Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-07-09 18:20:25 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » şiirleri » 'Gavurdağı' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


Power derki:

Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. S. M.


Buraya Reklam vermek istermisiniz?

Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild hbkö.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild Günbatımı~0.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


Gavurdağı

GAVURDAĞI

Gâvur dağı; Adana, Gaziantep, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman, Kilis, Mersin, Hatay, Kadirli, Kozan, Bahçe, Ceyhan, Dörtyol, İskenderun, Düziçi, Çukurova il ve ilçelerini kucaklamış, Tanrı dağı ile sırt sırta vermiş, bir tarafta Avanoslar, bir tarafta Toroslar ve efsanesi ile dilden dile dolanmış bir dağdır. Civarında bulunan Gökçe dağ ve Düldül dağı ile tepelerden akan pınarları ile eşsiz manzaraya sahiptir Gavur dağı.

Gavurdağı’nın eteğinde, tozlu toprak yoldan ulaşımı sağlanan, toprak damlı, köhne bir evde, ailesi ile birlikte yaşamaktadır Feride. Asiye, Halime, Semiye ve Ömer olmak üzere beş kardeştiler. Eğer ölen dört kardeşi de yaşamış olsa idi, bu toprak damlı, iki odalı evde, dokuz kardeş olarak yaşamını sürdürmüş olacaktı.

Feride kardeşlerin en büyüğü idi. Yoksulluktan ve baba Ökkeş’in “kız çocukları okula gitmez” düşüncesinden dolayı, okula gidememişti. Oysaki en büyük hayali okuyup öğretmen olabilmekti. Kendisi gibi olan çocuklara sahip çıkıp, onların okumasını sağlamaktı.

Anne Fatma tipik bir Anadolu kadını olup, ezgin, çile çekmiş, çocuklarına son derece düşkün bir kadındır. Baba Ökkeş ise; çabuk sinirlenen, asık suratlı, çehresi ters, çocuklarına sevgisini göstermeyen, asabi, hala çok eskilerden kalmış örf adetlere, gelenek ve göreneklere bağlı, ses tonundan bile çocukların çekindiği bir babadır. Anne Fatma ile baba Ökkeş, Gavurdağı’nın eteğindeki bu toprak damlı evden, çocukları ile birlikte her gün tozlu yolları aşarak tarlaya çalışmaya giderlerdi. Tapan bellerinde, Orak, Kılıç ellerinde, kavurucu yaz sıcağının altında durmadan çalışırlardı. Akşam güneş battıktan sonra, yorgun argın tozlu toprak yoldan evlerine dönerlerdi.

Feride ve ailesi haftada bir şehre gelir, burada kurulan pazarda kendi yetiştirdikleri ürünleri satar ve ihtiyaçlarını karşılayıp yeniden evlerine dönerlerdi. Bazende pazar çıkışı şehirde oturan teyzesini ziyaret edip, hafta sonunu burada geçirirlerdi. Feride, teyzesi Nuray’la çok iyi anlaşıyordu. Elinden gelse buradan hiç gitmek istemiyor, bütün zamanını teyzesi Nuray’da geçirmek istiyordu. Şehirdeki kız arkadaşları ile çok iyi anlaşıyor, onların giyim kuşamları Feride’yi çok etkiliyordu. Ancak onlar gibi giyinip süslenemiyordu, çünkü babası onu böyle görecek olursa, onu oracıkta öldürüverirdi.

Kız arkadaşlarından Arzu ve Meral’in İstanbul’dan gelmiş, filinta gibi, yakışıklı ve masum bakışlı erkek arkadaşları vardı. Arzu ve Meral arkadaşları ile sinemaya, gezmeye gidiyorlar, dönüşte de kendilerine alınan hediyeleri Feride’ye gösteriyorlardı. Feride de bütün bu olanlara, güzel bir şeymiş gibi imrenerek bakıyordu. Arzu ve Meral;
“Eğer istersen bizim oğlanların yakışıklı arkadaşları var seni tanıştıralım.”
Feride de arkadaşlarının bu teklifini kabul eder. Oysa bilmiyordu ki; İstanbul’dan Gâvur dağı’nın çevre il ve ilçelerindeki kızları evlenme vaadi ile kandırıp tuzağa düşüren, onları genelevlerine, pavyonlara satmak için gelen büyük bir şebekenin elemanları idi bu delikanlılar.

