Çöz beni,
Bütün o karmaşıklığın içinde,
Ne bir kitabın ne de bir fotoğrafın,
Yerini değiştirmeden çöz beni.
Dağınık ve havasız odamda nefesini tutarak ara,
Kötü kokular gelmesin burnuna,
Belki yorganımın altında,
Belki yastığımın başucunda,
Bulup çözebilir misin beni?
Çekmecelerimi karıştır istersen,
Ama bulduğun hiçbir şey hayrete düşürmesin seni.
Senden öncekilere yazdığım aşk şiirlerini,
Gözlerin dolarak oku.
Neden terk edildiğimi keşfet,
Hatamı anla,
Önce çöz beni,
Sonra sev.
Kirlenmiş olabilir halılar,
Süpürgeyle alınmıyor anılar,
Üzerlerine basmadan dolaş yavaşça,
Çöz beni.
Belki saçma sapan bir bulmaca,
Belki de anlamsız bir kovalamaca,
Ama tat almayı bilirse insan,
Güzeldir bütün meyvelerin tadı.
O yüzden önce çöz beni,
Sonra sev.
Karanlık bastırdığında sakın mumu yakma,
Gölgeler aklını çeler sonra,
Korkarsın kaçarsın her insan gibi,
Ama sen incelikli,
Sen özellikli davran.
Kalbimi kırmadan, elimi tutmadan,
Yanıma sokulmadan çöz beni önce.
Hesap sormadan, yalan atmadan,
Şeytana uymadan sev beni önce.
Sır dediğim öyle büyük değil,
Çözmek desen hiç hüner değil,
İstediğim arzularım,
Benim arzum beden değil.
Beynini değil kalbini kullan,
Hatta gerçeklerden saklan,
Yıldızları ört üstüne,
Tanrı’ya ve mucizelere inan.
Şimdi sevdinse beni,
Kırdınsa kilitlerimi,
Gözlerimin içine bakabiliyorsan hala,
Sus,
Konuşma,
İçinden geçirdiğin ‘evet’se şimdi,
Çözdün beni.
Anıl Alacaoğlu 01.02.2008 Saat: 15:03
|
|