gözlerim doluyor
Dikdörtgen bir kalas parçasına
Rulmandan tekerlekler takardım
Sürdüm mü, bilirdim
Benden küçükler peşime takılacak
Küçükler dedim de sahi,
Çocukluk aşkımı unutmam asla
Okşadığımda saçlarını
Fesleğen kokardı ellerim
Ve sanırdım dokunduğunda bana
Kalbim duracak
Patlangaç yapmıştık çitlembik ağacından
Sapan yapıp cam kırmışlığımız da var
Zaman nasıl geçerdi bilemezdik
Bir hurda kamyonetin kasasında
Köşe kapmaca oynarken herbirimiz
Bilirdim, kimimiz sekiz köşe olacak
Onlarcamız koşardık
Teneke bir kutunun peşinden
Mehmetlerin bahçesi büyüktü
En iyi yerdi kuka oynayacak
Düştüm mü incirden düşerdim
Yoksa ne vardı ağlayacak
Bakıyorum büyük alışveriş merkezlerinde
Çocuklar için yapay oyun yerleri var
Plastik bir kaydırak
Plastik bir tahtaravalli
Yanlarında bir de salıncak
Hangisi indigo acaba şu kayan mı
Yok, yok o kristal olmalı
Öyleyse şu sallanan indigodur mutlaka
Tanıdım sallamadan sallanmasından onu
Kristal olan bak şu,
Düşerse plastik tahtaravalliden,
Belli ki, kırılacak