Ağır ağır çöküyordu dünya.
Zamanın dağınık saçlarıyla.
Nereden nereye…
Cam açık yatardık, kapı açık.
Korku düşmezdi gecelerimize.
Ya şimdi!
Kırk kilitle vurulmuşuz uykusuzluğa.
Korku, tembellik ve hırs.
Ya da güvensizlik.
Şu an var yaşadığımız,
Kayboldu bütün hayallerimiz.
Geçmiş yok, gelecek yok, gün yok, gece yok.
Biz nerede kaybolduk, neredeyiz?
Hepsinden öte,
Ne bırakacağız kelepçeli gözlerine gecenin?
Sadece Ay’sız geceler sevdi,
Acının değiştiren yüzünü.
Anladım, dünyanın kafası bozuk..
Boy boy büyüdü ekilen acılı tohumlar.
İzini sürdüğümüz,
Bitmeyen kalabalık, dinmeyen uğultu.
Uçurduk geleceği,
Söküp bir gece fenerinin yüreğinden.
Biz miyiz kusurlu,
Biz mi değiştirdik dünyayı?
Anladım.
Dünyanın kafası bozuk.