|
|
|
| Buraya Reklam vermek istermisiniz? |
|  |
Makamların Dili (Orhan ALTINBASAK - Köln)
|
|
1) Doğru olsun diyerek, söze rast’la başladık
İcra-i mûsikîyi bilenlere sakladık
2) Nâtık-ı manzûmeyi yazmak düştüyse bize
Bestekârın ruhudur, can verecek nikriz’e
3) Gülzâr olmuş her zaman mekânı bülbüllerin
Goncanın olmadığı yerde bülbül neylesin
4) Bülbülün yüreğini yakan sûz-i dilâra
Solan her gül ardından dönüşür bir yangına
5) Mahur’da kâm alacak ne var ki bülbül için
Onun derdi kâse-i fağfurdaki gül için
6) Orda gül de bülbül de sazkârın dilindedir
Boşalan her câm yine sâkinin elindedir
7) Sazendenin sazından dökülse de şevk-i dil
Ne söylenmek istenen, ne söylenen o değil
8) Her makâmın ardından taksime giren sazlar
Bazan dolaşır gelir zâvil’de karar kılar
9) Unutmaz hiçbir zaman sazendeler çargah’ı
Yaksa da hanendenin kalplere düşen ahı
10) Fasl-ı segâh ile başlar, âşıkanın figânı
Her terennüm ah olur, yad ederken cânânı
11) Nâme-i müstear’ın hazzını bilen bilir
İnsan sanki bir masal diyârında gezinir
12) Bir bilinmez âleme sürükler revnâknümâ
İlahi bir nur dolar, dinleyenin ruhuna
13) Bir sonbahar akşamı dinlerken buselik’i
Gördüm solan yaprakta, uhrevi güzelliği
14) Çok uzaktan aşk-efza bir şarkı yankılandı
Gönlüm geçmiş çok eski bir hatırayı andı
15) Elele iki âşık geçti gitti yanımdan
Söyleyerek bir şarkı bâyâti makamından
16) Canana giden yolda, uşşak’a yoktur mani
Dağ-tepe demez aşar, kalmasa da mecali
17) Usanmadan yol alır, menzil olsa da ırak
Vuslata erişmeden eylemez asla durak
18) Acem’de, olsa bile, âşığın sevdiceği
Çektiği cefa için, etmez asla sitemi
19) Güftesi hasret kokan acemkürkürdi bestenin
Taksimini dinledik, nefesinden neyzenin
20) Sonra yakın bir makâm geldi acemaşiran
Ruhları musikinin zevki ile dolduran
21) Tanburun tellerinde şimdi ferahfeza var
Ardından ûdi yine bir başka makâm arar
22) Nağmeler yol alırken, fasl-ı ferahnüma’ya
Gönüller dalar gider, binbir tatlı hülyâya
23) Rûyâda gezer gibi geçtik biz bir diyardan
Dediler geçtiğimiz, hayal şehir ısfahan
24) Pençgâh idi söylenen son şarkı dudaklarda
Yankılandı bir zaman, nağmeler uzaklarda
25) Çalarken tarz-ı cedid, mızrabı tutan eller
Hicranı andı yine, arşı saran gazeller
26) Bülbül gibi ah eden, gonca-i rânâ diye
Nice aşıklar geçmiş, dön de bir bak mâziye
27) Bir pınar gibi coştu, çağladı nişaburek
Her nağmede bir başka sevgiyle doldu yürek
28) Hüzün verir bana hep, makâm-ı pesendide
Her insanda ayrı bir his yaratır belkide
29) Hasretin acısını söyler sultan-ı ırak
Dinlerken hep kalbime, dolar gizli bir firak
30) Huzur verir sabâ’nın uhrevi okşayışı
Andırır her nağmesi, özenli bir nakışı
31) Her sevenin kalbinde yatar, bir beste nigâr
Sevenler sevdiğini rûyâda bile anar
32) Kalbe bahar coşkusu doldurur tarz-ı nevin
Dilinde nağmesidir, çılgın gibi sevenin
33) Dinledin mi hiç neylerden sâba bûselik”i
Haz verir nağmelerin o eşsiz güzelliği
