Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-07-26 05:15:51 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » şiirleri » 'Ben Geldim Anne' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


Chamfort derki:

Aşk hakkında herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır.



Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild eskici.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild resimli siir20.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


Ben Geldim Anne

BEN GELDİM ANNE

Tam on yıldır memleketinden, çok sevdiği ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalmıştı Mehmet. Girmiş olduğu üniversite sınavını kazanmış ve henüz gencecik bir delikanlı iken, okumak için ayrıldığı memleketine ancak on yıl sonra gelebilmişti.

Aradan geçen bunca zaman diliminde, Mehmet üniversiteyi bitirmiş, yedek subay olarak askerliğini yapmıştı. Senelerce doğu ve güneydoğunun terör bölgelerinde özel harekâtta çalışarak bu vatana hizmet etmişti.

“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” misali, Mehmet’in çalışma azmi ve bu mesleğe olan aşkı hiç göz önüne bile alınmadan, sudan bahanelerle maalesef ki özel harekâttan kadro dışı bırakılmıştı. Bundan sonra, özel harekât Mehmet’in içinde acı bir yara olarak kalacaktı. Acı bir yara ve asla ulaşamayacağı bir yıldızı olacaktı. Sonrasında ise; Emniyet teşkilatında şerefli bir polis memuru olarak mesleğine devam edecekti. Mehmet hemen hemen her gece rüyasında, özel harekâtta ki çalışma arkadaşlarını görüyordu. Sabah olduğunda ise, yatağından buruk bir acıyla ve gözyaşlarıyla uyanıyordu. Yüreğinde yanan bu meslek aşkı onu çok yıpratıyordu.

Zaman denilen vuslat o kadar çabuk geçmişti ki, Mehmet her geçen gün biraz daha kabullenir olmuştu her şeyi. Ya da öyle olduğu için, boyun eğmek zorunda kalmıştı. Çünkü yapabilecek hiç bir şey yoktu. Çaresizdi. Mehmet evlenmişti. Mine adında bir kızı, Emir adında bir oğlu olmuştu. Kızı altı yaşına, oğlu da üç yaşına gelmişti. Hayat şartları, yaşam koşulları çok ağırdı. Omuzlarında ağır bir yük taşıyordu. Maddi olanaksızlıktan dolayı özlediği memleketine ve çok sevdiği ailesini bile görmeye gidemiyordu. Anne ve babası henüz torunlarını ve gelinlerini bile görememişlerdi. Bu durum içini acıtıyordu. Mehmet’in yüreğinde olmasını istediği o kadar çok şey vardı ki, imkânı olsa bunların hepsini bir an da gerçekleştirmek istiyordu. Mesela; kızına ve oğluna güzel bir gelecek bırakabilmek, memleketini, annesini ve babasını görüp onlarla hasret gidermek, bir de çok sevdiği özel harekâta yeniden dönebilmek. Belki maddiyata dayalı olan şeyleri zamanla yapabilirdi ama özel harekâta dönmek çok zordu onun için. O da bunun farkındaydı, bu nedenle her şeyi olduğu gibi kabullenmişti.

Kredi kartları borcu yüzünden intiharı bile düşünen Mehmet, bir akşam babasından gelen telefonla, yaşamının bu kadar değişeceğini tahmin bile edemezdi belki de. Adeta Mehmet’e sihirli bir değnek değmişti. Gırtlağa kadar dayanan borçlar yüzünden bunalıma giren Mehmet’in imdadına, babası Metin bey yetişmişti. Kredi kartlarındaki tüm borçlarını kapatmıştı. Borçları yüzünden kaybettiği huzurunu, mutluluğunu vermişti babası ona. Hayatta her şey para demek değildi, ama mutlu, huzurlu ve sağlıklı yaşayabilmek için para şarttı. Zaman öyle bir zaman olmuştu ki; hayatın adı da, sanı da para olmuştu. Yazık ki; bütün manevi değerlerden, dostluk, arkadaşlık kavramlarından bile üstün tutulur olmuştu.

