Üç koyun, beş keçi, bir kuzu, iki oğlak,
Elleri koynunda, sekerce yayar koşarak;
Bir çalı dolanır eteklerine,
Kuşburnu,
Uğraşır, kurtulur, ilişir gözüne
İçinde çalılığın, bir serçe yavrusu
Dolanır, aylak aylak.
Kanar da elleri yakalar,
Bakınır, koklar, sever, okşar,
Yanında bir meşe ağacı;
Dalında kuş yuvası,
Sorti yaparca bir serçe kuşu,
Kurtulmalı yavrusu;
Çıkar zorlukla kor yuvaya,
Başlar Emine’m yine kendince oynamaya.
Karaçam yaprakları, pürlerden
Zincir yapar, takar boynuna,
Başındaki en güzel takısı,
Kır çiçeklerinden yaptığı tacı,
Çeker eteklerini azcık yukarı,
Döner bir sağa bir sola,
Görünür akça bacakları;
Girerdi koynuna hiç düşünmeden,
Varırdı, topal olmasaydı küçük ağaya.
Üç koyun, beş keçi, bir kuzu, iki oğlak,
Sevgi bulamamış, sevda yaşayacak,
Topal koşma oynar kendince,
Kıvırarak.
Ahmet İDRİSOĞLU Kastamonu ev 20.Ocak.2008 16.40
İdrisoglu48@hotmail.com
http://serenat-siirler.blogspot.com/
http://idrisoglu.blogspot.com/
Ahmet İDRİSOĞLU 21.01.2008 Saat: 13:16
|
|