Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-07-24 21:28:24 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » şiirleri » 'Türk Subayı İle Ermeni Kızın Aşk Öyküsü' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


Ambrose Bierce derki:

Insanin kendi vatani için yalan söylemesi bir vatanseverlik sanatidir. Buna diplomasi denilir.


Buraya Reklam vermek istermisiniz?

Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild sairler olur.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild katmvn0se8.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


Türk Subayı İle Ermeni Kızın Aşk Öyküsü

TÜRK SUBAYI İLE ERMENİ KIZIN AŞK ÖYKÜSÜ

Hüseyin ana doluda yetişmiş, orta halli bir ailenin oğludur. Tek isteği Türk ordusuna mensup bir asker olabilmektir. Bu uğurda çalışır çabalar, anne ve anne yarısı sayılan ablası Melahat’tan büyük destek görür. Ancak baba İsmet’ten bu konuda destek göremez. Hüseyin çalışmalarının sonucunda Kuleli askeri lisesini kazanır. Baba İsmet, Hüseyin’in askeri lisede okumasını istemediği için, büyük bir hışımla karşı çıkmaktadır. Hüseyin tüm bu karşı çıkmalara rağmen, anadoludan Kuleli askeri lisesine kayıt yaptırmak için, İstanbul’a gider.

Hüseyin nihayet çok istediği Kuleli askeri lisesine kaydını yaptırmıştır. Bu mutluluğunu, yanında kaldığı teyzesi Muammer hanımla paylaşmaktadır. Okullar henüz öğrenime başlamamıştır. Muammer hanım Taksim’deki Elmadağ semtinde bulunan, Akkarga sokağında oturmaktadır. Oturduğu bu sokakta ise, sadece iki Türk ailesi yaşamakta ve aynı sokakta Elmadağ polis karakoluda yer almaktadır. Hüseyin’le teyzesi Muammer hanımın yaşadığı evin tam karşısında, Anuşka isimli bir ermeni kızı ve ailesi oturmaktadır. Anuşka, bir Fransız Okulu olan, Notre Dame de Sion’da okumaktadır. Anuşka hemen hemen her gün, sokakta arkadaşlarıyla oyunlar oynayan küçük bir kız çocuğudur adeta. Ancak yaşına göre davranan, yeri geldiğinde küçük bir kız çocuğu olan, yeri geldiğinde ise genç bir kız olan Anuşka, Hüseyin’i o sokakta gördükten sonra, bir daha hiç sokağa çıkıp oyunlar oynamaz ve Hüseyin’e karşı genç kız edaları takınır.

Anuşka ile Hüseyin’in oturdukları evler karşılıklı olduğundan, her fırsatta camdan cama görüşüp, konuşuyorlardı. Hüseyin penceresini açıp, Anuşka’yı bekler, onu pencerede göremediği zamanlarda ise, ıslıkla Kuvay-ı Milliye Marşını çalarak, onu pencereye çağırırdı. Bu onların aralarında belirledikleri bir haberleşme yöntemi idi. Karşılıklı olarak izin verilmediği sürece, pencereden geri çekilmek yoktu. Ne Hüseyin, nede Anuşka asla bir başkasına bakamazlardı. Çünkü aşkları kendilerine göre, öyle büyük ve öyle kutsaldı ki, yeryüzünde böyle bir aşk yaşanmamıştı. Öyle ki yaşadıkları bu aşka bir isim bile takmışlardı. “Türk Subayı ile ermeni kızın aşk öyküsü.”