34) O dügâh ki gönlüme sonsuz bir huzur verir
Bilinmez diyarlardan sanki haber getirir
35) Ruhumu okşar elbet, estikçe, şevk-u tarab
Bir uhrevi duyguyla dolmak ne güzel yârab
36) Bâzan Makâmı küçek işvesi sarar sazı
Nazlanan rakkasenin kaybolur o an nazı
37) Bir hazin macerâyı söyler sanki reng-i dil
Ayrılan sevgililer, bomboş kalan bir sahil
38) İnleyen dalgaları dinlerken zaman zaman
Duyarım şevk-efza’dan nağmeler sanki bir an
39) Sürükler canfeza’nın iksirli melodisi
Eğer bir de güzelse hânendelerin sesi
40) Burcu burcu kokar hep bizim öz musikimiz
Kaç yüzyıl önce böyle, bir hüseyni bulduk biz
41) Bir aşık sevdiğini yürekten seviyorsa
Anlatır hislerini muhayyer şarkılarda
42) Gönüllere sevgi aşk dolan mevsimdir bahar
Hayat gelir cihâna, goncalanır gül-i zar
43) Usta, tatlı bir yaydan dökülen gerdâniye
Benzer terennümlerle çağlayan bir dereye
44) Mûsiki sanma sakın, yalnız hoş bir neva’dır
Ehli tabiban bilir, bir çok derde devâdır
45) Nice diyarlar gezdi zühre’nin aşkı ile
Hiçbir engeli aşmak zor gelmedi tahir’e
46) Ruhların gıdasıdır derler mûsıki için
Uhrevi bir haz vardır nağmesinde eviç’in
47) Güneşin batışında bir gizli hüzün vardır
Ölen gün arkasından yaz tutan ferahnâk’tır
48) Eğer yolun düşerse birgün şehr-i hicaz’a
Bil ki meftun olursun orda çalınan saza
49) Bu makamı sultanlar hümâyunda dinledi
Sazendenin mızrabı bu makamla inledi
50) Dedenin yarattığı o sultan-ı yegâh-ı
Dinledi Sultan Selim bir sonbahar sabahı
51) Zaman zaman inleyen sine keman ardından
Döküldü bir semâi aksak hicaz aşirân
52) Şehnaz`a varmak için ûdi girdi taksime
Sanki bir sevgi seli, akıp doldu kalbime
53) Sonra içli bir şarkı yankılandı hisar’dan
Ahde vefa bekleyen kalpteki o cânândan
54) Aşıkın hislerinı anlatan güldeste’si
Aynı hisleri söyler bestekarın bestesi
55) Aşk, seven gönüllerde hiç sönmeyen bir kordur
Suz´i dil’i anlatmak, sevmeyene çok zordur
56) Nağmeler bir coşkudur, kürdili hicazkâr da
Yalnız bülbülün sesi, böyledir ilkbaharda
57) Görmek nasip olmadı ol şehr-i nihavend’i
Yalnız ben bu makamda buldum sonsuz ahengi
58) Seher yeli gibidir nev-eser nağmeleri
Huzur verir ruhlara, teskin eder kalpleri
59) Dökülen çağlayana benzer fasl-ı karcığar
Nağmeler coşup taşan bir nehir gibi akar
60) Kaynağından dökülen bir pınar kadar berrak
En tatlı nağmelerle akıp gider sûzinâk
61) Bazen kıvrak coşkulu, bazen de hasret kokar
Her bestesi bir başka güzellikte hicazkâr
62) Hüzzam İhtişamı başlar ilk nağmesinde
Binbir fırtına kopar sazların tellerinde
63) Tanrıdan bize olan belki en güzel ödül
Her şaire ilhamdır çiçeklerden lâle-gül
64) Sürçü lisân ettiysek şâirân hesabına
En son sözü bıraktık zevk-idil erbâbına
65) Rast ile çıktık yola, dolaşıp geldik rast’a
Nâtıka ruh vermeyi, devrettik bestekâra
Orhan ALTINBAŞAK - Köln
AhmetTERLi 04.09.2007 Saat: 16:30
|
| |
| |
|
Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 7

|
|
|