Bu şebekenin başında ise; iri yapılı, yuvarlak çehreli, elinde sürekli piposu ile dolaşan, acımasız, zalim biri olan, Cengo lakaplı, Beyaz Cengiz adında bir kişi vardı. Bu kişi, yakışıklı, masum yüzlü, burjuva tipli erkekleri kendi hesabına çalıştırıyor, ülkenin ileri gelen isimlerine ve kendi özel müşterilerine sunmak için, el değmemiş, bakire, kız oğlan kızları bu gençler vesilesi ile tuzağa düşürüp, onlara sunuyordu. Ancak bu kızlar kaçacak olursa, onları ve ailelerini ölümle tehdit ediyor, karşı gelenleri karanlık bir hücreye çırılçıplak kapatıp, aç susuz bırakıyordu. Bir şekilde istediklerini mutlaka yaptırıyorlardı. Ağına düşürdüğü kızları, her ne olursa olsun asla bırakmıyor, kan emici bir yarasa gibi bundan besleniyordu.

Ertesi gün Feride ailesine bir bahane uydurup, Arzu ve Meral ile birlikte şebekenin elemanı olan arkadaşları ile buluşurlar. Feride burada Hüseyin adındaki son derece yakışıklı ve bakımlı bir erkekle tanışır. Onu ilk görüşte beğenmiştir. Feride ile Hüseyin birkaç kez görüşürler. Feride babasının baskısı yüzünden fazla çıkamaz, ancak Hüseyin onun peşini hiç bırakmaz, hatta tarlaya kadar gidip onunla buluşur. Çünkü Feride çok güzel bir kızdır ve onun iyi para edeceğini düşünerek, patronun gözünde yükseleceğini düşünür. Hüseyin bir gün Feride’ye evlenme teklifinde bulunur ve Feride bu yoksul hayattan, baba baskısından kurtulmak için hiç tereddütsüz kabul eder. Oysaki Arzu ile Meral’in konuştuğu şebeke elemanlarıda aynı gün onlara evlenme teklifinde bulunmuşlardır. Onlarında kabul edeceklerini bildiklerinden dolayı, belirtilen günde kızları alıp İstanbul’a kaçıracaklardır. Şebekenin planı tıkırında yürümektedir.

Arzu, Meral ve Feride sevdikleri gençler tarafından evlenme vaadi ile kaçırılırlar. Ancak onlar kaçırıldıklarını dahi anlamazlar. Feride öylesine güzel bir kızdır ki, İstanbul’da bunu gören şebekenin başı Feride’yi çok beğenir ve Feride’yi göstererek;
“Bu özel paket olacak” der.
Feride kaçırıldığını sonradan anlamış ve buradan kurtulmak istemişse de bir türlü başarılı olamamıştır. Her defasında değişik tehditlere maruz kalmıştır. Ancak Feride güzelliğinden dolayı onlar için özeldir. İyi bir müşteri çıktığında, yüksek bir fiyata müşteriye sunulmak için saklanmaktadır. Maalesef ki; evlenme vaadi ile kandırılan Arzu ve Meral önce uyuşturucuya alıştırılmış, ardından bir sürü erkeğe sunularak bir pavyona satılmışlardır.