Mehmet, polis sandığından çektiği araba kredisi ile bir araba bile almıştı. Oysaki daha düne kadar bir arabanın hayalini bile kuramazken, şimdi hem borçları kapanmıştı, hem
de güzel bir araba alabilmişti. Belki de hayatında hiç olmadığı kadar çok mutluydu.
O yaz yaşamının en güzel günlerini yaşıyorlardı ailece. Mehmet eşi ile birlikte aldıkları karar üzerine, senelik iznini alıp arabasıyla memleketine gidecekti. Eşi de Mehmet’in ailesini ilk defa görecekti. O da en az Mehmet kadar heyecanlıydı. Nihayet çok özlediği memleketine gitme günü gelmişti. Valizler hazırlanmış, tüm hazırlıklar yapılmıştı. Mehmet on yıldır görmediği anne ve babasını görecekti. Gözünde tüten memleketinin havasını soluyacaktı. Yüreği kıpır kıpır, sanki heyecandan yerinden fırlayacak gibi atıyordu.

Yol boyunca eşi ve çocuklarına unutamadığı anılarından, memleketinden ve ailesinden bahsetti. Araba bir uçak kadar rahattı. Bu nedenle yolculukta çok rahat geçiyordu. Sıkıldıkları ya da yorgun düştükleri zaman mola verip dinleniyorlar, sonra tekrar yola devam ediyorlardı. Uzunca bir yolculuğun sonunda, nihayet Mehmet’in memleketi olan Samsun’a gelinmişti. Arabasını durdurup denizin kıyısında etrafı seyre daldı. Kollarını iki yana açıp, denizin kendine has kokusunu derin derin içine çekti. Kimsenin bilmediği, on yıldır yüreğinin derinliklerinden gelen bir hasret, benliğini esir etmişti sanki. Şimdi ise; bu esareti adeta denize atıyor, ondan kurtulduğunu haykırıyordu.

Samsun; yeşilin her tonunu görebileceğiniz, doğanın bütün güzelliklerini cömertçe sergilediği, son derece güzel bir şehirdi. Mavi ile yeşilin kucaklaştığı en güzel yer burası olmalıydı. Şehrin girişinde yazılı olan tabela anlam yüklüydü.

“Atatürk’ün şehri Samsun’a hoş geldiniz.”

Tüm heybetiyle denize demir atmış Bandırma vapuru, tarihin tüm izlerini üzerinde taşıyarak, nazlı bir gelin kadar saf ve masum duruyordu.

Mehmet’in heyecanı ellerinden, bakışlarından, yüzünün renk değiştirmesinden, kısacası her şeyinden belli oluyordu. Gözlerinin içi gülüyordu. Bir bayram çocuğu gibi seviniyordu. Mutluluk her insana yakışır ama Mehmet’in yüzüne, daha ayrı bir ahenkle gelmişti sanki. Arabayı park edip, cep telefonundan babasına telefon açtı. Babası ile kararlaştırdıkları yerde buluştular. Artık baba ocağına gitme vakti gelmişti. Babası arabada hem yolu tarif ediyor, hem de hiç görmediği torunlarını kucaklamaya çalışıyordu. Mehmet sabırsızlık içinde, geçen her dakika da annesini biraz daha özlüyordu. Ne de olsa anadan babadan ayrı geçen, yılların hasreti vardı yüreğinde.

Evin önüne geldiklerinde, Metin bey torunu Emir’i kucağına alıp arabadan indi. Mehmet arabanın bagajından valizleri indirirken, eşi de kızı Mine’nin elinden tutup bekliyordu. Valizlerin bir kısmını Mehmet, bir kısmını da eşi aldı. Yavaş yavaş merdivenlerden yukarı çıktılar. Babası kapıyı açmış onları bekliyordu. Seneler önce genç bir delikanlı iken ayrıldığı ailesinin yanına, şimdi evli ve iki çocuk babası olarak gelmişti. Mehmet’in gözleri annesini arıyordu. Az sonra uzun boylu, beyaz tenli, yeşil gözlü, başı eşarplı mütevazı bir kadın odada beliriverdi. Bu kadın, senelerdir hasretini yüreğinde taşıdığı annesinden başkası değildi.

