Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-07-09 18:19:44 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Murat Aydın Doma şiirleri » 'Düşlerimde İstanbul' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


Bir düsünür derki:

Iyi dostluklar, hesapsız kurulur.


Buraya Reklam vermek istermisiniz?

Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild soluk soluga.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild orman ve aksam karanligi.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


Düşlerimde İstanbul

üç İstanbul

1.
kapatıp gözlerimi bir güzel dinlemeliydim seni
gürültüsüz-patırtısız-rengârenk masum bedenini

Küçüksu’da gömülürdün yakamozlara
büyülü bakışlarında yanardı bıçkın bir delikanlı
Heybeli’de dalardın mehtaba
öylesine süzülürdün ki enginlerine
gök mavi bulutlar dönelerdi başında
her biri ezelinden sana sevdalı

beyaz mendillerin ardı ardına düşerdi cumbalı pencerelerinden
kâtiplerin setresi savururdu baştan ayağa Üsküdar’ı
Cevizağacı’nda buselikti makamın
Fıstıkağacı’nda fıstık gibiydin
çamlı tepelerinde çoban armağanı

Kısıklı’da ateşlere düşerdi vurgun yüreğim
yalnızlığımın kollarına dayardım mecnun başımı
Ümran kasabanda sırılsıklam ıslanırdım
mazbut bir kız adımlardı dinginliğe uzanan caddelerini
her sabah gözbebeklerinde yeniden yeşile boyanırdım
dut ağacının gölgesindeydi bahçeli evleri
akşamları Sağırhan’dan yorgunluk taşırdı babası
ömür boyu yârim olmalıydı benim
ömür boyu çocuklarımın anası

demirden raylar ölümüne titrerdi oryantal bağrında
ayrılıkların biri gider bini gelirdi sana
Paris yakın düşerdi
Sofya uzaklarına
her odanda umutlarına tutunurdu taze gelin çiçekleri
en esrarengiz romanını sende yazardı
Agatha

kanto ritminde ısınırdı tuluat
Direklerarası’nda neşe
naftalin kokulu sahnelerinde hayat
Pişekâr garibanlığına sığınırdı köşesinde
ulu çınar yaprakları gibi süpürülürdü her tirat
şarkıların içinden kahkaha yüklü tramvayla geçerdi son kavuklu
hayal perdesine ansızın sende düşerdi
Hacivat

2.
yine bakışları sönük
ayakları suda Kızkulesi’nin
dalgalı eteklerinde oynaşır mağrur laternaların gölgesi
alaturka guruba göz kırpar
sanki çıra yalazında parıldayan bakir sinesi

erguvan yanığı ikindilerinde suskun taş plakların
boğazında düğümlenir iki asma gerdanlık
petrol ihanetinde boğulur hıçkıran dalgaların

külhanbeyi naralarını aradım ayazlı gecelerinde
bulamadım çıkmaz sokağında “Kanlı Nigar”ı
kanaviçe işlemeli perdelerine bir daha yansımadı
asırlık avizelerin kürdîlihicazkâr bakışlı alazı

3.
şimdi seninle bir düşte olmak vardı kör olmayası...

...Vefalı motorların endamla salınırken Galata’nda
çeyrek ekmek arası balık yemeliydim
burnumda kokun damağımda tadın kalmalıydı
derbeder saçlarımda oynaşan savruk dumanın
bardaktan boşanırcasına lodos bozgunu yağmurların
söndürmeliydi yangınlarımı

davetkâr gamzelerinden içip berduş şarabı
Dersaadet meyhanelerinde körkütük sarhoş olmalıydım
beni ezmeliydi buğulu gözlerin
varsın kıskansın karşı yakadan bütün Urumeli
Kanlıca yoğurdu alevli dudaklarında
ben sende erimeliydim

Fener’in aftosu-gecekonduların en delişmen dilberi
inadına terk etmeliydi sevdiğin çaylak
şirret kocan da evire çevire dövmeli
artık Karaköy’de düşkündü kaderin

ey! sen kerhanelerin en yosma sermayesi
utangaç ergenliğimin fantezilerini nakkaş gibi işlemeliydim
mutsuz gülücüklerindeki sahte mimiklerine
ve el sallamalıydım divane kulenden
çok ötelerden tulumbacı neferlerine
bir güzel yanmalıydı kız tarafı
oğlan tarafı da ölesiye meraklanmalı

bardaktan taşarken kaytan bıyıklı çayın demi
sıcacık-ince beline sımsıkı sarıp ellerimi
Pierre Loti’den bakmalıydım siluetine
kıpkızıl güneşe düşerken
muhteşem Süleymaniye

avare tepebaşı akşamlarımın birinde
girmeliydim dostlar dergâhından içeri
Genco usta’nın ellerinden
“Asiye nasıl kurtulur”du acaba
Irak… o kadar yakınımda ki
aah! keşke
“Şili’de av “ olsaydı son izlediğim dram

Taksim Sanat’a düşmeliydi miskin bir günüm
Nazlı Ana’nın hayalleri gülümserken tablolarında
tutup zamana direnen müşfik ellerini öpmeli
öpmeliydim

Sarıyer’e son kez uğurlamalıydım Serpil’i
ve o an orada… ölmeliydim…

22 Mart 2006

Murat Aydın Doma


17.12.2007 Saat: 15:08

Murat Aydın Doma - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




 
· Özlem şiirleri



En son eklenen Özlem şiiri
DÜŞÜNMEDEN SENİ DURAMIYORUM


Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.41 sec.