Anuşka’nın annesi Bayan Lusi, Hüseyin’in askeri okulda giydiği gömleklerin kolasını yapardı ve Hüseyin’in teyzesi Muammer hanımın yakın arkadaşı idi. Bu güzel dostluk, arkadaşlık ve komşuluk ilişkileri tam üç yıl devam etti. Bu üç yıl içerisinde Anuşka ile Hüseyin, birlikte sinemaya gidip filmler izlediler. El ele, göz göze gezdiler. Birlikte tatile çıkıp, denize girdiler. Hüseyin bir gün Anuşka ile İstanbul’da gezerken, gözleri bir kıza takılır ve bu kıza bakar. Bunu fark eden Anuşka’da nispet yaparak, oradan geçmekte olan genç bir delikanlıya dikkatlice bakar. Hüseyin bunu fark eder ve çok üzülür. Hüseyin bu olay üzerine penceresini açıp, Anuşka’nın penceresine bakamaz olur. Anuşka penceresinden ne kadar Hüseyin’le konuşmak istese de, Hüseyin konuşmak istemez ve camı büyük bir hışımla Anuşka’nın yüzüne kapatır.

Anuşka bir gün Hüseyin’e “beni affet, hatamı biliyorum” yazılı bir not gönderir. Hüseyin’de ona cevaben “hatanı biliyorsan, mesele yok” yazılı not gönderir. Hüseyin’in gönderdiği bu notu, Anuşka cebine koymuştur ve evde de bu notu cebinden düşürmüştür. Anuşka’nın annesi Bayan Lusi, notu okuyunca Hüseyin’in el yazısından tanımış ve Anuşka’yı sıkıştırıp durumu öğrenmiştir.

Bu arada Hüseyin, İstanbul Kuleli Askeri Lisesinden mezun olmuş ve Kara Harp okulunda okumak için Ankara’ya gitmesi gerekiyormuş. Bayan Lusi, Anuşka ile Hüseyin’in görüşmemesi için, Anuşka’yı doktor olan dedesi Martin Azuryan’ın yanına, gizlice götürmek için hazırlıklar yapmaktadır. Anuşka bu durumu bir şekilde Hüseyin’e bildirip, ondan ayrılmak istemediğini ve olanlardan dolayı çok üzgün olduğunu dile getirmiştir. Hüseyin çok sevdiği Anuşka’yı bir daha hiç görememe duygusuna kapılmış ve yüreğinde bir şeylerin hala var olduğunu hissetmiştir. Bu vesile ile ondan ayrılmanın ne kadar zor olacağını düşünmüş, düşündükçe ona bir adım daha yakın olduğunu ve onu ne kadar çok sevdiğini, onsuz olamayacağını anlamıştır.

Hüseyin ertesi gün, ilk iş olarak PTT rehberinden, doktor olan Martin Azuryan’ın telefon ve adres bilgilerine ulaşmıştır. Büyükada’da bulunan bu yere, hiç vakit kaybetmeden kalkıp gitmiş ve ailelerden gizli, tam onbeş gün sürekli olarak Hüseyin ile Anuşka buluşup görüşmüşlerdir. Birlikte denize girip, gezip dolaşırlar, pastaneye ve sinemaya giderler. On beş gün su gibi gelip geçer iki âşık için. Hüseyin’in Ankara’ya Kara Harp okuluna gitme vakti gelmiştir. Hüzünlü bir veda yaşanır aralarında. İkiside ıslak gözlerle ayrılmak zorunda kalır birbirinden. Hüseyin subay çıkana kadar, sürekli olarak mektuplar gelir gider aralarında. Bu mektuplarda özlem, hasret, bitmeyen sevgi ve gün geçtikçe çoğalan bir aşk vardır satırlarda.

