Ne gam rüzgârına kapılmışsın
Beğendiğin yerde durmuşsun
Çeşit çeşite, seyir olmuşsun.
Bazen acısını duymuşsun
Eskinin.
İki damla yaş dökersin kahrından.
Sevdalını görünce,
Telaşlanır, buğulanır yumağın.
Kâh açılıp kâh yumulursun
Bir heyecan karmaşasındasın.
Sevdalın da koşmakta sana.
Bir çekim bir gürültü,
Akan ışık sevdandır.
Bütünleşirsin sevginle.
İşte o an kabarır yüreğin
Hatırlarsın hasretleri.
Neşe dökme gayretleri dolu.
Bolluk bereket diye.
Boşalmadasın oysa.
Onca yakınma feryat varken
Aymazdasın sadece sessizliğinle.
Kapılacak rüzgâr beklersin.
A yumağım buluşmadan önce,
Duygusaldın kendi kendine.
İfade etmiyordun
Hiç bir şey çevrene.
Kavuşunca mantıksal görevsel oldun.
Konuşkan, gürültücü, umut.
Anlamıyorsun beni bulutum
Yüreğimde buharlaşmış.
Boğazımda düğüm.
Gönlümde hüzün.
Bir dokunuşunda, ah, bir dokunuşunda,
Bak nasıl görevsel olurum.