İkisinin de gözleri birbirine değmişti, ikisi de ağlamaklıydı. Oturduğu koltuktan fırlayarak kalktı Mehmet. Hasretle uzun uzun annesinin boynuna sarıldı. Onu öptü, kokusunu içine çekti. Annesi de oğlunu öpüp, kokladı. Ana oğul ikisinin de gözyaşları durmak bilmiyordu artık. On yılın hasreti derin izler bırakmıştı yüreklerinde.

Annesi Mehmet’e sıkı sıkıya sarılarak;
“Çok şükür Allah’ıma. Seni ölmeden önce dünya gözüyle bir kez daha görebildim. Çok şükür Allah’ım… Çok şükür…”
Mehmet boynuna sarıldığı annesine;
“ Seni çok özledim anne. Sana geldim. Sana torunlarını ve gelinini getirdim.”
“Ben geldim anne…”


28. 09. 2006 / ANKARA

Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU


12.12.2007 Saat: 12:24

- Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




    Sairin () diger siirleri:

  1. yalvarmadım mı?
  2. Baba İle Oğul'un Kaderi
  3. Zamansız
  4. Çok Güzel Gülüyorsun
  5. Çocuk
  6. Çocuğun Hakkı
  7. Çoban Kavalı
  8. Mısra-i Berceste (4) Cevap Ver
  9. Mısra-i Berceste (3) Bir Bakış
  10. Mısra-i Berceste (2) Bir Çıkmazdayım
  11. Bu Şehir
  12. Bolu Dağları
  13. Bizim Buralarda
  14. Bir Umuttun Yüreğimde
  15. Bir Şehrin Günlüğünden
  16. Bir Sen Varsın Gözümde
  17. Bir Ölüm Tanıdım
  18. Bir Kuş Uçursam Göklere
  19. Bir Kelepçeydi Sevdan
  20. Bir Kavgadır Sevdam
  21. Bir Gün Mutlaka
  22. Bir Şiir Ölüyor
  23. Bir Bahar Yaşıyorum
  24. Bir Kadın
  25. Beni Hatırla
  26. Ben Ozanım
  27. Ben miydim Ayrılalım Diyen
  28. Belki Gelirsin
  29. Bekleyiş
  30. Batan Güneşin Ardından
  31. Barış İstiyorum Tuna
  32. Balıkçının Ardından
  33. Bahar Tomurcuğum
  34. Babamı Öldürdüm Hiç Kan Çıkmadı
  35. Mısra-i Berceste (1) Aşk
  36. Aynalar ve Yıllar
  37. Aşkın Rengi Kırmızı
  38. Arzular
  39. Arkadaşa Serzeniş 2
  40. Arkadaşa Serzeniş 1
  41. Arkadaş
  42. Antalya'da
  43. Ankara'ya Kar Yağıyordu
  44. Anılarımda Sen
  45. Ana
  46. Ağlayan Yıldızlar
  47. Anılar Yetmez Bana
  48. Ağlamak
  49. Ağaran Saçlarım
  50. Affetmeyeceğim Seni
  51. Affet Beni Allah'ım
  52. Af Çıkmış
  53. Türkoğlu Türkleriz Biz
  54. Sevdalar
  55. Hoşçakal Can Azerbaycan
  56. Gökyurt'um Kerkük'üm
  57. Şehit Mehmetçik
  58. Filistin gözlerimde ağlıyor
  59. Yeşil gözlerinde kaybolan dünya
  60. zorla aşk olmuyor”
  61. Yaşamak
  62. zamansız
  63. Başlık Parası
  64. Ben Geldim Anne
  65. Yürekler dolusu sevgiler
  66. yürek işi
  67. yüreğimdeki çocuk
  68. Yüreğim hala seni seviyor
  69. Mısra-i Azade
  70. Yunus'a
  71. Yazmak istiyorum
  72. Yaşamak
  73. Yaşama Dair
  74. Vurgunum sevdana
  75. virane
  76. Ve yine O'na
  77. vazgeçmem Bosna’dan
  78. Üşümüş kar taneleri gönderiyorum sana
  79. Ülkemin Yol arkadaşı
  80. uzaklar
  81. Utanmaz geceler
  82. unuttuk insanlığı
  83. Boz Eşşeğin Rüyası