Hüseyin Ankara Kara Harp okulunu başarı ile tamamlamıştır. Subay çıkmanın haklı gururunu yaşamaktadır kendince. Subay çıktıktan sonra meslek okulu olarak, Tuzla’da ki Piyade okuluna gider ve burada bir yıl süre ile okuması gerekmektedir. Tuzla Hüseyin’e son derece iyi gelmiştir. Bir gün çarşı iznine çıktığında, sevgisini yüreğinde yaşadığı Anuşka ile tesadüfen karşılaşırlar. Bu karşılaşmadan sonra, yine gizli gizli görüşmeler ve buluşmalar devam eder. Anuşka anılarını bir anı defterine not etmektedir. “Türk Subayı ile ermeni kızın aşk öyküsü” bu anı defterinin tüm satırlarını işgal etmiştir. Bayan Lusi, Anuşka’nın odasında tesadüfen bu anı defterini görür ve “Türk Subayı ile ermeni kızın aşk öyküsü” nü okur. Bayan Lusi her şeyi öğrenmiştir. Yıllar önce bitti sandığı bu aşkın, aslında hiç bitmediğini ve zaman geçtikçe daha da büyüdüğünü öğrenir. Öğrenir ve çok üzülür. Yıllar önce kendisinin de yaşadığı böylesi bir imkânsız aşkın, yıllar sonra kızının da yaşaması onu derinden yaralar. Kendisinin çektiği acıları, kızının yaşamasını hiç istememiştir oysaki. Fakat bunu kızına anlatamamış, açıklayamamıştır.

Bayan Lusi, Hüseyin’in teyzesi olan Muammer hanımla konuşmak için telaş içinde yanına gider. Hüseyin’de buradadır. Bayan Lusi telaşını gizleyemez ve Hüseyin’e şöyle der:
“Ben sizin aşkınıza saygılıyım oğlum, çünkü zamanında bende bir Türk gencini sevdim ve hala da seviyorum. Ama biz Ermeni cemaatinde bilinen bir aileyiz ve sen de Türk Ordusunun mensubu olduğun için evlenmeniz mümkün değil. Ne olur Anuşka’yı bir daha görme. O seni görmek istese de, sen yolunu değiştir. Senden rica ediyorum oğlum, beni kırma.”
Hüseyin, Bayan Lusi’nin bu sözleri üzerine ona söz verir ve bir daha Anuşka ile görüşmez. Onunla geçirdiği günler, hatıralarında tatlı bir anı olarak kalmak üzere, ona olan sevgisini yüreğinin en derinlerine gömer.

Hüseyin’in ilk görev yeri Babaeski’ye çıkmıştır. Burada ilk aldığı maaşı ile, onun askeri lisede okumasını istemeyen ve ona hiç destek olmayan babası İsmet beye bir pardösü almak olmuştur. Hüseyin onbeş günde bir İstanbul’a teyzesi Muammer hanımın yanına gelmekte, fakat Bayan Lusi’ye söz verdiği için, Anuşka ile hiç görüşmemektedir. Hüseyin Yüzbaşı olana kadar Babaeski’de çalışmış ve Yüzbaşı olunca görev yeri İstanbul’a çıkmıştır. Mütevazı bir ev hanımı ile evlenmiş, yuvasını kurmuş ve bir kızı olmuştur.

İstanbul’da bir gün, Bayan Lusi ile Hüseyin tesadüfen karşılaşırlar. Bayan Lusi, Anuşka’nın düğün davetiyesini Hüseyin’e vererek, düğüne davet eder. Hüseyin bu davet için teşekkür eder. Her ne kadar gitmek istemese de, yılların hatırı ve onca yaşanmış güzelliklerin hatırına bu davete gitmeye karar verir. Hüseyin Yüzbaşı üniformasını giyip, eşi ve kızını da yanına alarak düğüne gider. Burada Anuşka’ya mutluluklar diler ancak ikisinin de gözü birbirine değmiştir. Bir müddet sonra, bir daha yüzünü hiç göremeyeceği Anuşka’nın düğün töreninden ayrılır.

Geçmişte yaşanmış olan “Türk Subayı ile ermeni kızın aşk öyküsü” Hüseyin ile Anuşka’nın yüreğinde en güzel anı olarak yerini almış ve ileride torunlarına anlatacakları güzel bir masaldan öteye gidemeyecektir.