Feride’nin babası Ökkeş ise, bu utancı kaldıramaz. Bunu bir namus meselesi olarak görüp, henüz 17 sinde ki oğlu Ömer’in eline bir silah vererek;
“Gidip ablanı bulacaksın, namusumuzu temizleyeceksin, o bizim namusumuzu iki paralık etmiştir. Alnımızdaki lekeyi sileceksin.”
Ömer tozlu köy yollarından başka, bilmediği yol olmayan memleketinden ayrılır ve babası ile birlikte İstanbul’a gelirler.

Cengo lakaplı Beyaz Cengiz’in emri ile adamları tarafından kaçırılan masum kızlar, şebekenin Kahramanmaraş’taki bir ayağı ile pavyonlara satılmak üzere, birçok kızı burada bulunan Ahır Dağındaki özel dağ evlerinde tutup, onları eroin, esrar ve diğer uyuşturuculara alıştırarak, işin inceliklerinin eğitimi verildikten sonra, Kahramanmaraş’taki pavyon ve genelevlerine satıyordu. Eroin, esrar ve diğer uyuşturucu maddeleri hem kullandırıyor, hem de yurt içi ve yurt dışına bunun satışını sağlıyordu. Kurmuş olduğu bir şirket tarafından da, kara para aklaması yapıyordu. Pamuk tarlalarında işçi olarak çalışan, yoksul ailelerin kızları olan ve kurtulmak için fırsat kollayan, ancak kurtuluşu sadece evlilik olarak gören bu gencecik kızlar, İstanbul’dan gelip çevre illerde ve ilçelerde kızları ayartan, büyük bir şebekenin adamları tarafından evlilik vaadi ile kolayca kandırılıp tuzağa düşürülüyorlardı.

Gaziantep’te yaşayan anne ve babası ayrılmış, mutsuz bir ailede büyümüş, Deniz adında bir genç kız henüz lise son sınıfında okuyorken, bu şebekenin elemanı olan Yusuf adında bir gençle tanışır. Bu genç her gün okul çıkışlarında Deniz’i almaya gider, bir süre araba ile gezer, oradan da evine bırakırdı. Ancak Yusuf belli bir güveni sağladıktan sonra “sensiz yapamayacağım, seninle evlenmek istiyorum” der ve Deniz’e niyetinin ciddi olduğunu vurgulamak ister. Deniz’de mutsuz olan aile yaşamından kurtulmak adına kabul eder. Oysaki Yusuf zaten İstanbul’da bir başkası ile evlidir ve bu şebekenin elemanıdır. Yusuf Deniz’i kandırır ve imam nikâhı ile evlenir. Şebeke tarafından çekilen video görüntüleri ile Deniz’e şantaj yapılır. Deniz artık bu şebekenin malıdır. Onların sözünden çıkamaz. Aksini yapacak olursa, ailesinin de onunda sonu ölümdür. Deniz’in babası Mahmut bu olanları gururuna yediremez, birlikte yaşadığı kendi annesini, 3 çocuğunu kurşuna dizer, son olarak ta kendine bir kurşun sıkıp bu utançtan kurtulmak ister.

Adana’da ise Cennet adında bir genç kız, baba ve ağabey baskısından kurtulmak için, hastane dönüşü tanıştığı Mürsel adındaki bir gençle görüşmeye başlar. Bu görüşmeler sıklaşır ve Mürsel evlenmek istediğini, niyetinin ciddi olduğunu söyler. Cennet’te durumu annesine açıklar, o da aile büyüklerine. Belirtilen gün ve saatte Mürsel Cennet’i istemeye gider ancak Cennet’in ağabey’i bu delikanlıyı gözü tutmadığından, kızı vermeye yanaşmaz. Çaycılık yapan ağabey ertesi gün iş dönüşü, şebeke tarafından başına bir kurşun sıkılarak öldürülür. Cennet ve Mürsel Adana’dan İstanbul’a kaçarlar. Ancak Cennet’in sonu kaçınılmazdır. Önce uyuşturucu ve alkol, ardından ise Cengo’nun özel müşterilerine sunularak, oradan da pavyonlara ve genelevlerine satılır.