  84. unut beni
  85. Umutlar
  86. Mısra-i Azade 3
  87. Türkiyem
  88. Gavurdağı
  89. Türk kahvesinin tadı
  90. Tutku
  91. Mısra-i Azade
  92. şiirsel
  93. Şiir üzerine
  94. Şiir
  95. Sevgiler Günışığında
  96. Sevgi ve Aritmetik
  97. Sevgiliye Mektup 1
  98. Sevgiliye Mektup 2
  99. Sevgiliye Mektup 3
  100. Aşk
  101. Bir Ölüm Tanıdım
  102. Bir Umuttun Yüreğimde
  103. Bizim Buralarda
  104. Hüzün çiçekleri
  105. Gerçek Sevgi
  106. Emine Sevinç Öksüzoğlu'ndan Seçme Şiirler
  107. soykırım
  108. son kararını ver
  109. Sevmesini bil
  110. “Sevdam seni bırakmasın”
  111. seni son kez yaşamak
  112. sen varsın dilimde
  113. Sen ve ben
  114. Sana Dair
  115. Rüya
  116. Rumeli Ezanları
  117. özgürlük türküsü
  118. Özgürlük
  119. Bu Şehir
  120. Güneş Yüzlü Çocuklar
  121. İncir Ağacı
  122. Kambur Fatma
  123. Kıbrıs Barış Harekatından Asker Mehmet'in Öyküsü
  124. Mine'nin Mutluluk Oyunu
  125. Mor Koyun
  126. Türk Subayı İle Ermeni Kızın Aşk Öyküsü
  127. Türkiye'nin Başbakanından
  128. Yeşil Gözlerinde Kaybolan Dünya
  129. Zeliş
  130. Af Çıkmış
  131. Affetmeyeceğim Seni
  132. Ağaran Saçlarım
  133. Ağlamak
  134. Ağlayan Yıldızlar
  135. Anılar Yetmez Bana
  136. Ankara'ya Kar Yağıyordu
  137. Arkadaş
  138. Aşkın Rengi Kırmızı
  139. Babamı Öldürdüm Hiç Kan Çıkmadı
  140. Bahar Tomurcuğum
  141. Balıkçının Ardından
  142. Barış İstiyorum Tuna
  143. Mutluluk oyunu
  144. Özgürlük…
  145. Belki Gelirsin
  146. Ben miydim yrılalım Diyen
  147. Bir Kadın
  148. Bir Şiir Ölüyor
  149. Bir Kavgadır Sevdam
  150. Bir Kelepçeydi Sevdan
  151. Bir Kuş Uçursam Göklere
  152. Şehit Mehmetçik
  153. Gökyurt'um Kerkük'üm
  154. Hoşçakal Can Azerbaycan
  155. Sevdalar
  156. Türkoğlu Türkleriz Biz
  157. Çoban Kavalı
  158. Çocuk
  159. Çok Güzel Gülüyorsun
  160. Deli
  161. Düşler Sokağı
  162. Düşsel Fantaziler
  163. Düşün
  164. Düşüncelerimde Sen
  165. Elveda Şehr-i Gaziantep
  166. Erkeğim
  167. Eyy Ölüm
  168. Gel Bana
  169. Gülünce Güneşler Açan
  170. Gündönümü
  171. Gözlerin
  172. Her Şey Aynı Aslında
  173. Hoşgeldin Bebeğim
  174. İhanet
  175. İkibinlere Doğru
  176. İkiye Bölünen Gece
  177. İnsanca Yaşa
  178. İstanbul'a Veda
  179. Kolay mı?
  180. Kosova Kan Ağlıyor
  181. Kovala Sevdanı
  182. Kozmik Rüzgârların Anısı
  183. Küçüğüm
  184. Korkma yaşamaktan
  185. Nasıldır Bilir Misin?
  186. Ne Anlamı Var
  187. Ne Olur!
  188. Ne Zaman Geleceksin?
  189. Nedense
  190. Olmuyor Sensiz Bu Can
  191. On Dokuz Otuz Vapuru
  192. Otuz Yedi Şubat
  193. Ölüm Ekmek Peşinde
  194. Ölüm Sana Şiir Yazdım
  195. Ölümün Soğuk Yüzü
  196. Öyle Olmalı Ki
 
· Özlem şiirleri



En son eklenen Özlem şiiri
Sensizlik Sokağı


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.24 sec.