Kalk hadi durma böyle hüzünlü,
Yakışmıyor gül yüzüne gülüşsüzlük,
Tara saçlarını,balkona çıkalım
Hava serin mevsim sonbahar,
Üşütürsün kalın giyin.
Yeşil hırkanı al omuzlarına,
Bilirsin severim sende yeşili.
Bak yine ben demledim çayı
Rengi tıpkı gözlerinin karası.
Ne havadan sudan konuşalım,
Nede geçmişi açalım,
Susup sadece birbirimize bakalım,
Bırakalım bu saatten sonra
Sadece yüreklerimiz konuşsun
Dillerimiz söylenecekleri,söyledi nasıl olsa.
Doydu içimiz,acıya,ayrılığa,yalnızlığa.
Kanadı içimizde,kırılan dallarımızın çatalı
Aynı ağacın,aynı dalında bir meyveydik seninle,
Sen kırmızının en kırmızısı,
Ben yanında yeşil bir yaprak.
Çalsada tadı bazen acı,bazende acımtırak,
Kaldıralım aramızdaki denizin dalga kıranlarını.
Artık ne dalga olur,nede fırtına.
İkimizde batırdık gemileri nasıl olsa,
Boşver dolmasın gözlerin bu saatten sonra
Gemiler varsın batsın denizin dibine
Uzat ellerini ellerime
Oturalım seninle gecenin kıyısında
Sonra beraberce kalkarız
Tan yeri ağarıp,güneş doğunca,
Kalk hadi durma böyle hüzünlü…
Yakışmıyor gül yüzüne gülüşsüzlük…
22-11-2007
melih taycan 05.12.2007 Saat: 16:20
|
|