Mersin’de yaşayan Songül adındaki genç kızın babası, o küçükken ölmüştür. Anne Halime evlere temizliğe giderek çocuklarını büyütmüştür. Songül son derece güzel ve akıllıdır. Tek hayali okuyup polis olmaktır. O gün dershane çıkışı şebekenin elemanlarından olan, Rıfat’la tanışır. Rıfat kendisini iş adamı olarak tanıtır. Bir süre görüşüp, güven sağladıktan sonra, Rıfat Songül’e evlenme teklif eder. Ancak Songül bu teklife sıcak bakmaz. Çünkü önünde okuyup polis olmak gibi bir hedefi vardır. Rıfat’ın ısrarları sonuçsuz kalınca, bir gün şebeke elemanlarından birkaç kişi ile birlikte Songül’ü kaçırırlar. Ancak Songül kurnazca davranır ve zorla bindirildiği arabadan kurtulmak için “tuvaletim geldi” der. Bir benzin istasyonunda duran araçtan iner ve tuvalete gider. Buradaki bir tuvaletin arka kapısına;
“Benim adım Songül ……. plakalı araçla beni İstanbul’a kaçırıyorlar, ne olur beni kurtarın” diye not yazıp çıkar.
Şebeke elemanları benzin istasyonundan araçla uzaklaşırken, tuvaleti temizlemek için giren istasyon görevlisi bu notu görüp polisi arar ve plakayı bildirir. Çok geçmeden polis aracı bulur. Araç içindeki şebeke elemanları ile polis arasında çatışma çıkar. Songül bir fırsatını bulup olay yerinden kaçar ve oradan geçmekte olan İstanbul’dan Adıyaman’a giden bir yolcu otobüsünün önüne kendini atar. Bu otobüsle Adıyaman’a gider. Adıyaman terminalinde iner inmez şebekenin başka elemanları tarafından izlenir. Ancak şebekenin bir elemanı arada bir telefonla görüşüp, Cengo’ya bilgi vermektedir. Cengo ısrarla elemanına; “Paketi sağlam istiyorum” der.
Songül ile şebekenin bu acımasız elemanları tarafından şiddetli bir kovalamaca başlar. Adıyaman’ın Nemrut dağı bu kovalamaca da son noktayı koyar. Maalesef ki Songül şebeke tarafından yakalanır ve diğer kızlara yapıldığı gibi önce uyuşturucu batağına sürüklenir, ardından da özel müşterilere sunularak daha sonra pavyona oradan da genelevine satılır.

Gaziantep’te Ali adında Halı fabrikası olan, ancak karısı Gönül’le bir türlü mutluluğu yakalayamamış, sürekli eşiyle kavgalı durumları olan bir iş adamı vardır. Ali güzel temiz yüzlü, bakımlı ve içinden geldiği gibi davranan, açık sözlü, kişilikli bir beydir. Gönül ise; çocuğu olmayan, son derece anlayışsız ve kıskanç bir bayandır.

Ali bir gece barda içerken, şebeke elemanlarından olan Güngör adındaki bir bey’in yanına gelmesi ile tanışır. Güngör Ali ile sıkı ilişkiler kurmaya, özellikle arayı iyi tutmaya çalışır. Birkaç görüşmeden sonra Güngör Ali’nin yaşamı ile birçok şeyi öğrenmiştir. Yine bir gece barda içerken, Ali Güngör’e “hayatta hiç mutlu olamadığını, ailesinin isteği üzerine yaptığı bu evlilikten pişman olduğunu ve zenginliğin sevgi getirmediği söyler.” Güngör’de Ali’ye, eğer isterse onu çok mutlu edecek el değmemiş, bakire bir kız bulabileceğini, bunun biraz ona pahalıya mal olacağını, ancak ne zaman isterse onu görebileceğini söyler. Ali alkolünde etkisi ile hiç düşünmeden bu teklifi hemen kabul eder. Güngör şebeke ile bir telefon görüşmesi yapıp, Feride için özel bir müşteri olduğunu söyler. Ali ile Güngör şebekenin icraatını yaptığı bu lüks eve giderler. Ali burada parayı öder ve bir refakatçi ile birlikte, Feride’nin kaldığı odaya gönderilir.

