Suç işlemiş adamlar ne yapıyorlar acaba; dedi
Odasında sıkılan gardiyan kılıklı adam,
Sıcaktan bunalmış, kapalı bir yerde kalmış, bir süre
Suçları ne imiş demedi, masumiyetten uzak, tavrıyla…
Kimisi haklı sebeple, kimisi kaderiyle,
Kimisi naçarlıktan, kimisi de bir anlık öfkeyle; demedi
Suç işleyenler dedi; niçin insanlar demedi?
Kader mahkûmu da demedi; işte
Ne yapsınlar?
Dünyanın mahkûmları değil midir?
Bütün insanlar; hepimiz,
Onların hayalleri karanlık olmuş,
Hepsinin bir hayat hikâyesi var; fakat umutları tükenmiş,
Gelecek onlara, bileğnenirken; kapkara günlerle, kuşku içinde,
İnsanlığın, aymazlığın suçu yok mu bunda!
Suçlu ararsan; var mı dünyada suçsuz
Hangimiz günahsız, hangi mahkeme karar verdi;
İnsanlığın beraatına!
Bir mahkûmun hayatı kimin umurunda;
Zaman, acımasızken ve çok namertken,
Kim üstlenir,
Gençliğin yitip giden istikbalinin, mesuliyetini
Kim affedebilir, babasını vuranı, banka soyanı
Terk edip gideni sebepsiz…
Benim mahkûmum kaderin ve çaresizliğin,
Mecburiyetin mahkûmu; bazen de aşk mahkûmu
Diğerleri nefsinin…
Mahkûm işte; ikinci sınıf insan,
İnsan müsvettesinin gözünde,
Gözlerimizin önünde,
Bence herkes mahkûm; hepimiz hayata müebbet…
İLHAN TURAN 28.08.2007 Saat: 12:28
|
|