20.09.2007 / ANKARA

Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU





14.12.2007 Saat: 13:16

- Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




    Sairin () diger siirleri:

  1. yalvarmadım mı?
  2. Baba İle Oğul'un Kaderi
  3. Zamansız
  4. Çok Güzel Gülüyorsun
  5. Çocuk
  6. Çocuğun Hakkı
  7. Çoban Kavalı
  8. Mısra-i Berceste (4) Cevap Ver
  9. Mısra-i Berceste (3) Bir Bakış
  10. Mısra-i Berceste (2) Bir Çıkmazdayım
  11. Bu Şehir
  12. Bolu Dağları
  13. Bizim Buralarda
  14. Bir Umuttun Yüreğimde
  15. Bir Şehrin Günlüğünden
  16. Bir Sen Varsın Gözümde
  17. Bir Ölüm Tanıdım
  18. Bir Kuş Uçursam Göklere
  19. Bir Kelepçeydi Sevdan
  20. Bir Kavgadır Sevdam
  21. Bir Gün Mutlaka
  22. Bir Şiir Ölüyor
  23. Bir Bahar Yaşıyorum
  24. Bir Kadın
  25. Beni Hatırla
  26. Ben Ozanım
  27. Ben miydim Ayrılalım Diyen
  28. Belki Gelirsin
  29. Bekleyiş
  30. Batan Güneşin Ardından
  31. Barış İstiyorum Tuna
  32. Balıkçının Ardından
  33. Bahar Tomurcuğum
  34. Babamı Öldürdüm Hiç Kan Çıkmadı
  35. Mısra-i Berceste (1) Aşk
  36. Aynalar ve Yıllar
  37. Aşkın Rengi Kırmızı
  38. Arzular
  39. Arkadaşa Serzeniş 2
  40. Arkadaşa Serzeniş 1
  41. Arkadaş
  42. Antalya'da
  43. Ankara'ya Kar Yağıyordu
  44. Anılarımda Sen
  45. Ana
  46. Ağlayan Yıldızlar
  47. Anılar Yetmez Bana
  48. Ağlamak
  49. Ağaran Saçlarım
  50. Affetmeyeceğim Seni
  51. Affet Beni Allah'ım
  52. Af Çıkmış
  53. Türkoğlu Türkleriz Biz
  54. Sevdalar
  55. Hoşçakal Can Azerbaycan
  56. Gökyurt'um Kerkük'üm
  57. Şehit Mehmetçik
  58. Filistin gözlerimde ağlıyor
  59. Yeşil gözlerinde kaybolan dünya
  60. zorla aşk olmuyor”
  61. Yaşamak
  62. zamansız
  63. Başlık Parası
  64. Ben Geldim Anne
  65. Yürekler dolusu sevgiler
  66. yürek işi
  67. yüreğimdeki çocuk
  68. Yüreğim hala seni seviyor
  69. Mısra-i Azade
  70. Yunus'a
  71. Yazmak istiyorum
  72. Yaşamak
  73. Yaşama Dair
  74. Vurgunum sevdana
  75. virane
  76. Ve yine O'na
  77. vazgeçmem Bosna’dan
  78. Üşümüş kar taneleri gönderiyorum sana
  79. Ülkemin Yol arkadaşı
  80. uzaklar
  81. Utanmaz geceler
  82. unuttuk insanlığı
  83. Boz Eşşeğin Rüyası
  84. unut beni
  85. Umutlar
  86. Mısra-i Azade 3
  87. Türkiyem
  88. Gavurdağı
  89. Türk kahvesinin tadı
  90. Tutku
  91. Mısra-i Azade
  92. şiirsel
  93. Şiir üzerine
  94. Şiir
  95. Sevgiler Günışığında
  96. Sevgi ve Aritmetik
  97. Sevgiliye Mektup 1
  98. Sevgiliye Mektup 2
  99. Sevgiliye Mektup 3