Ali ilk görüşte Feride’yi beğenmiş ona aşık olmuştur. Feride ağlayarak Ali’ye yalvarır. “Beni zorla kaçırdılar, ne olur beni buradan kurtar. Sen merhametli birine benziyorsun, lütfen bana yardım et.”
Ali Feride’nin bu yalvarışlarına ve gözyaşlarına dayanamaz ve ona el sürmez. Onunla oturup sohbet eder, aşık olduğu bu kızı tanımaya çalışır. Zaman dolup ta gitme vakti geldiğinde, şebeke elemanlarına;
“Bu kız sadece bana çıkacak, kimseye göndermeyeceksiniz, parası neyse öderim” der.
Böylece Ali ile Feride’nin görüşmeleri sık sık devam eder. Feride zamanla Ali’yi sevmiştir. Ancak zenginliğin ve ihtişamlı bir hayatın içinden gelen Ali, yuvasında bulamadığı mutluluğu Feride de bulmuştur. Onun yanında olmak bile Ali’ ye huzur ve mutluluk vermektedir.

Gavur dağı’nın eteğinde yer alan il ve ilçelerden kaçırılan bu kızların aileleri, Emniyet müdürlüğüne yapmış oldukları kayıp müracaatı üzerine, İl ve İlçe Emniyet müdürlükleri harekete geçip operasyona başlamıştır. Ulusal ve yerel basında kaçırılan kızlar ile ilgili olarak boy boy haberler yayımlanmakta, basında olayın peşini bırakmamaktadır.

Emniyet teşkilatının eş zamanlı yapmış olduğu operasyonlardaki başarılı çalışmalarının ve girilen silahlı çatışmaların ardından bu büyük şebeke çökertilmiştir. Bu şebekeye bağlı olarak uyuşturucu mafyası, kara para aklamada kullanılan şirkette nasibini almıştır.

Gavurdağı’nın bu güzel ve masum kızı Feride ise, yaşadığı bunca olayın üzerinden, el değmeden kurtarıldığı için kendini şanslı sayıyordu. Ancak bu vesile ile tanıştığı Ali ile gerçek aşkı yakaladığı için de son derece mutluydu.

Feride’nin babası ile erkek kardeşi Ömer, İstanbul’da Feride’yi bulabilmek ve namuslarını temizlemek adına birçok badireler atlatmışlardır. Sonunda Feride’yi bulup alınlarındaki bu kara lekeyi temizleme günü gelmiştir. Ömer titreyen eli ile silahını Feride’ye çevirip seslenir.
“ Abla”
Feride heyecanla dönüp arkasına baktığında nefret dolu bakışlar içindeki babasını ve eline silah almış kardeşini görür.
Ömer kaşlarını çatarak;
“Namusumuzu iki paralık ettin, seni öldüreceğim.”
Feride şefkat ve özlem dolu bakışlarla kardeşi Ömer’e uzun uzun bakar;
“O güzel eline silah değil, kalem yakışır kardeşim. Ben namusumuzu yerlere atmadım, ama senin için rahat edecekse, mutlu olacaksan, anne yarısı bildiğin bu ablana inanmıyorsan bas tetiğe Ömer’im.”
Ömer ablasına kıyamaz ve gökyüzüne kaldırdığı silahıyla bir el havaya ateş eder. Havada yankılanan bir kurşun sesi ile sanki yer yerinden oynamıştır. Çünkü ablasına ölümü yakıştıramamıştır Ömer. Gözyaşları içinde ablasına koşarak;
“Canını ben vermedim ki ben alayım ablam. Yaşamak, mutlu olmak seninde hakkın. İşte şimdi Gavur dağı güzel görsün. Feride ablamın düğününü görsün. Mutlu bir gün görsün” der.



