o yemyeşil kırlarda,hoş ovalarda
muş ovasına ilkbahar geldiği zaman
okşardı ruhumu rüzgarın esintisi
çiçekler açardı, kuşkar öterdi
mis gibi havayı çekip ciğerlerime
iyi ki yaşıyorum,yaşıyor buralar derdim
şimdi metropollerde, bu büyük şehirlerde
kuşlar kafese tıkılmış, çiçekler çiçekçide
ne toprak kokusu var, ne kaçışan tavşanlar
betonla örtülmüş, ne yana baksam beton
birer dev olmuş binalar
gelir üstüme üstüme
kaçabilen kaçıyor, sıĝınıyorum bende
birkaç metrekarelik parkların içinde
yalnız kalmış bir palmiyenin gölgesine
betonun soĝukluĝu insanlara da geçmiş
eller soĝuk, surat soĝuk, alın kırışmış
selamlaşmaktan bile aciziz
suskun duruyor herkes kendi halinde
suskun, konuşmaya ambargo konmuş
kentin taş binaları tarafından
analar bile burada çaresiz
o yürekli, eli öpülesi analar
garip, muzdarip kendi halinden
bir yanı beton kesmiş, hilkat garibeleri
şehrin yoĝuracaĝı çocuklar doĝurur
kaçayım diyorum bazen buradan
ormanın koynundaki bir daĝ evine
tabiatla içiçe, mor daĝlarla arkadaş
bir hayat süreyim ta ölene dek
ama düşmez ki yakamdan bu ölü şehir
ve kavuşma ertelenir yine başka bahara
kim ne derse desin umrumda deĝil
ben o güzelim doĝayı özledim
Mesut Yekta 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|