Şu içerisine sığmadığım,
Ortasında büyükçe bir masası
Olan, Kocaman odamın penceresinden
Küçücük hayatı seyrediyorum.
İlişmek istiyorum hayata, sağa-sola,
Bakıyorum vermek için bir mola.
Gözüm pek oralıklı değil.
Görüyor anı veriyor meyil.
Babam “ Ah gençlik “ derdi.
Bense “ ne diyor bu adam “ derdim.
Anlatırdı, ihtiyarlığı, hayatı,
Anlamazdım gelinecek akıbeti.
derken bir çocuk ilişti gözüme.
Saçlar jöleli,
Favoriler ince,
Kulağında küpe,
Sakalında üç tel…
Giyimi berbat
Gençlik bu mu heyhat.
Bu nasıl giyim bu nasıl tarz,
İçimden geldi, kızmak farz.
Kızan eleştiren olmuştum.
Kendi gençliğime dönmüştüm.
Ah gençlik der gibiydim.
Ama ben öyle miydim.
Giyimim-tipim güzeldi,
Beni herkesler süzerdi.
diye düşünürken :
Kendimi kandırdığımı fark ettim.
Ama ben o zamanlar pek gençtim.
Gördüğüm şu çocuk gibi ,
Oldum dündeki babam gibi.
Aslında yaptığım tek bir şey vardı.
Genç nesili eleştiriyor
İhtiyarlığa kızıyordum.
Tıpkı babam gibi.
zekeriya_duman 16.08.2007 Saat: 18:13
|
|