23.09.2007 / ANKARA

Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU



13.12.2007 Saat: 13:14

- Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




    Sairin () diger siirleri:

  1. yalvarmadım mı?
  2. Baba İle Oğul'un Kaderi
  3. Zamansız
  4. Çok Güzel Gülüyorsun
  5. Çocuk
  6. Çocuğun Hakkı
  7. Çoban Kavalı
  8. Mısra-i Berceste (4) Cevap Ver
  9. Mısra-i Berceste (3) Bir Bakış
  10. Mısra-i Berceste (2) Bir Çıkmazdayım
  11. Bu Şehir
  12. Bolu Dağları
  13. Bizim Buralarda
  14. Bir Umuttun Yüreğimde
  15. Bir Şehrin Günlüğünden
  16. Bir Sen Varsın Gözümde
  17. Bir Ölüm Tanıdım
  18. Bir Kuş Uçursam Göklere
  19. Bir Kelepçeydi Sevdan
  20. Bir Kavgadır Sevdam
  21. Bir Gün Mutlaka
  22. Bir Şiir Ölüyor
  23. Bir Bahar Yaşıyorum
  24. Bir Kadın
  25. Beni Hatırla
  26. Ben Ozanım
  27. Ben miydim Ayrılalım Diyen
  28. Belki Gelirsin
  29. Bekleyiş
  30. Batan Güneşin Ardından
  31. Barış İstiyorum Tuna
  32. Balıkçının Ardından
  33. Bahar Tomurcuğum
  34. Babamı Öldürdüm Hiç Kan Çıkmadı
  35. Mısra-i Berceste (1) Aşk
  36. Aynalar ve Yıllar
  37. Aşkın Rengi Kırmızı
  38. Arzular
  39. Arkadaşa Serzeniş 2
  40. Arkadaşa Serzeniş 1
  41. Arkadaş
  42. Antalya'da
  43. Ankara'ya Kar Yağıyordu
  44. Anılarımda Sen
  45. Ana
  46. Ağlayan Yıldızlar
  47. Anılar Yetmez Bana
  48. Ağlamak
  49. Ağaran Saçlarım
  50. Affetmeyeceğim Seni
  51. Affet Beni Allah'ım
  52. Af Çıkmış
  53. Türkoğlu Türkleriz Biz
  54. Sevdalar
  55. Hoşçakal Can Azerbaycan
  56. Gökyurt'um Kerkük'üm
  57. Şehit Mehmetçik
  58. Filistin gözlerimde ağlıyor
  59. Yeşil gözlerinde kaybolan dünya
  60. zorla aşk olmuyor”
  61. Yaşamak
  62. zamansız
  63. Başlık Parası
  64. Ben Geldim Anne
  65. Yürekler dolusu sevgiler
  66. yürek işi
  67. yüreğimdeki çocuk
  68. Yüreğim hala seni seviyor
  69. Mısra-i Azade
  70. Yunus'a
  71. Yazmak istiyorum
  72. Yaşamak
  73. Yaşama Dair
  74. Vurgunum sevdana
  75. virane
  76. Ve yine O'na
  77. vazgeçmem Bosna’dan
  78. Üşümüş kar taneleri gönderiyorum sana
  79. Ülkemin Yol arkadaşı
  80. uzaklar
  81. Utanmaz geceler
  82. unuttuk insanlığı
  83. Boz Eşşeğin Rüyası
  84. unut beni
  85. Umutlar
  86. Mısra-i Azade 3
  87. Türkiyem
  88. Gavurdağı
  89. Türk kahvesinin tadı
  90. Tutku
  91. Mısra-i Azade
  92. şiirsel
  93. Şiir üzerine
  94. Şiir
  95. Sevgiler Günışığında
  96. Sevgi ve Aritmetik
  97. Sevgiliye Mektup 1
  98. Sevgiliye Mektup 2
  99. Sevgiliye Mektup 3