  100. Aşk
  101. Bir Ölüm Tanıdım
  102. Bir Umuttun Yüreğimde
  103. Bizim Buralarda
  104. Hüzün çiçekleri
  105. Gerçek Sevgi
  106. Emine Sevinç Öksüzoğlu'ndan Seçme Şiirler
  107. soykırım
  108. son kararını ver
  109. Sevmesini bil
  110. “Sevdam seni bırakmasın”
  111. seni son kez yaşamak
  112. sen varsın dilimde
  113. Sen ve ben
  114. Sana Dair
  115. Rüya
  116. Rumeli Ezanları
  117. özgürlük türküsü
  118. Özgürlük
  119. Bu Şehir
  120. Güneş Yüzlü Çocuklar
  121. İncir Ağacı
  122. Kambur Fatma
  123. Kıbrıs Barış Harekatından Asker Mehmet'in Öyküsü
  124. Mine'nin Mutluluk Oyunu
  125. Mor Koyun
  126. Türk Subayı İle Ermeni Kızın Aşk Öyküsü
  127. Türkiye'nin Başbakanından
  128. Yeşil Gözlerinde Kaybolan Dünya
  129. Zeliş
  130. Af Çıkmış
  131. Affetmeyeceğim Seni
  132. Ağaran Saçlarım
  133. Ağlamak
  134. Ağlayan Yıldızlar
  135. Anılar Yetmez Bana
  136. Ankara'ya Kar Yağıyordu
  137. Arkadaş
  138. Aşkın Rengi Kırmızı
  139. Babamı Öldürdüm Hiç Kan Çıkmadı
  140. Bahar Tomurcuğum
  141. Balıkçının Ardından
  142. Barış İstiyorum Tuna
  143. Mutluluk oyunu
  144. Özgürlük…
  145. Belki Gelirsin
  146. Ben miydim yrılalım Diyen
  147. Bir Kadın
  148. Bir Şiir Ölüyor
  149. Bir Kavgadır Sevdam
  150. Bir Kelepçeydi Sevdan
  151. Bir Kuş Uçursam Göklere
  152. Şehit Mehmetçik
  153. Gökyurt'um Kerkük'üm
  154. Hoşçakal Can Azerbaycan
  155. Sevdalar
  156. Türkoğlu Türkleriz Biz
  157. Çoban Kavalı
  158. Çocuk
  159. Çok Güzel Gülüyorsun
  160. Deli
  161. Düşler Sokağı
  162. Düşsel Fantaziler
  163. Düşün
  164. Düşüncelerimde Sen
  165. Elveda Şehr-i Gaziantep
  166. Erkeğim
  167. Eyy Ölüm
  168. Gel Bana
  169. Gülünce Güneşler Açan
  170. Gündönümü
  171. Gözlerin
  172. Her Şey Aynı Aslında
  173. Hoşgeldin Bebeğim
  174. İhanet
  175. İkibinlere Doğru
  176. İkiye Bölünen Gece
  177. İnsanca Yaşa
  178. İstanbul'a Veda
  179. Kolay mı?
  180. Kosova Kan Ağlıyor
  181. Kovala Sevdanı
  182. Kozmik Rüzgârların Anısı
  183. Küçüğüm
  184. Korkma yaşamaktan
  185. Nasıldır Bilir Misin?
  186. Ne Anlamı Var
  187. Ne Olur!
  188. Ne Zaman Geleceksin?
  189. Nedense
  190. Olmuyor Sensiz Bu Can
  191. On Dokuz Otuz Vapuru
  192. Otuz Yedi Şubat
  193. Ölüm Ekmek Peşinde
  194. Ölüm Sana Şiir Yazdım
  195. Ölümün Soğuk Yüzü
  196. Öyle Olmalı Ki
 
· Aşk şiirleri



En son eklenen Aşk şiiri
(-Yitmişim!!-)


Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.89 sec.