Haset gözlüğünü takınca göze,
Kavuşamadı gönül denen öze...
Boğuldu kaldı da bir damla suda
Engin denizlere ulaştım sandı...
Tele dokundu sâzendeyim dedi,
Güle dokundu pervâneyim dedi...
Tıkıldı kaldı da bir dar dehlize,
Kendini bağların bağ-bânı sandı...
Ne dikendi ne ot ve ne de yaprak,
Bilmedi hiç, sonu bir kara toprak...
Ehli beş kuruş değer biçmedi ya,
O kendin bahâdar şah-dâne sandı...
Var mı dedi, var mı benden iyisi,
Ben yok isem kim ne yapsın meclisi...
Melanette kemâl buldu da gâfil,
Yine de âleme rahmetim sandı...
Şerrinden Allah’a sığındı millet,
İllallah dedirtti herkese illet...
Kabûl etmedi hasta olduğunu,
Kendisini eşsiz tabîbân sandı...
Nefsine hüsn-ü zan etti yılmadı,
Bir defa kendine hesap sormadı...
Cehâlet bataklığına battı da,
Ukalâ! En büyük âlimim sandı...
Makâma, paraya doymadı gözü,
Uymadı bir sözüne öbür sözü...
Tevâzûdan bîhaber yaşadı hem,
Hem kendini cennetlik derviş sandı...
Neslihan Nur TÜRK 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|