İbrahim Amca,
Sen gideli uzun zaman oldu,
Özledim be Amca seni,
Hem de çok, pek çok.
Keşke ben de gelebilsem oraya.
Bazen düşünüyorum gelmeyi,
Hayır, bazen değil her zaman düşünüyorum.
Bugün dünden daha çok düşünüyorum.
Neden diyeceksen Amca,
Burada her şey sahte, her şey yapmacık.
Seviyorsun, sevilmiyorsun.
Seviyorsun, karşılığını görmüyorsun.
Dost oluyorsun,
Daha doğrusu dost olduğunu sanıyorsun,
Ama her şey sahte, yalan.
Ben sizlerin dostluğunu, karşılıksız dostluğunu özledim.
Yapmacık olmayan o gülüşünü özledim Amca.
Candan sarılışını özledim.
Getirdiğin şekerleri, leblebileri özledim Amca.
Bu sahte dünyada sadece birkaç gerçek dostum var,
Ben öyle biliyorum,
Onlar sayesinde ayakta durmaya çalışıyorum.
Kimse bana destek olmuyor Amca,
Sevmiyor benim sevdiğim gibi.
Sevmesini istediklerim de sevmiyor, kızıyorlar bana.
Bilmiyorum ben mi çok şey istiyorum
sevgiden yana, dostluktan yana.
Bazen yaşamanın anlamsız olduğunu düşünüyorum.
Ama vazgeçiriyor hislerim,
Her şeyi zamana bırakıyorum.
Yalnız kaldığımda tekrar geriye dönüyorum,
Dostları arıyorum bana destek olacak.
Ama olmuyorlar Amca.
Bilemiyorum Amca, diler misin ben de geleyim mi oralara?
Ne yapıyorsun kim bilir?
Yine hasta mısın?
Bakanın, dostun var mı Amca?
O transistörlü radyon yanında mı?
Evinin balkonu, balkonunda üzümleri var mı?
Onları bizim için saklıyor musun?
Bahçendeki salatalıkları kendi ellerinle kopartıp bizlere verecek misin?
Orada bağ, bahçen var mı?
Yazları üzümler olgunlaşınca çalmasınlar diye
bağın yanına ağaçtan kulübe yapıp
orada beraber bekçilik yapacak mıyız be Amca?
Hatırlıyor musun son ziyaretine geldiğimizde hasta yatağındaydın,
Zor kalkıyordun.
Bizleri görünce nasıl sevinmiştin.
Sarılmıştın bizlere, gözlerin yaşarmıştı.
Yüzünde sanki ölümün yankıları vardı.
Zayıflamıştın, nefes alamıyordun.
Biliyor musun ben de aynen senin gibiyim,
Nefes alıyorum ama alamıyor gibiyim.
Sen yaşamak isterdin, onca çileye rağmen, mutluydun,
Bense yaşamaktan bıktım,
Yaşamak istemiyorum be Amca.
Hatırlar mısın,
O hasta halinle bile ta Amasya’dan kalkıp
Ankara’ya Umut’un sünnetine gelmiştin.
Nefes alamıyordun,
Ama bizlere olan sevgin nefes alamamayı bile unutturmuştu.
Ne annem, ne de babam, ne de kardeşlerim gelmişti.
Yalnızca sen ve Fadik Yenge gelmiştiniz.
Ne kadar mutlu etmiştiniz bizi.
Nur içinde yat İbrahim Amca!
huseyin_kaygisiz 04.08.2007 Saat: 15:29
|
|