  100. Aşk
  101. Bir Ölüm Tanıdım
  102. Bir Umuttun Yüreğimde
  103. Bizim Buralarda
  104. Hüzün çiçekleri
  105. Gerçek Sevgi
  106. Emine Sevinç Öksüzoğlu'ndan Seçme Şiirler
  107. soykırım
  108. son kararını ver
  109. Sevmesini bil
  110. “Sevdam seni bırakmasın”
  111. seni son kez yaşamak
  112. sen varsın dilimde
  113. Sen ve ben
  114. Sana Dair
  115. Rüya
  116. Rumeli Ezanları
  117. özgürlük türküsü
  118. Özgürlük
  119. Bu Şehir
  120. Güneş Yüzlü Çocuklar
  121. İncir Ağacı
  122. Kambur Fatma
  123. Kıbrıs Barış Harekatından Asker Mehmet'in Öyküsü
  124. Mine'nin Mutluluk Oyunu
  125. Mor Koyun
  126. Türk Subayı İle Ermeni Kızın Aşk Öyküsü
  127. Türkiye'nin Başbakanından
  128. Yeşil Gözlerinde Kaybolan Dünya
  129. Zeliş
  130. Af Çıkmış
  131. Affetmeyeceğim Seni
  132. Ağaran Saçlarım
  133. Ağlamak
  134. Ağlayan Yıldızlar
  135. Anılar Yetmez Bana
  136. Ankara'ya Kar Yağıyordu
  137. Arkadaş
  138. Aşkın Rengi Kırmızı
  139. Babamı Öldürdüm Hiç Kan Çıkmadı
  140. Bahar Tomurcuğum
  141. Balıkçının Ardından
  142. Barış İstiyorum Tuna
  143. Mutluluk oyunu
  144. Özgürlük…
  145. Belki Gelirsin
  146. Ben miydim yrılalım Diyen
  147. Bir Kadın
  148. Bir Şiir Ölüyor
  149. Bir Kavgadır Sevdam
  150. Bir Kelepçeydi Sevdan
  151. Bir Kuş Uçursam Göklere
  152. Şehit Mehmetçik
  153. Gökyurt'um Kerkük'üm
  154. Hoşçakal Can Azerbaycan
  155. Sevdalar
  156. Türkoğlu Türkleriz Biz
  157. Çoban Kavalı
  158. Çocuk
  159. Çok Güzel Gülüyorsun
  160. Deli
  161. Düşler Sokağı
  162. Düşsel Fantaziler
  163. Düşün
  164. Düşüncelerimde Sen
  165. Elveda Şehr-i Gaziantep
  166. Erkeğim
  167. Eyy Ölüm
  168. Gel Bana
  169. Gülünce Güneşler Açan
  170. Gündönümü
  171. Gözlerin
  172. Her Şey Aynı Aslında
  173. Hoşgeldin Bebeğim
  174. İhanet
  175. İkibinlere Doğru
  176. İkiye Bölünen Gece
  177. İnsanca Yaşa
  178. İstanbul'a Veda
  179. Kolay mı?
  180. Kosova Kan Ağlıyor
  181. Kovala Sevdanı
  182. Kozmik Rüzgârların Anısı
  183. Küçüğüm
  184. Korkma yaşamaktan
  185. Nasıldır Bilir Misin?
  186. Ne Anlamı Var
  187. Ne Olur!
  188. Ne Zaman Geleceksin?
  189. Nedense
  190. Olmuyor Sensiz Bu Can
  191. On Dokuz Otuz Vapuru
  192. Otuz Yedi Şubat
  193. Ölüm Ekmek Peşinde
  194. Ölüm Sana Şiir Yazdım
  195. Ölümün Soğuk Yüzü
  196. Öyle Olmalı Ki
 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
İstanbul Süsler Rüyalarımızı..


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.68 sec.